Esas No
E. 2021/26638
Karar No
K. 2024/2988
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/26638 E.  ,  2024/2988 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1337 Esas-2021/1551 Karar
DAVACILAR: 1...., 2...., 3.... Vekili Avukat ...

DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ..., 2.... vekili Avukat ..., 3.... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 30.06.2016

HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Davalıların İstinaf Başvurusunun Reddi-Davacı Tarafın İstinaf Başvurusunun Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılmasına, Yeniden Hüküm Tesisi ile Davanın Kısmen Kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/456 Esas-2020/842 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in sürücüsü ve davalı ...'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 11.07.2015 tarihinde davacı ...'nün yolcu konumunda bulunduğu ve davalılardan ...'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araca çarpması sonucu davacı ...'nün yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, çocuklarının yaralanması nedeniyle davacılardan ... ve ...'nün manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... yönünden 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden (davalı ... şirketleri yönünden dava tarihinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, davacı anne ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, davacı baba ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... bakımından maddi tazminat talebi, 242.055,66 sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.594,64 TL geçici iş göremezlik ve tedavi gideri olmak üzere toplam 245.350.00 TL'ye yükseltilmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur tespiti gerektiğini, davalı ... şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, davacıya maluliyeti nedeniyle 08.07.2016 tarihinde %25 kusur ve %5 maluliyet oranları esas alınarak 6.405,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kazaya ilişkin maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, maluliyetin tespit edilmesi halinde illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve maluliyetin sürekli olup olmadığının da belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının iş göremezlik oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini, tedavi giderleri talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacı ...'nün yaşı itibariyle öğrenci olduğunun sabit olduğu ve gelir getiren herhangi bir işte çalışmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı şartlarının oluşmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden indirim uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %12,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve 6 ay iyileşme süresinin bulunduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın denetime elverişli bulunduğu, davacı ...'nün %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, hatır taşıması iddiasının ispatlanamadığı, davacı ... yönünden takdiren 10.000,00 TL manevi tazminat, davacı annesi için 3.000,00 TL ve davacı babası için 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 4.449,10 TL iyileşme süresince efor kaybı, 115.235,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.375,71 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 122.060,31 TL tazminatın davalı ... şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla 30.06.2016 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL ve davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...

vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı ...

vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, faiz belirlemesinin hatalı yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin bir maddi zararı olmadığını, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında hükmedilen tazminattan sorumlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin teminat kapsamı dışında kaldığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indiriminin yetersiz oranda olduğunu, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet ve kusur oranı tespitinin uygun bulunduğu, davacı ...'nün geçici iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden zararının oluştuğu, davacının emniyet kemeri takmadığı sabit olduğundan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, hatır taşımasına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, faiz belirlemesinin isabetli olduğu, ancak davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az bulunduğu, daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulü ile 4.449,10 TL iyileşme süresince efor kaybı, 115.235,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.375,71 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 122.060,31 TL tazminatın davalı ... şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ve faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için takdir edilen 15.000,00 TL, davacı ... için takdir edilen 5.000,00 TL ve davacı ... için takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...

vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı ...

vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranı tespitinin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığını, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin bir maddi zararı olmadığını, tedavi giderlerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında hükmedilen tazminattan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin teminat kapsamı dışında kaldığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi oranının düşük olduğunu, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin manevi tazminat miktarlarının yükseltilmesi kararının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi oranının düşük bulunduğunu, davacının maluliyetinin bulunmadığını ve maluliyet tespitinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü/zorunlu trafik sigortacısı oldukları araçların karıştığı 11.07.2015 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yolcu konumundaki davacı ...'nün yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat istemi ile yaralanan davacının anne ve babası olan davacılar ... ve ...'nün manevi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Davalı ... vekilinin, davacılardan ... ve ...'ye yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı, davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.

Dosya içeriğine göre davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla davacılardan ... yönünden hüküm altına alınıp davalı ... vekilince temyize konu edilen miktar 5.000,00 TL ve davacılardan ... yönünden hüküm altına alınıp davalı ... vekilince temyize konu edilen miktar 5.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur tespitinin dosya kapsamına uygun bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin maluliyete ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.

Somut olayda hükme esas alınan... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 16.11.2020 tarihli raporda, davacı ...'nün trafik kazası sonrası meydana gelen travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranının %12,1 olduğu belirlenmiştir. Anılan raporun, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği görülmekle davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluşup olmadığı, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve oluşan iş göremezliğin ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına da raporda yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, 16.11.2020 tarihli rapor hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda, davacının psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde (11.07.2015) yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

4.Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosya kapsamına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacı ...'nün, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilemeyen davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince bu hesaplamaya göre hüküm kurulduğu, davalı ... şirketlerinin geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğine ilişkin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... şirketleri yönünden davacı ...'nün geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, davacılardan ... ve ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin maluliyete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü; (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davacılar, davalılar ..., ... ve ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog