Esas No
E. 2022/101
Karar No
K. 2022/101
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/101 - 2024/2302

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/01/2020

NUMARASI : ... ESAS ... KARAR

DAVACI: ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVALILAR: 1-...
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 30/12/2024
YAZIM TARİHİ: 30/12/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Mühendislik İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında iki adet Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmeler çerçevesinde kredi kullandırıldığını, davalıların da kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, borçlu şirkete kullandırılan kredinin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiğini ve davalı kefiller hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, davalı borçluların sadece 344.128,61.TL tutarında faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini, asıl alacak yönünden takibin kesinleştiğini, davalıların itirazlarının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen %39 temerrüt faiz oranının, sözleşme serbestisi içinde taraflarca usul ve yasaya uygun olarak belirlendiğini belirterek, davalı borçluların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte talep edilen faiz oranına, faize ve ferilerine yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesi ile;

Davacı tarafından her ne kadar belirlenen %39'luk temerrüt faiz oranının sözleşme serbestisi içinde olduğunu bildirmiş ise de yapılan işin ticari olabilmesi için tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması gerektiğini, fakat söz konusu olayda müvekkillerinin ticari işletmeleriyle ilgili bir hususun söz konusu olmadığını, bu nedenle yapılan işte temerrüt faizinin en fazla yasal faiz oranının %100 ü olarak belirlenmesi gerektiğini, icra takibinde faiz oranının çok fahiş olduğunu belirterek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; Davacı banka ile borçlu sıfatıyla ... Müh.İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti arasında 22/01/2015 tarihinde 1.500.000,00.TL, 18/05/2017 tarihinde 4.500.000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, davalılar ... ve ...'ta bu sözleşmeleri usulüne uygun olarak kefil sıfatıyla imzaladığını, Genel Kredi Sözleşmeleri'nin temerrüt faizine ilişkin 4.2 maddesinde ".... müşteri temerrüt doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından TC Merkez Bankasına TL/ YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." düzenlemesi bulunduğunu, davacı bankanın Genel Müdürlüğü'nün 06/06/2017 tarihli genel mektubunda uygulanabilecek en yüksek faiz oranını TL krediler için %26 olarak belirtmekte olduğunu, temerrüt faizi bu oranının %50 fazlası olacağından taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre temerrüt faizi yıllık %39 olduğunu, bilirkişi tarafından sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılan hesaplama sonucu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın işlemiş faiz alacağının 327.741,53.TL ve %5 BSMV'nin ise 16.387,08.TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davanın kabulüne davalı borçluların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında faiz, faiz oranı ve ferilerine yapmış oldukları itirazın iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVALILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalılar vekili istinaf talebi ile; Müteselsil kefalet hükümlerine göre her ne kadar kefile başvurabileceği kefalet türü olduğu belirtilmiş ise de TTK m.7 "İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar." kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemeyeceğini, ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmünün geçerli olacağını, kefilin faizden sorumluluğu; asıl borçluya uygulanan temerrüt faizi kısmı hariç olmak üzere temel borcun ödenmediğini ihtardan itibaren başladığını, somut olayda icra takibinde asıl borçlunun ödemediği kısma işletilen temerrüt faizi de eklenmek suretiyle ana para denilerek icra başlatıldığını, bir nevi bileşik faiz işletilerek müvekkillerin sorumluluğuna gidildiğini, gerek bilirkişice gerekse mahkemece müvekkilin müteselsil kefil dahi olsa bileşik faiz uygulaması yapılamayacağının göz ardı edildiğini, bankalar kredi ile ilgili sundukları hizmetlerin bütününü kapsayan tek tip bir sözleşme oluşturup, her türlü kredi işlemini bu sözleşmeler aracılığıyla gerçekleştirmekte olduğunu, genel işlem koşullarının mevcut bir hukuki ilişki olmaksızın önceden hazırlanmış olması hususu genel kredi sözleşmeleri için de geçerli olduğunu, banka tarafından dayatılan %39 oranındaki temerrüt faizi , sözleşme serbestisi sınırları dışında kalıp usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilli ile davacı banka arasında imza edilen genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşmelere dayalı olarak %39 oranında temerrüt faizi üzerinden yürütülen takibin devamına karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı usul ve yasaya aykırı ilamının istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kaldırılmasını, bu süreçte telafisi güç zararların önüne geçilmesi adına takibin durdurulmasını talep etmiştir.

DELİLLER

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan faiz ve faiz oranına ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından, dava dışı asıl borçlu ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcuna davalıların müteselsil kefil oldukları, bu kapsamda kullandırılan kredi borcunun ödenmediği, hesabın kat edildiği, bu hususta icra takibi başlatıldığı, davalı taraflarca asıl alacağa itiraz edilmeyerek asıl alacak yönünden takibin kesinleştiği, davalıların takipteki faize ve faiz oranına itiraz ettikleri, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu ileri sürülmüş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporuna göre ve taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre; davalılara kat ihtarının tebliğ edildiği, kat ihtarında belirlenen sürenin sonunda temerrüdün gerçekleştiği, hesap kat tarihi ile temerrüdün gerçekleştiği tarih aralığında akdi faiz uygulanmasının, yine temerrüt tarihinden takip tarihine kadar geçen süre için temerrüt faizi uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, Genel Kredi Sözleşmelerinin temerrüt faizine ilişkin 4.2 maddesinde ".... müşteri temerrüt doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından TC Merkez Bankasına TL/ YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." düzenlemesi bulunduğu, davacı bankanın genel müdürlüğünün 06/06/2017 tarihli genel mektubunda “15.maddesinde T.C. Merkez Bankasına, TL kredilerde fiilen uygulanabilecek en yüksek faiz oranları; TL krediler için %26 olarak bildirildiği, 16. maddesinde "Temerrüt faiz oranı tüm TL ve YP krediler için T.C. Merkez Bankası'na bildirilen en yüksek cari faiz oranının %50 fazlasıyla uygulanır.” şeklinde talimata istinaden % 39 temerrüt faiz oranları esas alınarak sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı, mahkemece bu miktarlar değerlendirilerek hüküm kurulduğu, dava konusu edilen faiz miktarı yönünden alacağın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle bu miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu sonuç olarak, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle;

İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1.-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 23.507,42.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.877,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 17.630,42.TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3.-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde BIRAKILMASINA,

4.-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5.-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,

6.-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/12/2024 tarihinde karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog