Esas No
E. 2023/5681
Karar No
K. 2024/5103
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2023/5681 E.  ,  2024/5103 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1236 E., 2023/1636 K.
DAVACILAR: ... vd. vekili Avukat ...
DAVALILAR: ... vekili Avukat ..., ...
DAVA TARİHİ: 23.06.2020

KARAR : Davalı vekili yönünden usulden reddine, davacılar vekili yönünden istinaf başvurusunun reddi ile, resen gözetilen sebeple gerekçe değiştirilerek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine TEMYİZ EDENLER : Davacılar vekili ve davalı ... vekili

İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/282 E., 2023/272 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı vekili yönünden usulden reddine, davacılar vekili yönünden istinaf başvurusunun reddi ile re'sen gözetilen sebeple gerekçe değiştirilerek, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in, Afyonkarahisar 7. Noterliğinde 14.08.2015 tarih ve 13263 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin düzenlendiğini, bu vasiyetnamenin Afyonkarahisar 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/532 Esas sayılı dosyası ile 27.06.2019 tarihinde açılıp okunduğunu, murisin ayrıca dava konusu vasiyetnameye konu taşınmazları 06.02.2018 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalı ...'a devrettiğini, bu işlemin muvazaalı olması nedeniyle Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/80 Esas sayılı dava açtıklarını, davalı ...'ın murise yaptığı baskı nedeniyle murisin vasiyetname düzenlediğini ve vasiyetnameyi düzenlediği esnada fiil ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, Afyonkarahisar 7. Noterliğinin 14.08.2015 tarih ve 13263 yevmiye sayılı vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde müvekkil mirasçıların mahfuz hisseleri oranında vasiyetnamenin tenkisini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'i ile hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının vasiyetnamenin iptaline yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu, Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/80 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ve murisin saklı payı zedeleme kastının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dosyada vasiyetnamenin davacılara 30.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların bu tarihte iptal sebeplerini ve saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri dikkate alındığında, dava tarihinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde;

a)Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dosyada 27.06.2019 tarihli duruşmada, hakim tarafından kapalı ve zımbalanmış zarfın açıldığı ve vasiyetnamenin okunduğunun belirtildiği, buradan vasiyetnamenin ilk o celse açıldığının ve ilk kez okunduğunun anlaşılacağını,

b)Vasiyetnamenin açılması ile değil içeriğini öğrenmeleri ile iptal sebeplerini öğreneceklerini de davanın 23.06.2020 tarihinde açılarak 1 yıllık hak düşürücü süreye riayet ettiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde;

a)Vasiyetnamenin iptali davasında ancak lehine vasiyet edilen yasal ve atanmış mirasçıların davalı olabileceğini, bunun dışında vasiyetnameden yararlanmayan mirasçının davaya dahil edilmesi zorunluluğunun bulunmadığını,

b)Tanıkları arasında ismini bildirdikleri ...'in davaya dahil edilerek tanık olarak dinlenilmemesinin hukuka aykırı olduğunu bu konudaki ara kararın kaldırılmasını,

c)İlk Derece Mahkemesinin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, söz konusu hukuka aykırılık durumunun esasa etkili görülmemesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinde ara karara itiraz etmiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun usulden reddine, mirasçılar vasiyetnameyi Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli duruşmasında öğrendiklerinden 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, davacı tarafın murisin vasiyetnameyi baskı ve korkutma ile düzenlediği veya vasiyetnameyi düzenlediği esnada fiil ehliyetinin bulunmadığına dair hususları ispatlayamadığı, tenkis istemi yönünden Afyon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/80 Esas sayılı dosyasında ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalı adına tescil edilen taşınmazlarla ilgili davacılar lehine tapu iptali ve tescil kararı verildiği, bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği ve bu nedenle davacıların saklı payları zedelenmediğinden tenkis isteminin de reddinin gerektiği gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile incelenen kararın re'sen gözetilen sebeple gerekçe değiştirilerek, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan Mahkeme kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;

a)İstinaf yasa yoluna başvuru dilekçelerinde esasa dair inceleme yapılması yönünde talepleri olmadığı halde istinafın esas yönünden inceleme yaparak davayı ispat edemedikleri sonucuna ulaştıklarını,

b)Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davasında murisin davalı tarafından baskı altına alındığının kabul edildiğini, tanık beyanları ile de murisin baskı altında vasiyetname düzenlediğini ispatladıklarını,

c)Tapu iptali ve tescil davası kabul edilmiş ise de, bu davada vasiyetnamenin iptaline karar verilmezse vasiyete konu taşınmazlardaki müvekkil hisselerinin davalı ...'a geçeceğini, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil için açılan dava neticesinde müvekkiller adına payları oranında tapuya kaydedilen taşınmazların tekrar davalı ... adına geçmesi ile saklı paylarının ihlal edileceğini,

d)Kabul anlamına gelmemek üzere, vasiyetnamenin iptaline karar verilmeyecekse dahi tenkis talebinin kabul edilmesi ve müvekkillerinin saklı payları zedelenmeyecek şekilde hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak; İlk Derece Mahkemesinden ayrı olarak 02.10.2023 tarihinde yeni bir hüküm tesis edildiği halde 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Bilindiği gibi; tenkis (inidirim) davası, TMK'nın 560-562 nci maddelerinde düzenlenen, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen gerek ölüme bağlı ve gerekse sağlararası kazandırmalarının kural olarak saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar tarafından mirasbırakanın tasarruf edebileceği sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu davalardandır. Bu yönüyle bakıldığında, tenkis davası, Miras Hukukuna özgü bir iptal davası olarak kabul edilmelidir. (G.Antalya, Miras Hukuku, İstanbul, 2003, s.305). Tenkis davası, açıkladığımız sebeplerle saklı payın yaptırımıdır (H.Hatemi, Miras Hukuku, İstanbul, 2004, s.23).

2.Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır (TMK.md.570).

3.Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi için, kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesi gerekir. Bunun için, tereke ile ilgili bütün kayıt ve belgeler dosyaya getirtilmelidir. Murisin, temlik dışı taşınmazların tapu kayıtları ve diğer belgeleri Mahkemece re'sen tespit edilir (Yargıtay 2.HD.23.06.2005, 8487-9834).

4.Mirasbırakanın, saklı payı zedeleyip zedelemediği "net tereke" üzerinden hesaplanır. Net tereke ise, terekenin aktifinden terekenin pasifinin indirilmesi ile bulunur. Terekenin aktifi; mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Terekenin aktifini, temlik edilenler ile temlik dışı bırakılanlar oluşturmaktadır. Temlik edilenler ve temlik dışı olan taşınmazların mirasbırakanın ölüm tarihindeki değerine göre hesaplanır.

5.Saklı paya elatmanın doğru olarak belirlenmesi için mirasbırakana ait her türlü mal varlığı değerinin saptanması gerekir. Terekenin pasifini, TMK'nın 507/2 nci maddesinde açıklandığı gibi, mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazım giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir. Net tereke, bu şekilde tespit edildikten sonra; davacıların, net tereke üzerinden miras payı bulunur ve daha sonra saklı payları belirlenir. Bu durumda, davanın, TMK'nın 565 inci maddesi gereğince, tenkis hükümlerine göre incelenmesi gerekir. Tenkisde, tasarrufa konu malın paylaşımı yönünden araştırma yapmak için sabit tenkis oranı belirlenmelidir.

6.Sabit tenkis oranı, 11.11.1994 gün ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile "tasarrufun tümünün değeri ile davalılara yapılan fazla teberru arasında kurulan orandır". Sabit tenkis oranı ile el atılan saklı payın, tasarrufun değerine oranı ile bunun her davalıya yapılan tasarruf tutarları yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Sabit tenkis oranında tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (MK.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde TMK'nın 564 üncü maddedeki tercih ... gündeme gelecektir ki o zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü ve 4/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca sür'atle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki fiyatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir.

7.Tenkis davalarında tereke mevcudunun (temlik içi - temlik dışı) Mahkemece re'sen araştırılması zorunludur. Zira mirasbırakan adına olan tereke mevcudunun mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle değerinin tesbiti; gerek sabit tenkis oranının hesaplanması, gerekse ihlal edilen mahfuz hissenin belirlenmesi için zorunludur.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir reddi gerekmiştir.

2.a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b)Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 02.10.2023 tarihli kararında, her ne kadar Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/80 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne ilişkin karar Yargıtayca onanarak kesinleştiğinden, saklı payların zedelenmeyeceğinden tenkis isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmış ise de, davacının bu davası ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine konu davasının konularının farklı olduğu, vasiyetnamenin iptaline ilişkin istemin reddi kararı ile vasiyetname halen ayakta olacağından ve saklı payların ihlali söz konusu olabileceğinden, davacının terditli istemi olan tenkis hakkında inceleme ve araştırma yapılmadan, açıklanan gerekçeyle tenkis isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Mahkemece, ilgili hukuk kısmında açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınarak, tenkis konusunda inceleme ve araştırma yapılması ve ondan sonra tenkis hakkında karar verilmesi gerekirken, ölünceye kadar bakma akdi ile devri yapılan taşınmazlarla ilgili tapu iptali ve tescile ilişkin kesinleşen kararın esas alınarak hüküm tesis edilmesi yanlış olup, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.a.Yukarıda V.C.3.2.a paragrafında açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

b)Yukarıda V.C.3.2.b. paragrafında açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Miras Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog