Esas No
E. 2023/328
Karar No
K. 2024/954
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/328 K. 2024/954 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/328, K. 2024/954, T. 24.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/328
Karar No
2024/954
Karar Tarihi
24.12.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/328 Esas
KARAR NO: 2024/954
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/05/2023
KARAR TARİHİ: 24/12/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-takip alacaklısı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından, davacı müvekkili şirket ve diğer borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, bahse konu takip, çek ve sair hususların hukuka, kanuna aykırı olduğunu, takip konusu çek içeriğinin suç teşkil etmekte olduğunu, takibe konu çekteki imza ve kaşenin davacı müvekkili şirkete ait olmadığını, ... İcra Hukuk Mahkemesi ...

E. Sayılı dosyası ile imzaya ve sair hususlara itiraz edildiğini, imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı hem işbu davamız hemde imzaya itirazı kapsamında ortaya çıkacağını, bahse konu çeklerin kargoya verildikten sonra müvekkili şirkete ulaşmadığını, çeklerin akıbeti bilinmemekte olduğunu, çekteki imza ve kaşenin müvekkili şirkete ait olmadığını, sahte olarak atıldığını, çekin keşidecisi ile müvekkili şirketin ekte sunulan 06.12.2022 tarihli tutanak-protokolü düzenlendiğini, davalı yanın çekin arka yüzündeki ödeme yasağını bilmesi hasebiyle çeki icra takibine konu etmesinin iyi niyetten yoksun olduğunun açık bir göstergesi olduğunu belirterek, işbu davanın ehhemmiyeti ve aciliyeti gereği öncelikle karşı taraflara tebligat ve duruşma yapılmaksızın, .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin teminatsız olarak icra veznesine giren/girecek paranın davalı-alacaklıya ödenmemesine ve tüm konulan/konulacak hacizlerin kaldırılmasına, mümkün olmaması halinde mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde icra veznesine giren/girecek paranın davalıya ödenmemesine ve tüm konulan/konulacak olan hacizlerin kaldırılmasına, müvekkili şirket yetkilisi ... ...(TC no:...) (...) ... ikamet etmesi ve şirketin Ankara'da olması sebebiyle talimat yoluyla imza örneklerinin alınmasına, mahkemenin gerekli görmesi halinde ... Şubesine (... ... ... Apartmanı No:22B ...) müzekkere yazılarak, imzaya itirazları çerçevesinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, davacı müvekkili şirketin .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ve takip konusu çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespitine ve icra takibin iptaline, haksız ve iyiniyetten yoksun davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

S A V U N M A /

Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın, yetkili hamili ve meşru alacaklısı olduğu söz konusu çekteki imzasının sahte olduğunu iddia etmiş ise de çekin görüntüsünden hiçbir suretle anlaşılamayacak bu durumu müvekkili firmanın bilme ihtimali bulunmamakta olup davalı müvekkili firmanın bunu bilmesi veyahut kendisinden bilinmesinin beklenmesi mümkün olmadığını, müvekkili firma söz konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiğini ve akabinde nakit ihtiyacı sebebi ile iktisap etmiş olduğu söz konusu çeki yasaya ve usule uygun olarak tahsili yoluna gittiğini, bu sebeple iyiniyetli üçüncü kişi olan davalı müvekkili firmanın, dava konusu çekin sıhhatli biçimde birbirini takip eden ciro zinciri içerisinde bulunan yetkili ve meşru hamili olduğundan davanın reddi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemler yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketi kötüniyetli olmak ile itham etmek mümkün olmadığını, müvekkilinin çeki ağır kusuru ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinin ispatlanması gerektiğini savunarak, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalılarca, kendilerine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir. G E R E K Ç E / Dava; Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ve takip dayanağı ... ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30.04.2023 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit ve takibin davacı şirket yönünden iptali istemlerine ilişkindir.

Taraf delilleri toplanmış, dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kayıtları, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kayıtları, dava konusu çek aslı, davacı şirketi temsile yetkili kişileri gösterir 2022-2023 yılları ticaret sicil dosyası, ...'a ait ıslak imzalı belge asılları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı ... .... A.Ş tarafından davacının da aralarında bulunduğu borçlulara karşı ... ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30.04.2023 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çek nedeniyle 150.000,00 TL asıl alacak, 485,96 TL faiz, 15.000,00 TL tazminat, 450,00 TL komisyon olmak üzere toplam 165.935,96 alacak üzerinden 12/05/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Dosyamız davacısı şirket tarafından, takip konusu çekteki imzanın davacı şirkete ait olmadığından bahisle dosyamız davalısı ... .... A.Ş'ye karşı takibin durdurulması ve iptali istemiyle açılan dava olduğu anlaşılmıştır. İcra Hukuk Mahkemesi dar yetkili mahkeme olduğundan ve bu kapsamda verilen karar daha geniş yetkili mahkememizi bağlamayıp, mahkememizce de tekrardan rapor alınması gerekli olduğundan bu dosyanın sonucu beklenmemiştir. Davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, çek keşide tarihi itibarıyla davacı şirket yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce Grafoloji uzmanı bilirkişi ...'dan alınan 01/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... / 30/04/2023 keşide yer ve tarihli, keşidecisi "..." isimli şahıs olan, "... ... Sanayi İnşaat Taahhüt ve Dış Tic. A.Ş." isimli şirket yetkilisine emrine, "150.000,00" TL meblağlı, ... numaralı çek aslı; arka yüzünde basılı kaşe basım izi, üzerinde atılı bulunan 1. Ciranta imzasının ... isimli şahsın dava dosyası içerisinde mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun belirlenmiş olması sebebiyle ... isimli şahsın eli mahsulü olmadığı yönünde sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir.

Buna göre;

Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava ve takip konusu çekteki davacı şirket adına atılı imzanın davacı şirkete ait olmadığı ileri sürülerek, dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ve takip dayanağı ... ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30.04.2023 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit ve takibin davacı şirket yönünden iptali ve davacı lehine %20 oranında tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.

Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından cevap dilekçesi ile, davalı şirketin iyi niyetli ve yetkili hamil olduğu, çeki ticari ilişki kapsamında devraldığı, söz konusu çekteki imzasının sahte olduğunu bilme ihtimalinin olmadığı, çeki ağır kusuru ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinin ispatlanması gerektiği savunularak, davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Diğer davalılarca, kendilerine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden incelenecek bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır.

Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu ispatlamak zorundadır.

Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının 2017/(19)11-2738 Esas 2021/1513 Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.

Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).

Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).

Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.

Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.

Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanunun 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.

Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.

Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.

Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde;

Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, davalı alacaklı ... .... A.Ş tarafından davacının da aralarında bulunduğu borçlulara karşı ... ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30.04.2023 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çek nedeniyle 150.000,00 TL asıl alacak, 485,96 TL faiz, 15.000,00 TL tazminat, 450,00 TL komisyon olmak üzere toplam 165.935,96 alacak üzerinden 12/05/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.

Dava ve takip konusu ... ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30.04.2023 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin dava dışı ..., lehtarın dosyamız davacısı ... ... ...A.Ş. olduğu, Çekin arkasında sırasıyla dosyamız davacısı ... ... ...A.Ş., dosyamız davalısı Karnallar Su... Ltd. Şti., dosyamız davalısı ... Plastik... Ltd. Şti., davalı Day To Day... A.Ş. ve davalı ... .... A.Ş cirolarının bulunduğu, davalı ... .... A.Ş tarafından dava konusu icra takibine konu edildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce Grafoloji uzmanı Bilirkişi ...'dan alınan 30.09.2024 tarihli bilirkişi raporu ile, Dava ve takip konusu çekin -Arka yüzündeki davacı şirket kaşe ve ismi üzerine atılı bulunan Ciranta imzasının, davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme ile, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükellef olduğu vurgulanmıştır.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dava ve takip konusu çekteki davacı lehtarın cirosunun sahte olduğu anlaşıldığına göre, 6102 sayılı TTK’nın 684. ve 788. maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından çek üzerinde bulunan hakkın çekte davacı lehtar cirantadan sonra gelen davalı cirantalara ve çeki elinde bulunduran davalı .... A.Ş.'ye geçmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda davalı ... .... A.Ş'nin, 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından ciro zincirindeki kopukluktan önceki davacı lehtar ve dava dışı keşideciye başvurma hakkı bulunmamaktadır.

Somut olayda, davacı lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalı .... A.Ş.'nin 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacıda olduğu düşünülemez. Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir.

Bu durumda çeki elinde bulunduran davalı .... A.Ş.' nin, çekteki davacı lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çekteki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye ve lehtara başvuru hakkı bulunmadığından, aynı şekilde diğer davalıların da keşideciye ve lehtara başvuru hakkı bulunmadığından, davacı tarafın davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenler ile, Davacı Tarafça Açılan Davanın Kabulü İle; Davacının, davalılara, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve dayanağı " ... ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30.04.2023 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli" çek nedeniyle borçlu olmadığının tespine, takibin davacı şirket yönünden iptaline karar verilmiştir. Ayrıca, dosya kapsamı delillere göre, takibin kötü niyetli yapıldığına dair mahkememizde kanaat oluşmadığından davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davacının, davalılara, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve dayanağı " ... ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30.04.2023 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli" çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİNE, takibin davacı şirket yönünden İPTALİNE,

2.Davacı tarafın tazminat talebinin REDDİNE,

3.Alınması gereken 11.335,08-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 2.833,78-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭8.501,3‬0-TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.833,78 TL peşin harç parasının davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

4.Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 1.639,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 6.818,9‬0 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

6.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

7.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ...  e-imzalıdır Hakim ...  e-imzalıdır

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog