Esas No
E. 2024/221
Karar No
K. 2025/80
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2024/221 Esas

KARAR NO: 2025/80

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/01/2020

NUMARASI:2015/690 E. - 2020/48 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı görünen davalı tarafınan ... e sayılı icra takip dosyası ile 12/10/2011 tanzim ve 10/01/2012 vade tarihli ve 40.000,00 TL lik 1 adet senedin tahsili için 05/03/2013 taihinde icra takibi başlatıldığını, bu takip ile ilgili ödeme emrinin usulsüz ve tebligat kanunan aykırı olarak müvekkilinin oğluna tebliğ edildiğini,bu seple müvekkilinin süresinde mercii hakimliğine müracaat edemediğini, alacaklı görünen tarafa gerçekte hiç bir borcu olmadığını, müvekkilinin dava dışı ... . Şti de 13/04/1998-23/05/2003 tarihleri arasında tır şöförü olarak çalıştığını, söz konusu konusu şirketin müvekkiline teminat olması açısından boş senet imzalattığını, müvekkilinin işten çıkması üzerine defalarca istemesine rağmen iade edilmeyen senet için Çorlu ... Noterliğinin 04/05/2005 tarih ve ... yevmiye noul ihtarnamesinin çekildiğini, şirket yetkilileri tarafından boş ve bedelsiz senedin sözde yırtılıp atıldığı bu sebeple hukuki ve fiili olarak korkmasını gerektiren bir durum olmadığının söylendiğini, aradan geçen zamanda müvekkilinin alacaklarını alamadığı için dava dışı şirkete işçilik alacaklarının tazmini için Bakırköy 1. İş Mah 2010/656 E 2012/64 k sayılı ilamı ile yaklaşık 24.008,47 TL tutarındaki tazminatı dava dışı şirketten almaya hak kazandığını, bu kararı ... sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, bir süre sonra aleyhine hiç tanımadığı hukuki ve fiili oharak hiçbir alacağı ve borcu olmadığı ... tarafından açılan icra takibi ile şok olduğunu, davalı ...'nın dava dışı .... Şti. çalışanı olduğunu takibe konu senedin yazı karaktarleri ile yazılan yazı tarihleri arasında uzun zaman farkı bulunduğunu, senet üzerinde yapışık halde bulunan hulun tarih o larak 1998 tarihine yani müvekkilinin dava dışı şüpheli ... . Şti'de başladığı yıla ait olduğunu, şüpheli şirketin birçok eski çalışanının bu şekilde mağdur ettiğini beyanla, müvekilinin davalı tarfa gerçekte borçlu olmadığının tespitine ve takibe konu senedin müvekkiline iadesine karar verilmesini,takibin iptaline, davalının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin alacak borç ilişkisi gereği davacı tarafından düzenlenmiş şekilde müvekkiline verildiğini, davacının vadesinde borcunu ödemediğini, müvekkilinin ... Şti de hiç çalışmadığını, dava konusu senedin davacı tarafından müvekiline verildiğini, davacının dava dşı işverene verdiği iddia ettiği boş senedin, davalı müvekkili tarafından takibe konulan senet olduğunun kesin yazılı deliller ile ispatlaması gerektiğini, bu nedenle davacının tanık dinletnmesine muvafakatı bulunmadığını, tanık dinlenmesine karar verilmesi halinde tanık bildirme haklarının saklı tutulduğunu beyanla, davanın reddine, %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; " davanın reddine " karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki iddiaları tekrarla mahkemece usulsüz tebligata ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, tanık dinletilme taleplerinin reddedildiğini, eksik araştırma ve inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, dosyada alınan bilirkişi raporu ele alındığında senetteki en önemli unsurlar olan tanzim tarihi, tanzim yeri ve meblağın müvekkilinin elinin ürünü olmadığının ispatlanmış olduğunu, senedin iptal edilmesi ve söz konusu icra takibinin tedbiren durdurulması gerektiğini, mahkemece müvekkilinin iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği belirtilmişse de davalı, söz konusu düzenlenmiş senedi verdiği borç karşılığında aldığını söyleyerek senedin ihdas sebebini talil ettiğini, somut olayda ispat yükünün davalıya geçtiğini, senedin müvekkili tarafça davalıya verilmediğini ve müvekkilinin dava dışı ... . Şti de 13/04/1998-23/05/2003 tarihleri arasında tır şöförü olarak çalıştığı süreçte, söz konusu şirketin müvekkiline teminat olması açısından boş senet imzalattığının ortada olduğunu, müvekkili ve davalı arasında dava konusu senedi düzenleyecek mahiyette ticari ve fiili veya herhangi bir ilişki bulunmadığını, müvekkili ile ile davalının ne zamandan beri tanışıklığının bulunduğu, davalının neye karşılık borç para verdiğini, senedin 12.10.2011 tanzim, 10.01.2012 vade tarihini içermesine rağmen senedin sağ alt köşesinde bulunan pulun neden 2008 tarihli olarak yapıştırıldığını, davalının yukarıda belirttiğimiz hususlardaki çelişkili, yazılı beyanları karşısında, senet üzerinde sonradan doldurulan hususlarda neden gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve bunun dışında dava dışı ... Şti. ne müzekkere yazılarak dava konusu senet ve bu senedin iadesi için T.C. Çorlu Beşinci Noterliğinin 04.05.2005 Tarihli ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi ile ilgili senedin davacıya teslim edilip edilmediğinin sorulmasına ve ilgili şirket yetkilisinin bu konu hakkında isticvap edilmesine ve sair hususlarda maddi gerçeğin ortaya çıkması için davalının isticvap edilmesi gerektiğini, tüm taleplerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, davalı haksız ve hukuksuzu bir şekilde isticvap edilmediğini belirterek mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf istemenin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının kötü niyetli istinaf başvurusu davayı uzatma ve müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirme amacıyla yapıldığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili bahsedilen şirketi bilmediğini ve bahsedilen şirkette hiç çalışmadığını, dosyadaki ...'dan gelen cevabi yazılar da bu durumu doğruladığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/47692 Soruşturma dosyasında alınan 17/02/2016 tarihli grafoloji raporunda bononun ön yüzünde borçlu kısmındaki ... ...Tekirdağ ... rakam yazılarının davacı ...'ün kendisinin eli ürünü olduğu ortaya çıktığını, davacı bonodaki imzaya herhangi bir itiraz etmediğini, davacının bonoyu teminat amacıyla verdiği iddiasını kabul etmediklerini, bu iddiasını dosyaya İİK 169/a'da sayılan belgeleri sunmadığından iddiasını ispatlayamadığını, davacının isticvap talebinin reddi gerektiğini, ödeme emri usulüne uygun tebliğ edildiğini, söz konusu bono açık bono hükmünde olduğunu, bono üzerinde neye istinaden verildiğiyle ilgili bir yazı olmadığını beyanla mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf istemenin reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Dava İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'de açılmış ,görevsizlik kararı ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda yazılı esasına kaydedilmiştir. İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında , 12/10/2011 tanzim, 10/01/2012 vade tarihli, 40.000,00 TL bedelli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibine geçildiği görülmektedir.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu'nun 2014/47692 soruşturma nolu dosyasında alınan 17/02/2016 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu senedin ön yüzünde metin kısmındaki "10/01/2012 - 40.000 TL - 10 Ocak 2012- ... - kırkbintürklirası - nakden - İstanbul - 12.10.2011" rakam - yazılar ile ...'e ait mukayese rakam-yazılar arasında yapılan karşılaştırmalı incelemede; aralarında "..." tanı unsurları bakımından faklılıklar tespit edilesi nedeniyle, söz konusu rakam-yazıların ...'ün... olmadığını, söz konusu rakam ve yazıların Şüpheli ...'nın eli ürünü olduğunu, senedin ön yüzündeki borçlu kısmındaki "... ...Çorlu - Tekirdağ- ..." rakam ve yazıları ile ...'e ait mukayase rakam-yazılar arasında yahılan karşılaştırmalı incelemede aralarında " ..." tanı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler tespit edilmesi nedeniyle, söz konusu yazıların müşteki ...'ün eli ürün olduğunu, inceleme konusu senedin ön yüzündeki borçlu "..." adına atılı imzalar ile ...'e ait mukayese imzaların karşılaştırılmasında aralarında "grafolojik ve ..." tanı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler tespit edilmesi nedeniyle söz konusu imzaların müşteki ...'ün eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını beyan ve rapor etmiştir.İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/485 Esas sayılı dosyası ile açılan takibin iptali davasının istinaf bozması sonrası, 2018/234 Esas 2019/869 Karar saylı karar ile reddine dair verilen kararın İstanbul BAM 20 H.D.'nin 2020/983 - 2021/578 sayılı kararı ile 24/02/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya, kapsamına göre, icra takibine konu senedin bono vasfında olduğu ve imzanın davacıya ait olduğu, davacı tarafından dava dışı ... şirketine işe girişte kendisinden teminat olarak alındığını ileri sürdüğü, davalı alacaklının savcılık dosyasında alınan ifadesinde senedin ön yüzündeki yazı ve rakamların kendisine ait olmadığını , kendisine senedin doldurulmuş halde müşteki tarafından verildiğini beyan ettiği, savcılık dosyasında alınan raporda ise senet metnindeki yazı ve rakamların davacının eli ürünü olmadığı,rakam ve yazıların şüpheli ...'nın eli ürünü olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda alacaklının beyanlarına itibar edilmesine olanak bulunmadığı, davacının senedin işe girişte teminat olarak alındığına ve kıdem tazminatının tahsiline engel olmak için senedin takibe konulduğuna dair iddiası üzerinde durulması gerektiği zira, uygulamada yerleştiği üzere, iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, özellikle taşımacılık alanında tır şoförlerinden işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı bilinen bir gerçektir. Bu iddianın ispatlanması halinde işverence alınan senedin teminat senedi niteliğinde sayılması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Soruşturma aşamasında müşteki olan davacının gösterdiği tanıklar davacı ile birlikte aynı iş yerinde çalışan tır şoförleri olup, dava dışı şirketin şoförlerden işe girişte boş senet aldığını, işten ayrılışlarında senetlerini alamadıklarını beyan etmişlerdir. Ayrıca davacının iş yerinden ayrıldıktan sonra Çorlu Noterliğince keşide edilen ihtarname ile işverenden senedin iadesini istediği görülmektedir. Yine aynı şirket ve davalıya karşı aynı iddialarla bir başka şoför tarafından Bakırköy 26. İş Mahkemesi'nin 2016/123 Esas, 2020/946 Karar Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı , davanın reddine dair kararın eksik inceleme gerekçesi ile İstanbul BAM 47 HD'nin 2021/898 - 2021/1268 sayılı kararı ile kaldırıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının iddiaları üzerinde yeterince durulmadığı ve teminat iddiasının kambiyo hukuku ilkeleri dikkate alınarak yazılı delil bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de, iddianın içeriği ve gösterilen ve toplanan deliller kapsamında menfi tespit talebine dayanak senedin işçi işveren ilişkisi kapsamında verildiği, davalı tarafından kötüniyetli doldurularak takibe konulduğu ileri sürülmüş olduğundan, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde iş mahkemelerinin görevi, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi” olarak belirlenmiş olmakla, işçi sıfatını taşıyan kişinin iş ilişkisi devam ederken düzenlediği senede dayalı talebiyle ilgili davanın davanın, iş mahkemesinde görülmesi gerekir. İş Hukukuna hakim temel prensipler olan , işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, ve kayıtları elinde bulundurmasına karşılık , zayıf durumda olan işçinin korunması gerektiği, dikkate alınarak, iş veren tarafından düzenlenen , düzenlenmesi istenen belgelere karşı ihtilaf halinde tanık ile ispat olanağı getirilmiştir.Bu nedenlerle davaya bakmak görevinin iş mahkemesine ait olduğu hususunun resen gözetilmesi ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle kabulü ile HMK 353/1-a- 3 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2020 tarih, 2015/690 E. 2020/48 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.16/01/2025

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK İş Hukuku 578 sayılı kararı ile 24/02/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya, kapsamına göre, icra takibine konu senedin bono vasfında olduğu ve imzanın davacıya ait olduğu, davacı tarafından dava dışı ... şirketine işe girişte kendisinden teminat olarak alındığını ileri sürdüğü, davalı alacaklının savcılık dosyasında alınan ifadesinde senedin ön yüzündeki yazı ve rakamların kendisine ait olmadığını , kendisine senedin doldurulmuş halde müşteki tarafından verildiğini beyan ettiği, savcılık dosyasında alınan raporda ise senet metnindeki yazı ve rakamların davacının eli ürünü olmadığı,rakam ve yazıların şüpheli ...'nın eli ürünü olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda alacaklının beyanlarına itibar edilmesine olanak bulunmadığı, davacının senedin işe girişte teminat olarak alındığına ve kıdem tazminatının tahsiline engel olmak için senedin takibe konulduğuna dair iddiası üzerinde durulması gerektiği zira, uygulamada yerleştiği üzere, iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, özellikle taşımacılık alanında tır şoförlerinden işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı bilinen bir gerçektir. Bu iddianın ispatlanması halinde işverence alınan senedin teminat senedi niteliğinde sayılması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Soruşturma aşamasında müşteki olan davacının gösterdiği tanıklar davacı ile birlikte aynı iş yerinde çalışan tır şoförleri olup, dava dışı şirketin şoförlerden işe girişte boş senet aldığını, işten ayrılışlarında senetlerini alamadıklarını beyan etmişlerdir. Ayrıca davacının iş yerinden ayrıldıktan sonra Çorlu Noterliğince keşide edilen ihtarname ile işverenden senedin iadesini istediği görülmektedir. Yine aynı şirket ve davalıya karşı aynı iddialarla bir başka şoför tarafından Bakırköy 26. İş Mahkemesi'nin 2016/123 Esas, 2020/946 Karar Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı , davanın reddine dair kararın eksik inceleme gerekçesi ile İstanbul BAM 47 HD'nin 2021/898 - 2021/1268 sayılı kararı ile kaldırıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının iddiaları üzerinde yeterince durulmadığı ve teminat iddiasının kambiyo hukuku ilkeleri dikkate alınarak yazılı delil bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de, iddianın içeriği ve gösterilen ve toplanan deliller kapsamında menfi tespit talebine dayanak senedin işçi işveren ilişkisi kapsamında verildiği, davalı tarafından kötüniyetli doldurularak takibe konulduğu ileri sürülmüş olduğundan, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K578 md.1 İİK md.169 HMK md.355 K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog