9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/13168 E. , 2024/6709 K.
"İçtihat Metni"
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
kılma, fuhuş
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2013 tarihli ve 2013/171 Esas, 2013/190 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıkların atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine dair kararının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/3993 Esas, 2019/13641 karar sayılı kararı ile, sanıkların atılı suçlardan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat hükümleri kurulmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile, sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 62 maddeleri uyarınca 5 yıl, fuhuş suçundan ise aynı Kanun'un 227/1, 227/4, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin soyut iddiaları dışında sanıkların mahkûmiyetleri için yeterli delil bulunmadığına, sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunmalar, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların mağdureye karşı cebir, tehdit, hile kullandıklarına veya onun iradesini etkileyen başka bir nedenle hareket ettiklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin hukuken geçerli rızası dahilinde sanıklar ...ve ... ile birlikte sanık ...'nin evine gidip, orda kaldığı süre içerisinde sanıklar ...ve ... ile birden fazla cinsel ilişkiye girdiği anlaşıldığından, sanıklar ...ve ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu, katılanın bilgisi dışında yetkili makamları da haberdar etmeksizin mağdurenin rızasıyla alıkonulması eylemlerinin ise 5237 sayılı Kanun'un 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu ve sanık ...'nin evini kullandırmak suretiyle bu suçlara iştirak ettiği kabul edilerek sanıkların bu suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanıklar Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, savunmalar, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanıkların mağdureyi fuhşa teşvik ettiklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sanıklar hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümler yönünden oy birliğiyle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden ise üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY
Olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihinde on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalardaki samimi beyanları, mağdur beyanında sanığın kolunda sigara söndürdüğünü ifade ettiği bu ifadenin doğruluğunu teyid eden 18.04.2013 tarihli doktor raporunda mağdurenin sağ ön kolunda kahverengi lekenin olduğunun sabit olduğu, sanıklar ...ve ...’in mağdureyi zorla sanık ...’nin evine götürdükleri ve orada birden çok kez nitelikli cinsel saldırıda bulundukları mağdurun bu beyanını doğrulayan nitelikli cinsel saldırıya ilişkin doktor raporun sabit olduğu, sanık ...’nin ise evini kullandırarak diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması yerine bozulmasına dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.