Esas No
E. 2023/1555
Karar No
K. 2023/1555
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
T. C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1555 - 2025/27 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :05/05/2023

NUMARASI :2021/927 Esas - 2023/423 Karar

ASIL DAVA

DAVACI: TOYOTETSU OTOMOTİV PARÇALARI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı), Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/06/2019
BİRLEŞEN DAVA: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/284 Esas sayılı dosyası
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: TOYOTETSU OTOMOTİV PARÇALARI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/06/2019
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
KR. YAZIM TARİHİ: 27/01/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 18.06.2018 tarihli “Kantin Hizmeti Sözleşmesi” imzalandığını, söz konusu sözleşme ile davalının, davacıya ait ... adresinde bulunan fabrikasında iki ayrı noktada kantin işlettiğini, davalının fabrikada kantin işlettiği alanların davacı tarafından davalıya ücretsiz olarak tahsis edildiğini, davacının Gebze 3. Noterliğinden davalıya gönderdiği 15.05.2019 tarih ve 32965 sayılı fesih bildirimi ile bahsi geçen sözleşmeyi, sözleşmenin 9.2. maddesinde yazılı hüküm uyarınca 21.06.2019 Cuma günü saat 17:30 itibariyle feshettiğini bildirdiğini, söz konusu bildirimde ayrıca davalıya fabrikada bulunan mobo, yazar kasa ve diğer sabit kıymetler ile satışını yaptığı ürünleri fesih tarih ve saati itibariyle işyerinin dışına çıkarması ihtar edildiğini, davalı yukarıda belirtikleri bildirimlere rağmen fabrikada kantin işletmesi yaptığı alanları fesih tarih ve saati itibariyle boşaltmadığını, halen söz konusu alanlarda davalıya ait eşyalar ve ürünler bulunduğunu, kendisiyle yapılan görüşmelerde davalının eşya ve ürünlerini almayacağını beyan ettiğini belirtilerek; davalının haksız işgalinin önlenmesine, tespit edilecek eşya ve ürünlerin müvekkilinin işyerinden tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu itibarıyla İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sözleşmenin haksız feshine ilişkin taraflarınca açılmış olan İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1490 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı ile davacı arasında imzalanmış olan 18.06.2018 tarihli sözleşmenin eski tarihli bir sözleşme olduğunu, zira taraflar arasında 01.05.2019 tarihli yeni bir kira-hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sebeple davacının ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshetmesinin kanuni olarak herhangi bir hükmü bulunmadığını, davalının yeni sözleşmeye dayanarak kendine tahsis edilmiş kantin alanlarını kullanmakta olduğunu, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, davalının işbu davaya konu kantinde önceden çalışmakta olan sigortalı işçileriyle davacının kantin hizmet sözleşmesi yaparak müvekkile ait alanlarda yeni bir kantin işletmeye başlatmasından dolayı da açık bir şekilde anlaşılacağını, davalının konu kantin işletmesinde çalıştırdığı sigortalı iki elemanıyla (... ve ...) son bir yıl içerisinde kantin hesabında açık yaratmaları, toplamda davalının 32.000,00-TL ve dahası zarara uğratmaları sebebiyle iş ilişkisini sonlandırdığını, temel alınan 18.06.2018 tarihli kantin hizmet sözleşmesinin eski tarihli, geçersiz bir sözleşme olması, davalı şirketin yeni bir sözleşme yapılmamış gibi eski sözleşmeye göre fesih bildirimi göndermesi, üzerine eşyalarının haberleri olmadan asıl yerinden kaldırılmış olması, davalıyı zarara uğratmak amaçlı aleyhe işlemler yapılması hususları doğrultusunda açılan işbu davanın da tüm bu sebeplerle, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, bu talepleri yerinde görülmediği takdirde davanın esastan reddine, davanın bekletici mesele yapılmasına, davanın haksız olmasından dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Toyotetsu Otomotiv Parçaları ve Tic. Şti. ile davacı ... arasında 26/03/2006 tarihinde kantin işletmeciliği ve kira konulu karma bir sözleşme yapıldığını, 13 yıllık süre zarfında da aktif olarak söz konusu davacının kantin işletmesi, TOYOTETSU sınırları içerisinde iki farklı yerde faaliyet gösterdiğini, 2019 yılında yapılan sözleşmenin taraflar arası sürecek ilişkinin bir yıl daha devam edeceğine dair garanti vermediğini, bu sebeple tarafların 2018 yılındaki sözleşmenin henüz bir yılı dolmadan yenilenmesinin hayatın olağan akışında taraflar arasındaki ilişkinin en az bir yıl daha devam edeceğinin bir göstergesi olduğunu, sözleşmenin haksız nedenle feshinin iptali ve hükümsüzlüğünün tespiti ile eksi hale getirilmesine, aksi halde uğranılan menfi-müspet zararların tespit ve tazmini ile davanın kabulüne, yasal dayanaktan yoksun haksız feshin iptaline, bu sebeple anılan kira- hizmet sözleşmesinini ihtardan önceki eski haline getirilmesine ve bu süreçteki zarar ve masrafların tazminine, mahkeme aksi kanaatte ise fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere, davacının toplamda 25.000-TL olan menfi zararı için şimdilik 15.000-TL ve müspet zararı için şimdilik 10.000-TL'nin, 02/08/2019 tarihli ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte zararların, kaybın ve masrafların tespiti ve tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin ifa yerinin davalının adresi olan '...'nin yargı çevresinde olduğunu, bu nedenle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Gebze Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... ASIL DAVA YÖNÜNDEN;

1.Davanın KABULÜNE, davalının, davacıya ait fabrikada kantin olarak kullandığı iki ayrı yere ilişkin haksız el atmasının önlenmesine, ... BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2022/284 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;

1.Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı/birleşen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı/birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden; yerel mahkemenin 19.05.2019 tarihli ikinci sözleşmenin tarafı olarak ...'un imzasının bulunmadığı yönünden hatalı bir değerlendirme yapıldığını ve ikinci sözleşmenin geçerli olmadığı yönünde tespit yapıldığını, bu duruma itiraz ettiklerini, davalı/birleşen davacının 18.06.2018 tarihli feshettiği sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığını, asıl geçerli olan ve yürürlükte olan sözleşmenin 19.05.2019 tarihli ikinci kantin hizmet sözleşmesi olduğunu, 01.05.2019 tarihli sözleşmenin, davacı/birleşen davalı tarafın da beyanında belirttiği gibi 18.06.2018 sözleşmesiyle birkaç madde hükmü dışında aynı olduğunu, tarafların irade beyanlarında bir sakatlık bulunmadığı gibi davacı tarafın cevap dilekçesinde ''Bu sözleşme, davalı ile müvekkilim arasında geçerli olan 18.06.2018 tarihli sözleşme aslının bulunamaması nedeniyle aynı konuda ve aynı şartlarla yeni bir sözleşme imzalanmak amacıyla davalıya gönderilmiş, ancak sözleşme adı geçen şirket tarafından imzalanarak müvekkilime gönderilmiş, müvekkilim bu arada 18.06.2018 tarihli sözleşmeyi bulmuştur.'' ifadesiyle 01.05.2019 tarihli sözleşmenin yapıldığının açık şekilde ikrar edildiğini, sonuç olarak taraflar arasındaki irade beyanlarının uyuşması ve imza altına alınmasıyla sözleşme kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için bile 01.05.2019 tarihli kantin hizmet sözleşme'sinin geçersiz olduğu kabul edilse dahi, eski tarihli olan sözleşmenin fesih şeklinin hukuka aykırı olduğunu, zira her iki tarafın tacir olduğu ve ticari bir iş barındıran bir sözleşmenin nedensiz olarak feshi ticari hayat açısından kabul edilemeyeceğini, tarafların sözleşmeyi feshedebilmesi için öncelikle sözleşmenin feshini gerektirir haklı bir neden olması ve bunun usulüne uygun olarak öne sürülmüş olması gerektiğini ancak dosya arasında bulunan ve davacı tarafından keşide edilen Gebze 3. Noterliği'nin 15/05/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi incelendiği takdirde sözleşmenin tek taraflı olarak ve gerekçesiz feshedildiğinin açıkça görüleceğini, tüm bu açıklamalar ışığında; davacı/birleşen davalı taraf ile müvekkil arasında imzalanmış olan yeni sözleşmenin usulüne uygun olarak düzenlendiği, 01/05/2020 tarihine kadar tarafları bağladığı, bu nedenle tarafımızca yapılmış herhangi bir müdahalenin olmadığı, sözleşme geçersiz kabul edilse dahi eski sözleşmenin fesih şeklinin basiretli tacir ilkeleri ve ekonomik hayatın gerekleri ile bağdaşmayacağının açıkça anlaşıldığını, bu nedenle müdahalenin meni amacı ile ikame edilmiş olan davanın reddi gerektiğini, müvekkili ile eski personeli ... ve ...'nun iş akdi sonlandıktan sonra davacı/birleşen davalı şirketin, müvekkili kantin işinden çıkarıp müvekkilin iş ilişkisinin sonlandığı ... ile sözleşme yapılmasının, davacının açıkça kötüniyetli olduğunun ve müvekkilin zararına hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, birleşen dava yönünden; yerel mahkemenin 19.05.2019 tarihli ikinci sözleşmenin tarafı olarak ...'un imzasının bulunmadığı yönünden hatalı bir değerlendirme yapıldığını ve ikinci sözleşmenin geçerli olmadığı yönünde tespit yapıldığını, bu duruma itiraz ettiklerini, davalı/birleşen davacının 18.06.2018 tarihli feshettiği sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığını, asıl geçerli olan ve yürürlükte olan sözleşmenin 19.05.2019 tarihli ikinci kantin hizmet sözleşmesi olduğunu, 01.05.2019 tarihli sözleşmenin, davacı/birleşen davalı tarafın da beyanında belirttiği gibi 18.06.2018 sözleşmesiyle birkaç madde hükmü dışında aynı olduğunu, tarafların irade beyanlarında bir sakatlık bulunmadığı gibi davacı tarafın cevap dilekçesinde ''Bu sözleşme, davalı ile müvekkilim arasında geçerli olan 18.06.2018 tarihli sözleşme aslının bulunamaması nedeniyle aynı konuda ve aynı şartlarla yeni bir sözleşme imzalanmak amacıyla davalıya gönderilmiş, ancak sözleşme adı geçen şirket tarafından imzalanarak müvekkilime gönderilmiş, müvekkilim bu arada 18.06.2018 tarihli sözleşmeyi bulmuştur.'' ifadesiyle 01.05.2019 tarihli sözleşmenin yapıldığının açık şekilde ikrar edildiğini, sonuç olarak taraflar arasındaki irade beyanlarının uyuşması ve imza altına alınmasıyla sözleşme kurulduğunu, sözleşme kurulurken davacı/birleşen davalı tarafın, ... ile yeni bir sözleşme yaparak aralarındaki ilişkinin bir yıl daha sürdürme iradesini açıkladığını, yanlış kaşe basılmasının sözleşmenin akıbetini sekteye uğratacak, taraf farklılığına sebebiyet verecek ehemmiyette bir yanılgı olmadığını, şöyle ki; davacı tarafın, davalının Altun Çevre Endüstri Ve Otomotiv Hizm. Tic. ve San. Ltd. şirketinde yetkiliği olduğunu, sözleşmenin ... tarafından onaylanarak imza altına alındığını bildiğini, buna rağmen davacının, sözleşmenin başka bir şirket tarafından imza altına alındığını ve yanılma hükümlerine dayanarak sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu iddia ettiğini, kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere yanılan, yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri süremeyeceğinden, davacının yanılma hükümlerine başvurmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2023 tarih, 2021/927 Esas - 2023/423 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl dava; elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Birleşen dava; sözleşmenin haksız feshi nedeniyle menfi ve müspet zarar istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş karara karşı davalı/birleşen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; asıl davada davacı ile davalı arasında 18.06.2018 tarihli “Kantin Hizmeti Sözleşmesi” imzalandığını, söz konusu sözleşme ile davalının, müvekkili davacıya ait ... adresinde bulunan fabrikasında iki ayrı noktada kantin işlettiğini, davacının Gebze 3. Noterliğinden davalıya gönderdiği 15.05.2019 tarih ve ... sayılı fesih bildirimi ile bahsi geçen sözleşmeyi, sözleşmenin 9.2nci maddesinde yazılı hüküm uyarınca 21.06.2019 Cuma günü saat 17:30 itibariyle feshettiğini bildirdiğini, söz konusu bildirimde ayrıca davalıya fabrikada bulunan mobo, yazar kasa ve diğer sabit kıymetler ile satışını yaptığı ürünleri fesih tarih ve saati itibariyle işyerinin dışına çıkarması ihtar edildiğini, davalı yukarıda belirtikleri bildirimlere rağmen fabrikada kantin işletmesi yaptığı alanları fesih tarih ve saati itibariyle boşaltmadığından davalının haksız işgalinin önlenmesine, tespit edilecek eşya ve ürünlerin müvekkilinin işyerinden tahliyesine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraflar arasında 01.05.2019 tarihli yeni bir kira-hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sebeple davacının ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshetmesinin kanuni olarak herhangi bir hükmü bulunmadığından davanın reddini talep etmiş, davacı cevaba cevap dilekçesi ile 01.05.2019 tarihli sözleşmenin davalı tarafça değil, Altun Çevre Endüstri ve Otomotiv Hizm. Tic. ve San. Ltd. Şti. ile imzalandığından kesin hükümsüz bir sözleşme olduğunu, gerek 18/06/2018 tarihli sözleşmenin gerekse 01/05/2019 tarihli sözleşmenin 9.2 maddesinin fesih süresi dışında tamamen aynı olduğunu, söz konusu maddeye göre davacının süresi dolmamış olsa bile sözleşmeyi 1 ay (01/05/2019 tarihli sözleşmede 10 gün) önceden yazılı olarak bildirmek suretiyle istediği zaman feshedebileceğini, müvekkilinin de bu sözleşmeyi bu doğrultuda 1 ay öncesinden davalılar yazılı olarak bildirmek suretiyle feshettiğini, davanın kabulünü talep etmiş, birleşen davada ise davacı ... ise sözleşmenin haksız nedenle feshinin iptali ve hükümsüzlüğünün tespiti ile eski hale getirilmesine aksi halde menfi-müspet zararın tazminini talep etmiş, davalı davanın reddini talep etmiş, Mahkemece; davacı tarafın fabrikalarında işgal halinde bulunduğu değerlendirilmekle asıl davanın kabulü ile davalı tarafın haksız el atmasının önlenmesine, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından usule uygun şekilde feshedilmiş olması dolayısıyla davalı-birleşen davacı tarafın müsbet veyahut menfi bir zararının doğmamış olduğu, bu yönden davalı-karşı davacının taleplerinin temeli olan; sözleşmenin haksız şekilde feshedilmiş olduğu iddiasını kanıtlayamamış olduğundan karşı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı birleşen dosya davacının istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.

Somut olayda; davacı ile davalı arasında 18.06.2018 tarihli “kantin hizmeti sözleşmesi” imzalandığı, söz konusu sözleşme ile davalının, davacıya ait ... adresinde bulunan fabrikasında iki ayrı noktada kantin işlettiği, davacının Gebze 3. Noterliğinden davalıya gönderdiği 15.05.2019 tarih ve ... sayılı fesih bildirimi ile bahsi geçen sözleşmeyi, sözleşmenin 9.2 nci maddesinde yazılı hüküm uyarınca 21.06.2019 Cuma günü saat 17:30 itibariyle feshettiğini bildirdiği, davalı tarafça 01.05.2019 tarihli kantin hizmet sözleşmesi ile 18/06/2018 tarihli sözleşmenin hükümsüz kaldığını iddia etmiş ise de işbu sözleşmede karşı tarafın ise Altun Çevre Endüstri ve Otomotiv Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına ise kaşe ve yetkili olarak davalı ...'un imzasının bulunduğu, ancak Altun Çevre Endüstri ve Otomotiv Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ortakları veya yetkili temsilcisi davalı ... olmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunun anlaşıldığı, nitekim 01.05.2019 tarihli kantin hizmet sözleşmesinin yanlış kaşeden dolayı geçerli olduğu kabul edilse dahi işbu sözleşmenin de 9.2 maddesinde 'bununla beraber Toyotetsu istediği takdirde 10 gün önceden yazılı olarak bildirmek koşulu ile sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu'nun düzenlendiği, davacının ihtarı yine bu sözleşme tarihinden sonra 15/05/2019 tarihinde çektiği ve bir ay öncesinden yazılı olarak bildirdiği, davacının ihtarının her iki sözleşmeye de uygun olduğu, her iki sözleşmenin 9.2 maddesinde davacı şirkete böyle bir hak tanındığından sözleşmeyi feshetmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi Mahkemece asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı/birleşen dosya davacısının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalı/birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3.Asıl dava yönünden; alınması gereken 785,57-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 197,00-TL'nin mahsubu ile kalan 588,57-TL istinaf karar harcının davalı/birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4.Birleşen dava yönünden; alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 435,50-TL istinaf karar harcının davalı/birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

5.İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

6.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

7.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2025 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog