Esas No
E. 2023/2282
Karar No
K. 2024/3068
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2023/2282 E.  ,  2024/3068 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/131 E., 2023/237 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili, ...'nin 11.12.2010 tarihinde davalı kooperatife yazdığı dilekçe ile ...'nin 05.11.2010 tarih ve 38931 yevmiye numaralı kur'a ile kendisine isabet eden 3968 parsel, A Blok 3. kat 14 no'lu bağımsız bölümü müvekkili ...'a devrettiğini bildirdiğini, kooperatifin müvekkiline gönderdiği yazı ile 28.10.2001 tarihinde yapılacak genel kurula davet edildiğini, 28.10.2001 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların müvekkiline yazılı olarak tebliğ edildiğini ve müvekkilinin kooperatife üyeliğinin kesinleştiğini, müvekkilinin daireyi anahtar teslimi şeklinde herhangi bir aidat ödememek kaydı ile ...'den satın aldığından dolayı inşaatın bitip teslim edilmesini beklediğini, dairenin teslimi uzayınca müvekkilinin kooperatif ve inşaat hakkında şantiyede duran şahıstan bilgi edinmek istediğini, ancak gerçek bir cevap alamadığını ileri sürerek, kooperatif ile davacı arasındaki muarazanın giderilmesine, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun hüküm altına alınmasına, ihraç edilmiş ise ihraç kararının Kooperatif Kanunu'na ve anasözleşmeye uygun olmaması nedeni ile iptaline, davacının ...'nin üyelik hakkını devralması nedeni ile ...'nin 05.11.2000 tarih ve 38931 yevmiye numarası ile çekilen kura zaptında ...'ye isabet eden 3968 parsel, A Blok 3. Kat 14. no'lu bağımsız bölümün müvekkiline aidiyetini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlık için kanunda 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü ve tapu iptali ve tescile ilişkin talebinde zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, ayrıca yetki itirazında bulunduklarını, zira dava tarihi olan 2011 tarihinde kooperatif merkezinin Alanya'ya taşınması ve aynı zamanda HUMK'a taşınmazlarla ilgili davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunun sabit olduğunu, iş bu davada yetkili mahkemenin Alanya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle, usule ilişkin itirazların değerlendirilerek davanın reddini, sebepsiz ve haksız zenginleşmeye yol açacak tapu iptali ve tescil talebinin reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı kooperatif, süresinde cevap dilekçesi sunmamış, 6100 sayılı HMK'nın 128. maddesi gereğince ileri sürülen maddi vakaları inkâr etmiş sayılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli kararıyla; iddia, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının davalı kooperatifteki üyeliği ...'den devren aldığı, davacının 01.07.2001 tarihinde yapılan 2000 yılı olağan genel kurul toplantısına katıldığı, hazirun listesinin 78. sırasında yer aldığı, 28.10.2001 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı hazirun listesinin 71. sırasında kayıtlı olduğu, üyelikten çıkartıldığına ilişkin herhangi bir genel kurul kararının da bulunmadığı, dolayısiyle davalı kooperatifin üyesi olduğu kanaatine varıldığı, ancak dava konusu edilen 3968 parsel, A Blok 14 no'lu bağımsız bölüm kooperatif adına değil davada üçüncü. kişi konumunda bulunan ...'e ait olduğunun yargılama sırasında gelen tapu kayıtlarından anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının Tasfiye Halinde S.S. Reyhan Konut Yapı Kooperatifi'nin üyesi olduğunun tespitine, aidiyet talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı süresinde davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 2015/3380 Esas, 2016/969 Karar sayılı ve 22.02.2016 günlü kararı ile tescili istenen bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle, davalı kooperatif adına tapuda kayıtlı iken yargılama sırasında 22.06.2011 tarihinde ferdileşme nedeniyle ... adına tescil edildiği, mahkemece,

HMK'nın 125. maddesi uyarınca, davacı yana seçimlik hakları hatırlatılarak, sonucuna uygun şekilde davaya devam ve hüküm tesisi gerekirken, belirtilen bu husus gözardı edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek kararın bozulması uygun bulunmuştur.

Bozmaya uyan ilk derece mahkemesince verilen 13.04.2017 tarihli kararda,

HMK'nın 125/1-a maddesi uyarınca davanın yeni malik olan ...'e tapu iptali ve tescil davası olarak yöneltildiği HMK'nın 12/1. maddesi "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir" hükmünün kesin yetki niteliğinde olduğu ve davanın her aşamasında hakim tarafından re'sen nazara alınması gerektiği ve davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüşmüş olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

Bu karara karşı süresinde davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 2017/1504 Esas, 2019/4758 Karar sayılı ve 14.11.2019 günlü kararı ile 6100 sayılı HMK'nın 14. ( HUMK'un 17.) maddesine göre kooperatif ile ortakları arasındaki açılacak davalarda kooperatifin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, kooperatif ile ortakları arasındaki bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece re'sen göz önüne alınması gerektiği, davalı kooperatifin merkezinin Konya olduğu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

Bozmaya uyan ilk derece mahkemesince verilen 04.04.2023 tarihli kararda, davacının peşin bedelli üye olmadığı gibi aidat borcu olduğundan bahisle kooperatif tarafından kendisine ihtarname gönderildiği, davalı kooperatifin 212 üyesi olduğu, daire sayısının ise 264 olduğu, daire sayısı nazara alındığında davacıya düşebilecek genel gider ve alt yapı giderinin 3.889,23 TL olacağı, üye sayısı nazara alındığında ise 4.843,19 TL olacağı, davacının dava dilekçesinde de ifade ettiği üzere aidat yükümlülüğü bulunan davalı kooperatife uzun süre uğramadığı ve aidat borcunun bulunup bulunmadığını da takip etmediği, bu hususların yanı sıra dahili davalı ...'in (davacıdan da önce) 28.06.1997 tarihli dava dışı Yapımcı ve Satıcı Firma olarak belirtilen ... İnş. ve Tic. A.Ş arasında akdedilen Daire Satış Sözleşmesi gereğince davalı kooperatiften hisse satın aldığı, sözleşmede ifade edilen dairenin dahili davalı ...'e devri yapılan dava konusu taşınmaz olduğu, ...'in davalı kooperatife herhangi bir borcu olmadığı ve kooperatife karşı tüm yükümlüklerini yerine getirdiği, ...'in çeşitli tarihlerdeki Kooperatif toplantılarına katıldığı, hazurun listelerinde yer aldığı, davalı ...'in kooperatif üyesi olduğu ve bu üyeliği sonradan devralmadığı, bir başka ifade ile ...'in, ... yerine üye olarak alınması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ...'in kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmesi akabinde sözleşmede kararlaştırılan dairesinin kendisine ferdileştirilerek tescil edilmesinde kötüniyetli olduğunun kabülünün mümkün olmadığı ve tescili talep edilen taşınmazda hak sahibi olduğu anlaşılmakla davacının 6100 Sayılı Kanunun 125/1-a maddesi gereğince ...'e yöneltmiş olduğu tapu iptal-tescil davasının reddine, incelenen bilgi ve belgelerde davacının ihracına ilişkin herhangi bir karara rastlanılmadığı, davacı ihraç edilmiş ise buna ilişkin yasal prosedürün işletilip işletilmediğinin denetlenemediği, davalı kooperatifin ticari defter ve belgelerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak tutulmamış olması ve davacının kooperatif ticari defter ve belgelerinin muhafaza ve tutulmasında herhangi bir görev ya da kusuru olmaması karşısında kooperatifin ticari defter ve belgeleri kooperatif aleyhine delil olarak değerlendirilmiş ve davacının üye olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti ve A Blok 3. kat 14 no'lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Davacının üyeliği devraldığı ... ile dava dışı ... İnş. Aş. Arasındaki 01.08.2000 tarihli adi yazılı satış sözleşmesine göre, şirkete ait kooperatif hissesi ...’ye satılmış, aidat ödemelerinin tamamı peşin olarak şirket tarafından yapılmış satın alan başka ödeme yapmayacağı kararlaştırılmıştır. ...’nin 05.11.2000 tarih 38931 yevmiye numaralı kura tutanağına göre ...

140.sırada yer almakta olup, 3968 parsel A blok 3. kat 14 no.lu bağımsız bölüm ...’ye isabet etmiştir. ... tarafından davalı Kooperatife hitaben 11.12.2000 tarihli dilekçe ile inşaatı devam etmekte olan kooperatifte ...’nin 05.11.2000 tarih ve 38931 yevmiye numaralı kura tutanağına göre kendisine isabet eden 3968 parsel A Blok 3. kat 14 no.lu daireyi ...’a devir ettiğini, devir işleminin yapılması hususunda gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Bu belgenin alt kısmında el yazısı ile ‘‘20.12.2000 tarih ve 117 karar ile üye kaydı oldu’’ kaydı düşülmüş olduğu görülmüştür.

Dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre, kooperatif davacıyı 2000 yılına ait ve 01.07.2001 tarihinde yapılacak olağan genel kurula ve 28.10.2001 tarihli olağanüstü genel kurula davet etmiştir. Davacı ...’ın 01.07.2001 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde 78. sırada, 28.10.2001 tarihli olağanüstü genel kurulda hazirun listesinde 71. sırada yer aldığı görülmüştür. Bununla birlikte devamında 14.07.2002 ile 20.05.2012 yılları arasında her yıl yapılan olağan genel kurul hazirun listesinde davacı yer almamaktadır.

Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 13.12.2010 tarihli yazısına göre, 19.11.2001 tarihinde tescil edilen 01.07.2001 tarihinde yapılan 2000 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağında ... isimli şahsın ortaklığına ilk kez rastlanılmış olup, ilgili şahıs 19.07.2000 tarihinde tescil edilen 30.06.2002 tarihinde yapılan 2001 yılı olağan genel kurulla ortaklıktan ayrılmış olduğu belirtilmiş ise de; tutanakların incelenmesinde, 30.06.2002 tarihinde yapılan genel kurulda gerekli çoğunluk sağlanamadığından genel kurulun 14.07.2002’ye ertelenmiş olduğu, 14.07.2002 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, isim isim istifa eden üye belirtilmediği, 5. maddede istifa etmiş veya ihraç edilmiş üyelerin yatırdıkları aidatların ödenmesine ilişkin karar alındığı görülmüş, açıkça davacıya yönelik bir ihraç kararına rastlanmamıştır.

Davalı ...’in sunduğu belgelerin incelenmesinde; ... ile dava dışı ... İnşaat A.Ş. arasında 28.06.1997 tarihli adi yazılı satış sözleşmesi imzalanmış olup, 3968 ada zemin + 4. kattaki dairenin davalıya satılmış olduğu, sözleşme altındaki krokiye göre satışa konu bağımsız bölümün 4. kat kuzey doğu cepheli, dava konusu edilen bağımsız bölüm olduğu, her ne kadar davacı ile davalı ...’in sunduğu belgelerde bağımsız bölümün bulunduğu kata ilişkin farklılık bulunsa da binada başka bir 14 numaralı bağımsız bölüm bulunmadığı görülmüştür.

Davalı ...’in davalı kooperatife verdiği toplam 21 adet 30.08.2002-30.04.2004 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli senet teslim belgesinin altında davalı ...’in ve davalı kooperatifin imzasının bulunduğu, davalı ...’in yaptığı 3.500.000 TL’lik ödemenin kooperatif kayıtlarında mevcut olduğu, davalı ...’in olağan genel kurul toplantıları hazirun listelerinde; 2003 yılı için 160; 2004 yılı için 165; 2005 yılı için 192; 2006 yılı için 187. sırada yer aldığı görülmüştür.

Yapı kooperatifinin sorumluluğunda yapılan konut ya da iş yerlerinin ortaklara dağıtımında temel kural, noter huzurunda kura çekimi yapılmasıdır. Kura çekimi konutların ortaklara tahsisi anlamına gelir. Ferdileşmeye geçilmesi ile birlikte ortak, konutun tapuda tescilini talep edebilir. Kooperatifçe bir bağımsız bölümün geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kura ile yapılan tahsis genel kurul kararı ya da bir mahkeme kararı ile iptal edilmedikçe geçerli ve uygulanması zorunludur.

Yukarıda belirtildiği üzere, ...’nin 05.11.2000 tarih 38931 yevmiye numaralı kura tutanağına göre ...

140.sırada yer almakta olup, 3968 parsel A blok 3. kat 14 no.lu bağımsız bölüm ...’ye isabet etmiştir. ..., kooperatif üyeliğini ve noter kurası ile kendisine tahsis edilen dava konusu bağımsız bölümü davacıya devretmiş, davacının davalı kooperatif tarafından genel kurullara davet edilmiş, kendisine aidat borcu ihtar edildiği görülmüştür. Ancak; dosya kapsamında davacının üyelikten ihraç edildiği, istifa ettiği ya da kura çekiminin iptal edildiğine yönelik herhangi bir karar sunulmadığı, bu durumda dava konusu edilen bağımsız bölümün kooperatif tarafından davalı ...’e devrinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılacak iş; davacının, davalı kooperatife yönelik tüm ödeme yükümlüklerini yerine getirip getirmediğinin ve aynı durumda olan diğer üyelere tahsis yapılıp yapılmadığının 1163 Sayılı Kanun'un 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gözetilerek yapılacak araştırma neticesinde tapu iptali ve tescil istemi bakımından karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın davacı lehine BOZULMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 01.10.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ Tüm dosya kapsamından, davaya konu taşınmaz, kooperatif içerisinde çekilen kura ile ...’ye isabet etmiş ve onun da üyeliği davacı ...’a devretmiş ise de, Konya Ticaret Sicili kayıtlarında davacının genel kurul kararı ile ortaklıktan ayrıldığı bilgisinin bulunduğu, davacının sonraki genel kurullara katılmadığı, ihtara rağmen aidat borcunu ödemediği, davalı ...’in ise, dava dışı ... İnşaat ile aralarında imzalanan 28.06.1997 tarihli sözleşme ile taşınmazı satın aldığı ve kooperatif üyesi olduğu, bundan sonraki genel kurlarla katıldığı aidat borcunu ödediği, kooperatifin ferdileşmeye gittiği ve bu taşınmazın tapusunun ferdileşme sonucu davalı ... adına kaydedildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar kooperatiflerde kura çekimi önemli olup taşınmazlar buna göre üyeler adına tescil edilmekte ise de davacının üye olarak kaldığı sabit olmadığı gibi ferdileşmede de taşınmaz davalı ...’e verilmiştir. Kooperatiflerde kura kadar ferdileşmenin de öneminin dikkate alınması gerekir. Diğer yönden bir tapu kaydının iptali için yolsuz tescil olması gerekir. Davacının satın aldığı ve daha sonra kooperatif üyesi yapılarak ferdileşme sonucu kendisine düşen taşınmazın tapuya tescilinde de herhangi bir yolsuz tescil bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre, davalı ... üye olduktan sonra tüm genel kurullara katılmış, aidatlarını ödemiş ve diğer üyeler gibi ferdileşme sonucu kendisine düşen daireyi almıştır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, sırf daha önce kura çekildiğinin dikkate alınması hakkın kötüye kullanılması da olacaktır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak kararın onanması gerektiği düşüncemizle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayız.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog