Esas No
E. 2024/831
Karar No
K. 2024/1511
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.

HUKUK DAİRESİ 2024/831 Esas - 2024/1511 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/831
KARAR NO: 2024/1511

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/05/2024

NUMARASI : 2024/224 Esas 2024/353 Karar

DAVACI

DAVALI: HASIMSIZ
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 27/03/2024
KARAR TARİHİ: 19/12/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 19/12/2024

Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TALEP

Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; 2013 yılında bir davadan dolayı cezaevine girdiğini, cezaevinde olması nedeniyle 2013 tarihinde borçlarını ödeme kabiliyetini kaybettiğini, borçlu bulundukları şirketlerin alacaklarını tahsil etmek için firmasına defalarca haciz işlemleri yapıldığını, bütün demirbaşlarını ve ticari mallarının haciz edildiğini, bu işlemler sırasında ortaklar pay defteri ve karar defterinin kaybolduğundan taraflarına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının ortağı ve temsile yetkilisi olduğu ... Yemek Gıda San Tic Ltd Şti ticari defterlerinin kaybolduğundan bahisle zayi belgesi verilmesini talep ettiği, buna karşın davanın şirket tüzel kişiliği adına açılması gerekirken doğrudan şirket yetkilisi şahıs tarafından açılmış olduğu, davacı gerçek kişinin, temsilcisi olduğu şirketin ticari defter ve belgelerine ilişkin zayi belgesi talep etmekte aktif husumet ehliyeti bulunmadığı (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2017 tarihli 2015/15331 Esas 2017/2581 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2023/1270 Esas 2023/1373 Karar sayılı ilamı), yine davacının iptalini istediği belgelerin hangi yıllara ait olduğunu ayrıntılı, nitelik ve sayı olarak kesin süreye rağmen talebini de somutlaştırmadığı, bu haliyle dava konusu hakkın esası hakkında karar verilemeyeceği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde de belirttiği gibi davayı şirket adına yetkilisi ve ortağı sıfatı ile açtığını, zira tüzel kişiliklerde imza şahıs adına yapıldığından başkaca kim tarafından imzalanacağı husus taraflarınca anlaşılmadığını, dolayısıyla dosya kapsamında aktif husumet yokluğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, mahkeme şirket evrakları ile kayıtlarını ticaret sicilden isteyerek dosyaya kazındırması gerekirken hiçbir bilgi ve belge toplamadan davanın reddine karar verildiğini, tarafınca özen gösterilmesine rağmen evrakların kaybolduğunu, kanun koyucunun ve mahkemenin bu karar ile şirketi tasfiye etme hakkını elinden alındığını, mahkemeden talebinin zayi belgesi alarak şirket için noterden defter çıkarabilmek olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ticari defterler hakkında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir.

Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. Talep dilekçesinde şirket yetkilisi sıfatı ile işlemde bulunulduğu gözetildiğinde istemin şirket adına yapıldığının kabulü gerekir. Bu nedenle talebin husumetten reddi de hukuka uygun değildir. Bu nedenle işin esası da incelenmiştir.

Somut olayda, talep eden talep dilekçesinde, şirkete ait pay defterinin kaybedildiğini iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde de aynı iddiaları ileri sürmüştür. Talep eden vekilinin anılan isteminden anlaşılacağı üzere zayi belgesi verilmesi talep edilen defter, talep eden tacir tarafından elinde olmayan sebepler ile değil, defterin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle kaybedilmek suretiyle tacirin elinden çıkmıştır.

Hal böyle olunca, talep edenin zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait pay defterinin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü gerekeceği gözetilerek mahkemece TTK'nun 82/7. maddesindeki koşullarda zayi edildiğine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi gerekirken, davacının şirket yetkilisi ve ortağı sıfatıyla eldeki davayı açtığı, aktif husumeti bulunmasına rağmen aktif husumet yokluğu nedeniyle talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle, davacının aktif husumete yönelik istinaf itirazının kabulü ile, ilk derece mahkemesinin talebin reddine yönelik kararının gerekçe yönünden isabet görülmediğinden, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun aktif husumet yokluğundan red gerekçesi yönünden kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talebin reddine karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,

2.Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2024 tarih ve 2024/224 Esas 2024/353 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

B)1-Talebin REDDİNE,

2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.Talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-İstinafa başvuran talep eden tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde talep eden tarafa iadesine,

2.İstinafa başvuran talep eden tarafından yapılan istinaf giderinin talep eden üzerinde bırakılmasına,

3.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog