1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2023/3844 E. , 2024/4692 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde; 1617, 1618, 1622, 933, 1414 ve 3758 parsel sayılı taşınmazların intikali için davalı ...’ı vekil tayin ettiklerini, ...’ın vekalet görevini kötüye kullanarak dava konusu taşınmazlardaki paylarını davalı eşi ...’e temlik ettiğini, Mersin’de yaşadıklarını ve devirlerden haberdar olmadıklarını, satış bedellerinin de ödenmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile paylarının adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; zamanaşımının geçtiğini, murislerinin 1988 yılında öldüğünü, davacıların 1997 yılında mirasbırakandan kalan paylarını 45.000'er TL’ye kendisine sattıklarını ve bedelini aldıklarını, bunun üzerine eşi olan diğer davalıyı da hem intikal hem de satış işlemleri için vekil tayin ettiklerini, diğer mirasçılar şehir dışında yaşamaları nedeniyle gelemedikleri için intikalin 2007 yılında yapıldığını, ...’ın önce diğer mirasçılarla birlikte intikal işlemlerini yaptığını, sonrasında da davacıların iradesine uygun şekilde davaya konu devirleri yaptığını, vekaletnamenin satış yetkisini de içerdiğini, taşınmazların olduğu yerde maden çıkması üzerine davacıların haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, 1997 yılından itibaren taşınmazların kendisi tarafından kullanıldığını, davacıların bu duruma itiraz etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davalı ... ile aynı gerekçelerle davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.10.2015 tarihli ve 2013/827 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı ile; davacıların, dava konusu taşınmazlardaki 1/9 hisselerinin davalı ... tarafından kendisine verilen vekaletname kötüye kullanılarak diğer davalı ... ...'ye satıldığı iddialarını ispatlayamadıkları, vekil edilen ...'nin azledilmediği ve vekalet ilişkisinin devam ettiği, vekaletnamenin satış yetkisini de kapsadığı, vekaletnamenin verildiği tarih olan 1997 yılından dava tarihine kadar dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı, buna davacılar tarafından hiç ses çıkarılmadığı ve daha sonra eldeki davanın açılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine uygun bir davranış olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 18.06.2020 tarihli ve 2017/3982 Esas, 2020/2828 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece dava konusu taşınmazın keşfen değerinin belirlenmediği ve harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı sonrasında yapılan inceleme sonucunda ilk karardaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin babalarından kalan taşınmazların intikallerinin yapılması için yengeleri olan davalı ...’ı vekil tayin ettiklerini, yıllar sonra da dava konusu taşınmazlardaki paylarının satıldığını öğrendiklerini, müvekkillerine bedel ödenmediğinin dosyalardaki belgelerden ve halin icabından anlaşılacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 390. maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 506. maddesi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Dosya içeriğinden; 1617, 1618, 1622, 933, 1414 ve 3758 parsel sayılı taşınmazlardaki davacı ... ve ...’a ait 1/9 ar payların 11.07.2007 tarihinde davalı vekil ... tarafından davalı eşi ...’e satış suretiyle temlik edildiği görülmüştür.
3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
09.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.