Esas No
E. 2022/6314
Karar No
K. 2023/6193
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/6314 E.  ,  2023/6193 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2023 E., 2022/1846 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/45 E., 2022/91 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi 11.05.2022 tarihli ek karar ile kararının kesin nitelikte olması sebebiyle davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Ek karar davalı tarafından istinaf edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesince ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 08.09.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davalı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de davalının temyiz dilekçesinde taşınmazın değerinin 10.000.000,00 TL'yi bulduğunu ileri sürdüğü anlaşıldığından temyize konu edilen miktarın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin üstünde olduğu, temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 08.09.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 209 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin maliki olduğunu, diğer hissedar Kadir'in taşınmazdaki hissesini 18.01.2019 tarih ve 2057 yevmiye No.lu işlem ile hissedar olmayan davalıya devir ve temlik ettiğini, ön alım hakkına dayanarak davalı adına kayıtlı bulunan hissesinin iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili bir paylaşım yapıldığını, davalının taşınmazı satın aldığını bildiği halde 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde ön alım iddiasında bulunmadığını, kötü niyetli olarak 1 yıl geçtikten davayı açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın bedelde muvazaa iddiasında bulunmadığı, taşınmazı satın aldığı değerin ve tapu masraflarının tarafına ödenmesi halinde açılan davayı kabul ettiğini, dava açılmasına sebebiyet vermediğini bu sebeple kendi aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği yönünde beyanda bulunduğu açıklanmıştır.

2.Yargılama sırasında dava konusu payın ilk maliki olan dava dışı Kadir tarafından davalı aleyhine Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/118 Esas ve 2021/248 Karar sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davasında davalının kabulü üzerine dava konusu payın iptali ile önceki paydaş Kadir adına tesciline karar verilmiş, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.

3.Ön alım hakkına konu payın iptali ve tescili için açılan ön alım davasından sonra, dava dışı önceki malik tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının, davalının davayı kabul ettiğini beyan etmesi üzerine davanın kabulü ile sonuçlanmış olması, bu davanın, davacının ön alım hakkını kullanmasını önlemek amacıyla açıldığını gösterir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.1957 gün ve 1, 4, 20 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Şuf’alı payın eski sahibine dönmesi, davacının ilk satışla doğan şuf’a hakkının kullanılmasına engel teşkil etmez. Bu durumda mahkemece davacı tarafa HUMK'nun 186 ıncı maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkının hatırlatılması ve kendisine seçimlik hakkını kullanmak üzere mehil verilmesi gerekir. Dava şuf’alı payı iktisap eden paydaşa (önceki paydaş) yöneltilirse davaya onun hakkında devam edilir.

4.Bahsi geçen Yargıtay ilamı göz önünde tutularak davacının talebi doğrultusunda dava konusu payın ilk maliki olan ...'na karşı devam etmiştir.

5.Davacı dava konusu taşınmazda paydaş olduğundan, usulüne uygun ve zamanında açılmış olan davanın kabulü ile ön alım hakkının tapudaki satış bedeli, harç ve masraflar tutarı üzerinden tanınmasına karar verilmiştir.

6.Davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, harç ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı; taşınmazın gerçek değerinin 5.000.000,00 TL olduğunu, Mahkemece dava değeri düşük gösterilerek kesin nitelikte karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama masraflarının dahi kesinlik sınırının üstünde olduğunu, taşınmazın kıymetli ve değerli olduğunu, fiili taksim olgusunun gözetilmediğini, taksim iddiaları konusunda Mahkemece gerekçenin açıklanmadığını, yapılan keşifte de taşınmazın tel çit ile kuzey ve güney olmak üzere bölündüğünün görüldüğünü belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi 24.03.2022 tarihli ve 2020/45 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararının miktar itibariyle kesin olarak verildiği, davalı ... tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, mahkemenin 11.05.2022 tarihli ek kararları ile davalı tarafın istinaf taleplerinin kararın kesin olması nedeniyle istinaf dilekçelerinin reddine karar verildiği, davalı karara karşı istinaf talebinde bulunduğu, 24.03.2022 tarihli kararda dava konusu önalım bedelinin 7.093,75‬ TL olduğu, karar tarihi itibariyle İlk Derece Mahkemesi kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında kaldığı, kararının İlk Derece Mahkemesi kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle istinaf yolununda kapalı bulunduğu, ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davalı ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı temyiz yasa yoluna başvuru dilekçesinde; hissedarlar arasındaki fiili taksim iradesinin ve fiili taksim olgusunun gözetilmediğini, taşınmazın değerinin 10 milyonu bulduğunu, bu nedenle kesinlik sınırının altında olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı temyiz talebinin reddini temyiz dilekçesinde; taşınmazın 08.12.2021 tarihinde mahkeme kararına dayanarak adına tescil edildiğini, taşınmazın güncel değerinin 10 milyona yakın olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733 ve 734 üncü maddeleri, 15.03.2023 tarih 2021/(14)7-537 Esas, 2023/192Karar sayılı Hukuk Genel Kurulu kararı.

3.Değerlendirme

1.Ön alım davalarında, kural olarak davaya konu payın değeri, satış senedindeki satış bedeli olmakla birlikte, davacı, resmi senetteki satış bedelinin yüksek gösterildiği iddiası ile, davasını kendi belirlediği daha düşük bir bedel üzerinden harçlandırmak suretiyle açabilmektedir.

Davalı taraf genellikle davanın reddini savunmakla birlikte, davanın mahkemece kabul edilmesi halinde önalım bedelinin davacı tarafından düşük gösterildiğini belirterek, resmi satış sözleşmesindeki bedel üzerinden veya ileri sürdüğü daha fazla miktar üzerinden hüküm kurulmasını talep edebilmektedir.

2.Bu tür davalarda hüküm altına alınan bedel aynı zamanda davanın değerini de gösterdiğinden, dava değeri, davanın başlangıcında taraflar arasında ihtilaflıdır.

3.Bu sebeplerle, başlangıçta dava değerinin belirlenmesinde inisiyatif davacıda ise de, Kanun'un 26 ıncı maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” ilkesi sadece davacının değil, davalının da taleplerinin nazara alınmasını emrettiğinden, kanun yoluna başvurulması halinde davacının talepleri yanında, davalının taleplerinin de mahkemece değerlendirmeye alınması gerekir. Aksi kabul edilerek; davacının belirlediği değeri aşan davalı taleplerinin dikkate alınmaması halinde verilen kararın davalı tarafından kanun yoluna götürülmesi ve denetlenmesi engellenmiş olacaktır. Bu durum, davalının davada kendisini savunmasına ve adil yargılanmasına engel olacak nitelikte bulunduğundan, temyiz hakkının dava değerine veya hüküm altına alınan değerine göre belirlenmesi sırasında Kanununun 341 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası ile 362 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca istinaf ve temyiz sınırı belirlenirken davalı tarafın ileri sürdüğü taleplerin de nazara alınması kanuna, hukuka ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme olacaktır.

4.Dava konusu olaya gelince;

Davacı 209 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin maliki olduğunu, diğer hissedar Kadir'in taşınmazdaki hissesini 18.01.2019 tarihli işlem ile hissedar olmayan davalıya devir ve temlik ettiğini, ön alım hakkına dayanarak davalı adına kayıtlı bulunan hissesinin adına kayıt ve tescilini talep etmiş; davalı taraf ise davanın öncelikle reddini istemiştir. Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 24.03.2022 tarihli kararında, davanın kabulü ile 7.093,75‬ TL depo bedelinin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar vermiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi 11.05.2022 tarihli ek karar ile kararının kesin nitelikte olması sebebiyle davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı tarafından istinaf edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesince ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 08.09.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Davalı taraf temyiz dilekçesinde; dava değerinin ileri sürülen 10.000.000,00 TL taşınmaz değeri nazara alınmadan belirlenmesinin doğru olmadığını, bu miktara göre hükmün kesinlik sınırının altında kalmadığından kesin olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasını, 06.07.2022 tarihli kararının bozulmasını talep etmiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle, mahkemece hüküm altına alınan bedel her ne kadar karar tarihindeki istinaf sınırının altında kalsa da, davalı taraf belirlenen bedeli kabul etmeyerek, ileri sürdüğü ve istinaf sınırının üzerindeki değeri ifade eden 10.000.000,00 TL üzerinden kanun yoluna başvurduğundan, davalının bu talepleri nazara alınmadan, Kanunun 341 inci madde hükmü eksik ve hatalı değerlendirilerek, hüküm altına alınan payın resmi satış senedindeki değeri gerekçe gösterilerek istinaf kanun yoluna ilişkin dilekçenin reddine karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.09.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog