6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/13907 E. , 2024/13420 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemi 5271 sayılı Yasa'nın 299. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'ya Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs; Sanık ... Hakkında Katılan ...'na Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun' un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıkların müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarının yasal unsurlarının oluştuğu ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/2627 Esas, 2021/2993 Karar sayılı kararında sanıkların müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
II- Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs; Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Şikâyetçiler ...- ...'ye Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs; Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'ya Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs; Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde;
1.Sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; sanıklar ..., ... hakkında şikâyetçiler ...- ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...' e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçları bakımından;
Dosya kapsamına göre; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.3016 tarihli, 2016/32346 Soruşturma, 2016/10510 Esas ve 2016/723 iddianame ile sanıklar ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında şikâyetçiler ...-...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli, 2021/136 Esas ve 2021/282 Karar sayılı kararı ile, adı geçen sanıkların nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği, söz konusu hükümlere yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi sonucunda, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “İstinaf başvurularının esastan reddine”, sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ise, “Dosyada sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ...'a daha önce usulüne uygun şekilde iddianame tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, ilk defa duruşmada okunan iddianame ile savunma arasında en az bir haftalık süre bulunmasının gerektiği gibi, sanıklara duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının da hatırlatılmaması suretiyle CMK'nın 176/4 ve 190/1. maddelerine aykırı davranılması ve Sanık ... için tekerrüre esas alınan Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/626 esas 2011/232 Karar sayılı ilamına konu TCK'nın 184/1. maddesine uyan imar kirliliğine neden olma suçunun, hükümden sonra 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve güncel adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca ilamları olup olmadığı da araştırılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi lüzumu” gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi dikkat alındığında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçu eylemini birlikte gerçekleştirdikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılan sanıkların eylemlerine ilişkin delillerin bir bütün halinde tespiti ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek ayrı ayrı yargılamaya konu olacak şekilde sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında usul bozması yapılırken, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi,
2.Sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; sanıklar ..., ... hakkında şikâyetçiler ...- ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; sanık ... hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçları bakımından;
Anılan sanıkların üzerlerine atılı suçu ve olay yerinden elde edilen görüntüleri kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların değişik cephelerden çektirilecek teşhise elverişli boy fotoğrafları temin edilerek üzerlerine atılı suçlar bakımından mevcut kamera görüntülerindeki kişilerin sanıklar olup olmadığının, bilirkişi marifetiyle, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan, Polis veya Jandarma Kriminal Daire Başkanlığından alınacak rapor ile tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Sanık ... hakkında katılan ...'ya ve şikâyetçiler ...- ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçları bakımından;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'in hüküm tarihinden sonra 02.01.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin mahallinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafilerince temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.