. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan "Maddi ve Manevi Tazminat" davasının yapılıp bitirilen açık yargılama sonucunda; HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 03.09.2022 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; 02.08.2021 günü Aksaray İli ... İlçesi ... ile ... Köyleri arasında ... Köyü istikametine doğru gidilirken müvekkili davacı ...’ın oğlu müteveffa ...'ın yolcu olarak bulunduğu davalı ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz, plakasız ve sigortasız motosiklet ile davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, bu kaza sonucunda motosiklet üzerinde yolcu konumunda olan müvekkilinin oğlu ...'ın olay yerinde vefat ettiğini, yine aynı şekilde motosiklet üzerinde yolcu olan müşterek çocuklardan ...'ın ise bu kazada ciddi şekilde yaralandığını, dava konusu olayla ilgili olarak Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın yürütüldüğünü, soruşturma sonucunda ise Aksaray . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile taksirle ölüme neden olma davasının açıldığını, ceza dosyasının derdest olduğunu, davalılardan ... plakalı aracın sahibinin ..., sürücüsünün ..., sigortacısı ise ... Sigortası olduğunu, ... Sigorta'ya 20.04.2022 tarihindeki başvurularında mahkeme kararı olmadığı için ödeme yapılamayacağının belirtildiğini, davalılardan tescilsiz, plakasız ve sigortasız aracın sahibi - sürücüsünün ... olduğunu, aracın sigortası olmadığı için sorumluluğun ... ait olduğunu, ... 20.04.2022 tarihindeki başvurularında sorumluluklarının bulunmadığı için ödeme yapılamayacağının belirtildiğini, hiçbir davalıdan herhangi bir maddi-manevi yardım görülmediğini, müteveffa ...'ın vefatı sebebiyle açılı annesinin bu olayı hiçbir zaman unutamayacak, bu acılı sürece dair anılarını hep hatırlayacak olup, yaşadığı sıkıntı ve elemin bu süreçle sınırlı kalmayacağını ve ömrü boyunca da devam edecek nitelikte olduğundan bahisle; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulü ile dava masraflarını karşılayabilecek ekonomik durumları olmayan davacı müvekkili ...'ın adli yardım müzahereti talebinin kabulüne karar verilerek dava masraflarından muaf tutulmasına, davacı müvekkili ... lehine; Davalı ... Sigorta Şirketi ve ... için temerrüt tarihi, davalı ..., ... ve ... için kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik Müteveffa ...'ın Desteğinden Yoksun Kalma Talebiyle 5.000,00 TL Maddi Tazminatın davalılardan müştereken ve mütesellilen tahsiline, (Maddi Tazminat taleplerini bilirkişi raporuna göre artıracakları için belirsiz alacak davası şeklinde ikame ettiklerini), kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte Müteveffa ...'ın Desteğinden Yoksun Kalma Talebiyle 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 20.09.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin, ...'nın mesuliyetinin kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu kazada tescilsiz motosiklette yolcu olarak bulunan ve vefat eden davacıların desteği olduğu iddia olunan ...'ın yolcu olarak bulunduğu motosikletin kusur durumunun araştırılmasının gerektiğini, ayırca kabul anlamına gelmemekle birlikte motosiklette yolcu olarak bulunan müteveffanın kazadaki şahsi ve müterafik kusur durumlarının araştırılması ve hükmedilecek tazminattan indirim yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu yönünde iddia edilen kusurlu hali ve kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkili ... başvuru tarihinde temerrüde düşmediğini, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, müvekkili ... ticari şirket olmadığından bahisle; Davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine mahkememizin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 15.09.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesinin gerektiğini, söz konusu olayda davacının maddi tazminat talebi için müvekkili şirkete başvurduğunu ve bu başvuru neticesinde ... nolu hasar dosyasının açıldığını husumetin tam olarak aydınlatılabilmesi için 23.11.2017 tarihli yazı ile davacı taraftan, kusur raporu, kaza raporu, ceza mahkemesi kararı, ölümün kazaya bağlı olduğunu gösterir belge ya da otopsi raporu ve banka hesap bilgilerinin talep edildiğini, ancak davacı tarafın gerekli belgeleri müvekkili şirkete iletmediğini, bu nedenle dosyanın eksik evrak aşamasında kaldığını ve sonuçlandırılamadığını, ön inceleme safhasına geçmeden önce, müvekkili şirkete tam ve eksiksiz başvuru yapılmadığından bahisle işbu davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesinin gerektiğini, zira yasanın açık düzenlemelerinin de bunu gerektirdiğini, 02.08.2021 tarihinde meydana gelen dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 23.04.2021-23.04.2022 başlangıç ve bitiş tarihli ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili Sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle beraber, SGK’nın herhangi bir surette davacı yana ödemede bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanacak olan zarardan kask takmama ve bebek koltuğu kullanmama sebebiyle ayrı ayrı %20 müterafık kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, müteveffanın resmi geliri çerçevesinde hesaplamanın yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, müvekkili şirketin kaza tarihinden işleyecek olan faiz ile sorumlu tutulamayacağından bahisle; Davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 27.10.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Açılan tazminat davasını kabul etmediklerini, davacının muris ve desteği küçük ...'ın vefatı ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda müvekkili araç sürücüsü ...'ın, diğer araç sürücüsü ...'a göre daha az kusurlu olduğunu, olayın meydana gelmesinde Aksaray . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında da belirtildiği üzere diğer sürücü ...'ın bilinçli taksir ile hareket ettiğinin, sürücü belgesiz olarak tescilsiz motosiklete iki çocuğunu kask takmaksızın bindirdiğinin, böylece vefat ile sonuçlanan kazadan sorumlu olduğuna karar verildiğini, davacının vefat eden çocuk ...'ın annesi olup yoksun kaldığı destek bedelini ve manevi zararlarının tazminini bu dava ile talep ettiğini, davalılardan ...'ın da vefat eden küçük ...'ın babası olduğunu, müteveffanın kask takmamış olmasının vefat etmesinde çok etken olduğunu, bu durumun da müteferrik kusur olarak kabul edilmesi ve hesaplanacak tazminattan diğer davalı aleyhine artırım, müvekkilleri lehine indirim sebebi olarak kabul edilmesinin gerektiğini, davacının salt müteveffanın desteğine muhtaç olacağının kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerde davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat miktarının tarafların ekonomik ve sosyal konumlarına uygun olmayan tutarsız ve fahiş bir miktarda olduğundan bahisle; Maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekilinin 27.10.2022 tarihinde UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı tarafın iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığından davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, 02.08.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında müvekkiline izafe edilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan soruşturma kapsamında dosya, kusur tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiğini, 27.09.2021 tarihli rapora göre ...'ın asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, müvekkiline ait motosiklet ile diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazanın, aracını tüm kurallara uygun bir şekilde kullanan müvekkilinin tüm dikkatine rağmen diğer davalı ...'ın kusurlu davranışı neticesinde ve kavşağa kontrolsüz girmesi ile meydana geldiğini, müvekkili ...'ın 02.08.2021 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ...'ın babası olduğunu, davacı ile davalı müvekkili arasında boşanma davasının istinaf aşamasında olup halen derdest olduğunu, Konya . Aile Mahkemesi'nin işbu dava kapsamında müşterek çocukların geçici velayetini müvekkili babaya verdiğini, davacı ile davalı müvekkilinin fiilen ayrıldığı 2019 yılından itibaren müşterek çocuk ...'ın her türlü ihtiyacının ( barınma, giyinme, yeme, içme, sağlık vs) müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin, küçüğün her türlü ihtiyacını giderdiği gibi sevgi ve şefkatinden de mahrum etmediğini, ...'ın vefatına kadar müvekkilinin, 3 çocuğu ile hayatını idame ettirdiğini ve çocuklarına hem annelik hem babalık yaparak annelerinin eksiklikliğini bir nebze de olsa hafifletmeye çalıştığını, müvekkilinin de evladının vefatı ile derin bir üzüntü yaşadığı ve manevi olarak çöküşe uğradığını, keza davalı müvekkilinin de vefat eden ...'ın babası olup çocuğunun desteğinden yoksun kaldığını, bu hususların gözardı edilerek davalı müvekkiline husumet yönetilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarda olduğunu, müvekkilinin maddi durumunun iyi olmayıp düzenli bir işinin bulunmadığını, başkalarına ait tarlalarda günlük işler yaparak geçimini sağladığını, bu nedenle talep edilen tazminat miktarlarının müvekkilin ekonomik olarak da çöküşüne sebebiyet vereceğinden bahisle; Haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller ilgili yerlerden celbedilmiş, kazaya karışan aracın trafik kayıtları, tramer kayıtları, SGK kayıtları, sigorta poliçesi, başvuru ve hasar dosyası, davacı ve davalı asillerin sosyal ve ekonomik kayıtları, Eskil C.Başsavcılığı'nın ... Sor.sayılı UYAP dosyası, Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Aile Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş, tanık beyanları alınmış ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı tanığı ... mahkememizin 21.06.2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; Ben olayı gözümle görmedim, ben kaza olduğunda köyde değildim, davacının eşi sorumsuz bir kişidir çocuklarına bakmamıştır, hatta davacının üzerine boşanmadan kuma getirmiştir, çocuklar ve davacı zor durumdadır, davacı sigortalı bir işte çalışıyor, asgari ücret alıyor, davalılar ... , ... , ... davacı yana hiçbir zaman yanında olmamıştır, acılarını paylaşmamıştır, maddi manevi destek olmamıştır, çocuklara babası bakmamıştır, babaannesi bakmıştır, ancak sadece yanında bulunma eğer bakmaksa bakmış sayılmıştır, çocuklara genel itibariyle bakmamıştır, zati ihtiyaçlarını gidermemiştir, Suna'nın 3 çocuğu vardır. Çocukların velayeti de geçici olarak babasındaydı, davalılar davacı ile yardımlaşma ve helaleşme noktasında geldiklerini ben görmedim, tanıklık ücreti istemiyorum, demiştir.
Talimat Mahkemesi kanalıyla beyanı alınan davalılardan ... ve ... tanığı ... beyanında; Tarafları tanırım. Eniştem ... çiftçilik yapar. Kendisinin tarlası vardır ayrıca büyükbaş ve küçükbaş hayvanları da vardır. Bu şekilde geçimini sağlar. Kendisinin ... ile birlikte 5 çocuğu bulunmaktadır. Bunlardan 1 tanesi üniversiteyi bitirdi ancak diğerleri halen okumaktadır. 3 tanesi üniversitede okumakta 1 tanesi lise de okumaktadır. Çocukları eniştem ... okutmaktadır. Çocukların okudukları üniversiteler başka şehirlerdedir. Benim söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, demiştir.
Talimat Mahkemesi kanalıyla beyanı alınan davalılardan ... ve ... tanığı ... beyanında; Tarafları tanırım. Davalı ... oğlum, davalı ... torunum olur. Ben kazayı görmedim ancak duyduğum ses üzerine hemen olay yerine gittim. Kazanın olduğu yer benim evime yaklaşık 200 m dir. Ben gittiğimde 8-10 kişi orada bulunuyordu. Evdeyken motosiklet sesi duydum. Motosikletin sesi çok fazlaydı, bir de pat diye ses gelince hemen dışarı çıkıp sesin geldiği yere arabamla gittim. Yerde iki tane çocuk vardı. Ben hemen çocuklar beklemesin atın arabaya hastaneye götürelim dedim. Bu sırada boyun tarafıma arkadan biri yumruk attı. Bu yumruğu bana çocukların babası olan ... attı. Kaza anını ben görmedim. Oğlum ... çiftçidir, kendisine ait küçük bir tarlası vardır. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanları da bulunmaktadır. Çitçilik ve hayvancılıkla geçimini sağlar. Torunum ... ise üniversite de de okumaktadır. ... 5 tane çocuğu bulunmaktadır. 1 tanesi üniversiteden mezun oldu, diğer 4 çocuğu halen okumaktadır. 1 tanesi lisede diğer 3'ü de üniversitede okumaktadır. Benim söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücret talebim yoktur, demiştir.
Talimat Mahkemesi kanalıyla beyanı alınan davalılardan ... ve ... tanığı Raşit Bozdağ'ın beyanında; Tarafları tanırım. Aynı köylüyüz. Benim bildiğim kadarı ile ölen çocuk ... ve ...'ın oğludur. Kazayı yapan ise ...'dır. ... ise Mustafa'nın babasıdır. Kazanın olduğu tarihte ölen çocuk babası ... yanındaydı. Çünkü ... ve ... ayrılmışlardı, bildiğim kadarı ile aralarında boşanma davası da vardı. ... bildiğim kadarıyla halen öğrencidir. Üniversitede okumaktadır, babası ... ise çiftçilik yapmaktadır. ... az bir miktar tarlası olduğunu biliyorum. Bakımını yaptığı büyükbaş hayvanları da bulunmaktadır. ... 'ın bildiğim kadarı ile 5 çocuğu bulunmaktadır, çocuklarının tamamı da okumaktadır. ... ise gündelikçi olarak başkalarının işlerinde çalışır. Diğer 2 çocuğu da ... yanında kalmaktadır. Benim söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücret talebim yoktur, demiştir.
Davacı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunulan 17.07.2024 tarihli dilekçe ile dava değeri arttırım talebinde bulunduğu görülmüştür. Dava; Trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, 02.08.2021 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kaldığından bahisle; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulü ile lehine davalı ... Sigorta Şirketi ve ... için temerrüt tarihi, davalı ..., ... ve ... için kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik Müteveffa ...'ın Desteğinden Yoksun Kalma Talebiyle 5.000,00 TL Maddi Tazminatın davalılardan müştereken ve mütesellilen tahsiline, (Maddi Tazminat taleplerini bilirkişi raporuna göre artıracakları için belirsiz alacak davası şeklinde ikame ettiklerini), kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte Müteveffa ...'ın Desteğinden Yoksun Kalma Talebiyle 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalıların davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.
Konunun 6098 sayılı BK.nun 49.ve devam eden maddelerinde ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile ... yönetmeliğinde düzenlendiği, TBK'nun 49/1.maddesinde;"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK'nun 51/1. maddesinde;"Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." şeklinde, TBK.nun 53.maddesinde;"Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:1. Cenaze giderleri.2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." şeklinde, TBK.nun 55/1.maddesinde;"Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklinde, TBK.56.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, 2918 sayılı KTK.nun 85/1.maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK.92.maddesinde(6704 S.K.
4.Mad. İle değişiklik sonrası); "Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K.
4.mad.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K.
4.mad.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K.
4.mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde (6704 S.K.
5.Mad. İle değişiklik sonrası); "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde (6704 S.K.
6.Mad. İle değişiklik sonrası); "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde, KTK'nun 109/1.ve 2.maddesinde; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." şeklinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesinde;"(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla (Değişik ibare: 13/06/2012-6327 S.K./50.md.) Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... oluşturulur. (2) Hesaba; a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için, d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, başvurulabilir. Bakanlar Kurulu, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir. (3) Hesabın gelirleri; birinci fıkrada belirtilen zorunlu sigortalar (Mülga ibare: 13/06/2012-6327 S.K./50.md.) için tahsil edilen toplam primlerin yüzde biri oranında sigorta şirketlerince ödenecek katılma payları ile sigorta ettirenlerden safî primlerin yüzde ikisi oranında tahsil edilecek katılma paylarından oluşur. (Değişik cümle: 13/06/2012-6327 S.K./50.md.) Bakan, bu oranları yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya ya da katılma paylarını maktu olarak tespit etmeye yetkilidir.(4) Sigorta şirketleri, üçüncü fıkra hükmü gereğince kendileri tarafından ödenmesi gereken bir takvim yılına ilişkin katılma paylarını takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar; sigorta ettirenlerden tahsil edilen katılma paylarını ise tahsil edildikleri ayı takip eden ayın sonuna kadar Hesaba yatırmak zorundadır. (5) Hesap kapsamındaki her zorunlu sigorta ve yeşil kart sigortası için ayrı hesap açılır ve bunların gelir ve giderleri bu hesaplarda izlenir. (6) Hesabın gelir ve giderleri ile işlemleri, Müsteşarlıkça her yıl denetlenir. (7) (Değişik fıkra: 13/06/2012-6327 S.K./50.md.) Hesabın kuruluşuna, işleyişine, tanıtımına, idari masraflarına, fon varlıklarının nemalandırılmasına, Hesaptan yapılacak ödemelere, gerek ilgililere gerekse Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yapılacak rücûlara, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Sigortacılık Eğitim Merkezi ve Komisyona yapılacak katkı payları ile, Hesap kapsamındaki zorunlu sigortaların denetimi ve takibinden kaynaklanan giderler ile diğer harcamalara ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir." şeklinde, ... Yönetmeliğinin 9. Maddesinde;" (1) Hesaba zorunlu sigortalara ilişkin olarak a) (Değişik bend: 19/06/2009 - 27263 S.R.G Yön\2.mad) Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,c) Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için, ç) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için, d) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabilir.(2) Ayrıca Hesaba, Yeşil Kart Sigortası kapsamında Türkiye sınırları içinde meydana gelen zararlardan dolayı Büroca tekemmül ettirilen hasar dosyalarının tazminat ödemesi için Büro tarafından da başvurulabilir. (3) Hesap, sigorta şirketlerinin birinci fıkranın (ç) bendine istinaden rücu talepleri ile ilgili olarak topluca değerlendirme yapmak suretiyle bu şirketlerle hesap kapatmaya ve hesabın kapatılmasına yönelik anlaşmalar yapmaya yetkilidir. Bu takdirde, hangi sigortalılar için ödeme yapıldığı, sigortalı adı ve soyadı, poliçe numarası, hasar tutarı, hangi şirketten rücu edildiği bir liste halinde tutulur. Bu durumda, rücu eden şirketçe, listede yer alan sigortalılara rücu çerçevesinde yapılmış olan icrai ve yasal takipler derhal kaldırılır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilerek, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının (%100(yüzde) oranında) ne olduğuna dair rapor düzenlenmesinin istenildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 17.04.2023 tarih ve ... sayılı raporunda; Davalı sürücü ...'ın %30 oranında, davalı sürücü ...'ın %70 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Adli Tıp raporu ile kaza tespit tutanağı ve Eskil CBS dosyasından alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi maksadıyla Mahkememiz dosyasının Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek; Karayolları Trafik Fen Heyetinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek; Dosya içerisine celbedilen raporlar arasındaki çelişkiler, kaza zabtındaki tespitler de değerlendirilerek tüm raporlar ve kaza zabtındaki çelişkiler giderilecek ve tarafların itiraz ve beyanları da dikkate alınarak heyet raporu düzenlenmesinin istenildiği, Trafik kazası kusur, hasar ve değer kaybı - İş Güvenliği uzmanları Makine Mühendisi ... , Makine Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen 18.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı ... plaka sayılı Kamyonet Sürücüsü ...'ın % 70 oranında, Tescil Plakasız Motosiklet Sürücüsü ...'ın % 30 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce Karayolları Trafik Fen Heyeti tarafından düzenlenen 18.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun çelişkiyi giderir ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle tarafların kusur oranları yönünden hükme esas alınmıştır.
Mahkememiz dosyasının mahkememizce resen seçilen Sigorta Hukuk ve Aktüerya bilirkişisi Av.Arb....'a tevdi edilerek; Usulu kazanılmış hak olmamak kaydıyla davanın konusu, kapsamı ve AYM'NİN ... E., ... K. sayılı ilamı da dikkate alınarak davacının davalılardan talebi mümkün destekten yoksun kalma tazminatı tespiti ile tespit edilen tazminatın davalıların sorumluluğunda kalıp kalmadığı ve davalıların faiz temerrüt tarihlerinin tespiti ile tüm deliller ve dosya kapsamı da dikkate alınarak hukuki denetime elverişli rapor düzenlenilmesinin istenildiği, Sigorta Hukuk ve Aktüerya bilirkişisi Av.Arb.... tarafından düzenlenen 01.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda; Müteveffa destek ...'ın 02.08.2021 tarihinde trafik kazasında vefatı nedeniyle davacı anne ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre 673.641,93 TL, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre 1.035.432,88 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 23/06/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında; "Dava, çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını açıklayıp geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, tazminatın belirlenmesi amacı ile bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Gerçek zarar miktarı; hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Buna göre davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde kabul edildiği ve yüksek mahkemenin bu kararının artık uygulama halini aldığı, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/12/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı içtihadında;" ....56. Yukarıda da açıklandığı üzere gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması yerindedir." şeklinde kabul edildiği, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanan uygulamaları doğrultusunda Aktüerya bilirkişisi ... tarafından düzenlenen PMF - 1931 Yaşa Tablosuna göre ve TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre 01.04.2024 tarihli raporunu düzenlendiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihadı ve Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanan uygulamaları doğrultusunda Aktüerya bilirkişisinin “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” ile hazırlanan aktüerya raporu mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafça dava değerinin arttırıldığı ve tamamlama harcının tamamlandığı, davanın 6545 s. Kanun'un 45. Maddesi ile değişik 5235 s. Kanun'un 5/3. Maddeleri gereğince belirlenen iş dağılımına göre heyet halinde bakılarak tüm yargılama safhalarının yürütülüp sonuçlandırılması gerektiğinden dosyanın 20.11.2024 tarihli duruşma zabtının 3 no'lu ara kararı ile dosyanın heyete tevdi edildiği görülmüştür. Davalılardan ...'nın ve ...'ın zamanaşımı def'ine yönelik itirazlarının; KTK'nun 109.maddesi, 5237 sayılı TCK'nun 66/d ve 85. maddeleri kapsamında yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ... ile ... sigorta şirketi'nin başvuru yapılmadığından dava şartının bulunmadığına yönelik itirazlarının;
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden ve davalı ... ve davalı ... Sigorta şirketinden gelen yazı cevaplarına göre; Davalı ... ve davalı ...
Sigorta A.Ş.'ne ayrı ayrı olarak 17.04.2022 tarihli dilekçeleri ile maddi zararın ödenmesi için dava yoluna gitmeden önce 2918 Sayılı KTK. 97 Maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurunun PTT haberleşme / APS - Kurye yolu ile ... referans numarası ile davalı ..., ... referans numarası ile ...
Sigorta A.Ş.'ne gönderildiği, davalı ... vekili tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 28.03.2023 tarihli dilekçesinde bildirilen yazı cevabına göre davacının yazılı ödeme taleplerinin 20.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin bildirildiği, davacının dava açmadan önce davalı ... ve davalı ...
Sigorta A.Ş.'ne KTK 97.maddesi kapsamında başvuru yaptıklarından davalı ... ve davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davalılardan ... ile ... sigorta şirketi ve ... ile ...'ın müterafik kusura yönelik itirazlarının; Davacının desteği müteveffa ...'ın kaskının ve diğer koruyucu tertibatların takılı olmadığı, vefat sebebinin kafa travmasına bağlı olduğu hususları dikkate alındığında zararın artmasında müteveffa ...'ın 6098 sayılı TBK'nun 52/1.maddesi gereğince müterafik kusurunun bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı tarafın maddi tazminat talebi hakkında yapılan değerlendirmede;
Davaya konu 02.08.2021 günü saat 13.20 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki plakasız motosiklet ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiği sırada motosikletinin ön kısmı ile; istikametine göre sol tarafındaki kavşak kolundan Tarla yolunu takiben gelen davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ ön yan kısmının çarpışması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında motosiklet üzerinde yolcu konumunda olan davacının oğlu müteveffa ...'ın olay yerinde vefat ettiği, 02.08.2021 tarihinde meydana gelen dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 23.04.2021 - 23.04.2022 başlangıç ve bitiş tarihli ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, destekten yoksun kalma nedenli maddi zararlarından davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortası kapsamında sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalılardan ...'ın araç işleteni, ...'ın sürücüsü olması nedeniyle oluşan zararlardan sorumluluklarının bulunduğu, yine meydana gelen trafik kazasında müteveffa ...'ın yolcu olarak bulunduğu motosikletin tescilsiz ve ZMMS sigortasının olmaması nedeniyle davalı ... kaza tarihinde geçerli olan ZMMS sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, diğer davalı ...'ın tescilsiz motorsikletin sürücüsü ve işleteni olması nedeniyle davcıya karşı sorumluluğunun bulunduğu,
Müteselsil sorumluluk, kanundan 2918 sayılı KTK'nun 88. Ve 6098 sayılı TBK'nun 61.maddesinde düzenlenen) doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Es, ... Kar. ... Es. ... Kar. Sayılı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 31/10/2024 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır)
Davacı tarafın tescilsiz motorsiklette yolcu olarak bulunan ve hiç bir kusuru olmayan müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle hem yolcu olarak bulunduğu hem de kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sürücü işleteni ve zmms sigortacısı ile ... müştereken ve müteselsilen talepte bulunmadığı, her iki aracın kusuru oranında ayrı ayrı talepte bulunduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanmadığı, davacının desteği müteveffa ...'ın kaskının takılı olmadığı, vefat sebebi dikkate alındığında ise zararın artmasında müteveffa ...'ın müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle davacının maddi tazminat taleplerinden takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacının destekten yoksun kalma talebine ilişkin maddi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 724.803,016 TL destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminata 6098 sayılı TBK.'nun 52/1. maddesi gereğince takdiren % 20'si oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacı ... için hesaplanan 579.842,42 TL maddi tazminatın davalılardan ..., ... yönünden olay tarihi olan 02/08//2021 tarihinden, davalı ... Sigorta Aş. yönünden taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihi olan 20/04/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ... için 310.629,864 TL destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminata 6098 sayılı TBK.'nun 52/1. maddesi gereğince takdiren % 20'si oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacı ... için hesaplanan 248.503,90 TL maddi tazminatın davalılardan ... yönünden olay tarihi olan 02/08//2021 tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 03//05/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı ...'nın sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından davalılardan ..., ... ve ... hakkında talep edilen manevi tazminat talebi hakkında yapılan değerlendirmede;
Davacının desteği müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle, acı çektiği ve sağlık bütünlüğünün bozulduğu, bu nedenle manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız eylemin ağırlığı, kusur durumu ve diğer hususlar dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davalılar ..., ... ve ...'ın davacının oluşan manevi zararlarından sorumlu olduğundan bu davalılar yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1.Davacı ... için 724.803,016 TL destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminata 6098 sayılı TBK.'nun 52/1. maddesi gereğince takdiren % 20'si oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacı ... için hesaplanan 579.842,42 TL maddi tazminatın davalılardan ..., ... yönünden olay tarihi olan 02/08//2021 tarihinden, davalı ... Sigorta Aş. yönünden taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihi olan 20/04/2022 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2.Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3.Davacı ... için 310.629,864 TL destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminata 6098 sayılı TBK.'nun 52/1. maddesi gereğince takdiren % 20'si oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacı ... için hesaplanan 248.503,90 TL maddi tazminatın davalılardan ... yönünden olay tarihi olan 02/08//2021 tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 03//05/2022 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte (davalı ...'nın sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
5.Davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/08/2021 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
Davacının ADLİ YARDIM TALEBİ KABUL EDİLDİĞİ anlaşıldığından;
7.a)Maddi tazminat yönünden;Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 56.584,34 TL karar ve ilam harcı ile dava tarihinde geçerli olan 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 56.665,04 TL harcın davalılardan ((Davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve karar ve ilam harcının 29.373,30 TL'si ile 80,70 TL başvuru harcından sorumlu olmak üzere, davalılar ... ve ...'ın karar ve ilam harcının 39.609,03 TL'si ile 80,70 TL başvuru harcından sorumlu olmak üzere, Davalı ...'nın sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve karar ve ilam harcının 16.975,30 TL'si ile 80,70 TL başvuru harcından sorumlu olmak üzere, davalı ...'ın karar ve ilam harcının 16.975,30'si ile 80,70 TL başvuru harcından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
b)Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL karar ve ilam harcının davalılardan ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
8.6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.640,00 TL arabulucu ücretinden kabul red oranına göre hesaplanan 1.517,19 TL'sinin davalılardan ((Davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve arabulucu ücretinin 528,06 TL'sinden sorumlu olmak üzere), davalılar ... ve ...'ın arabulucu ücretinin 1.135,76 TL'sinden sorumlu olmak üzere, Davalı ...'nın sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve arabulucu ücretinin 381,48 TL'sinden sorumlu olmak üzere, davalı ...'ın arabulucu ücretinin 627,10'sinden sorumlu olmak üzere)) müştereken ve müteselsilen, geri kalan 122,81 TL'sinin ise 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
9.Mahkememiz dosyasında sarfına mecbur kalınan 5.250,00 TL bilirkişi ücreti, 1.578,00 TL adli tıp ücreti, 74,50 TL müzekkere gideri, 193,00 TL dosyanın talimat mahkemesine gidiş dönüş ücreti, 839,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 7.934,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 7.340,35 TL'sinin davalılardan ((Davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve yargılama giderinin 2.554,85 TL'sinden sorumlu olmak üzere), davalılar ... ve ...'ın yargılama giderinin 5.494,74 TL'sinden sorumlu olmak üzere, Davalı ...'nın sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve yargılama giderinin 1.846,62 TL'sinden sorumlu olmak üzere, davalı ...'ın yargılama giderinin 3.033,92 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen, geri kalan 594,15 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
10.Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 127.968,48 TL vekalet ücretinin ((Davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve vekalet ücretinin 68.500,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere), davalılar ... ve ...'ın vekalet ücretinin 90.976,36 TL'sinden sorumlu olmak üzere, Davalı ...'nın sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 430.000,00 TL' lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve vekalet ücretinin 39.760,62 TL'sinden sorumlu olmak üzere, davalı ...'ın vekalet ücretinin 39.760,62 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
11.a)Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
b)Davalılardan ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden manevi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ..., ... ve ...'a VERİLMESİNE,
12.Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... ve ... vekilinin ve Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024
Başkan Üye Üye Katip
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.