14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1960
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:15.11.2024 tarihli ara karar.
NUMARASI:2024/606 E.
DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali
Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle davaya konu,11/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların icrasının geri bırakılması isteminin reddine dair verilen 15.11.2024 tarihli ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli davadilekçesinde özetle; davalı şirketin 11/07//2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 numaralı kararların batıl olduğunu, ayrıca iptal edilmesi gerektiğini, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, 3 numaralı günden maddesinde davalı şirketin kar zarar tabloları ve bilançolarının oylandığını, bilançonun dürüst resim ilkesine aykırı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, 4.gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği, ancak yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara soktuğunu, ibra şartlarının oluşmadığını, ayrıca TTK'nın 436/2 maddesine aykırı şekilde davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın sahip olduğu tüm paylara ilişkin olarak oy kullanma yasağına rağmen oy kullanması neticesinde (11.490) adet red oyuna karşılık (62.616) kabul oyuyla oy çoğunluğu ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre de pay sahibi olan yönetim kurulu üyesinin, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasına katılmasının iptal nedeni olduğunu, bu hususun emredici nitelikte olduğunu, gündemin 5.maddesi uyarınca, ''yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince izin verilmesine'' ne karar verildiğini, oy çoğunluğu ile alınan kararda TTK 436/1 uyarınca oydan yoksun pay sahibi olan yönetim kurulu başkanı ...'ın da oy kullandığını, halbuki,
TTK'nın 436.maddesi uyarınca pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunları ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağını, yönetim kurulu başkanı ...’ın, kendisine TTK’nın 395. ve 396. maddelerinde yer alan izinlerin verilmesi konusunda yapılan oylamaya iştirak etmemesi gerekirken, iştirak etmesi ve kararın bu oylar sayesinde alınmış olması sebebiyle 5.maddenin de iptali gerektiğini, ...’ın oyları dikkate alınmaksızın hesap yapıldığında talebin reddedileceğinin toplantı tutanağından açıkça görüldüğünü ileri sürerek, davalı şirketin 11.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 numaralı gündem maddelerinin butlanına/iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca bu maddelerin ihtiyati tedbir yoluyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince 15.11.2024 tarihli ara kararda özetle; "...
Mahkememizce, davacı vekilinin davaya konu 11/07/2024 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların yürütülmelerinin geri bırakılmasına karar verilmesi istemiyle ilgili olarak TTK'nın 449.maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin görüşlerinin alınması için yönetim kurulu üyelerine (... A.Ş, ... A.Ş, ... ve ...) tebliğden itibaren 7 gün içerisinde beyanda bulunması için meşruhatlı davetiye gönderilmiş, yönetim kurulu üyeleri tarafından 25/10/2024 ve 30/10/2024 tarihli dilekçeler ile görüş bildirdiği görülmüştür.Talep, davaya konu genel kurul kararlarının iptali davasında TTK'nın 449.maddesi uyarınca 11/07/2024 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında 3, 4 ve 5 nolu kararların yürütülmelerinin geri bırakılması istemine ilişkindir.
TTK 449.maddesi gereğince, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.Somut olayda, dava konusu yapılan ve icrasının geri bırakılması istenilen (2023 yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin) 3 nolu, (yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrasına ilişkin) 4 nolu ve (yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK'nın 395.ve 396.maddeleri gereğince müsaade edilmesine ilişkin) 5 nolu kararların icra edilmeleri halinde, davacılar açısından HMK.'nın 389.maddesinde öngörülen hakkın elde edilmesinin zorlaşmayacağı gibi, ciddi bir zararın doğma olasılığının bulunduğu yönünde yaklaşık ispat kuralı gereği somut herhangi bir delilin bulunmadığı, davanın kabulüne karar verilmesi halinde geriye doğru talep edilen hakların elde edilmesinin her zaman olanaklı olduğu, dolayısı ile icranın geri bırakılmasına ilişkin tedbir koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle 3, 4 ve 5 nolu kararların icrasının geri bırakılması isteminin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;mahkemenin ara kararının gerekçeli olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin sundukları beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, yönetim kurulu faaliyet raporu ve finansal tabloların, TTK md. 515 uyarınca “...”ne uygun hazırlanmadığını, 4 numaralı gündem maddesi uyarınca davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın ibra edilmediğini, diğer yönetim kurulu üyesinin ibra edilmemesi gerekirken, yönetim kurulu başkanı ...’ın sahip olduğu paylara ilişkin olarak oy kullanma yasağına rağmen oy kullanması neticesinde (11.490) adet red oyuna karşılık (62.616) kabul oyuyla oy çoğunluğu ile ibraları yönünde karar alındığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, gündemin 5.maddesi uyarınca, ''yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince izin verilmesine'' ne karar verildiğini, oy çoğunluğu ile alınan kararda TTK 436/1 uyarınca oydan yoksun pay sahibi olan yönetim kurulu başkanı ...'ın da oy kullandığını, halbuki,
TTK'nın 436.maddesi uyarınca pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunları ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağını, yönetim kurulu başkanı ...’ın, kendisine TTK’nın 395. ve 396. maddelerinde yer alan izinlerin verilmesi konusunda yapılan oylamaya iştirak etmemesi gerekirken, iştirak etmesi ve kararın bu oylar sayesinde alınmış olması sebebiyle 5.maddenin de iptali gerektiğini, ...’ın oyları dikkate alınmaksızın hesap yapıldığında talebin reddedileceğinin toplantı tutanağından açıkça görüldüğünü, telafisi güç zararların ortaya çıkacağını, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına, davalı şirketin 11.07.2024 tarihli genel kurulunda verilen, finansal tabloların onaylanmasına ilişkin (3), yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin (4) ve yönetim kurulu üyelerine TTK md. 395 ve 396’daki izinlerin verilmesine ilişkin (5) nolu genel kurul kararları hakkında,
HMK’nın 389. ve TTK’nun 449. maddesi uyarınca ivedilikle yürütmenin tedbiren geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketin 11.07.2024 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4 ve 5 numaralı gündem kararlarının yokluğu ile butlanın tespiti, olmadığı takdirde TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca iptali taleplerine; istinaf, dava konusu genel kurulunun 3, 4 ve 5 no'lu kararlarının ihtiyati tedbir yoluyla yürütmesinin durdurulması talebinin reddine dair verilen 15.11.2024 tarihli ara karara ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davaya konu, davalı şirketin 11/07/2024 tarihinde olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların icrasının geri bırakılması isteminin yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden reddine dair 15.11.2024 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar, davalı şirketin 11.07.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 3,4 ve 5 sayılı kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, alınan kararların butlanını olamzsa iptalini talep etmişler, ayrıca genel kurul toplantısında alınan bu kararların yürütülmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemişlerdir.Mahkemece,15.11.2024 tarihli ara kararla genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince,
TTK'nın 449. maddesi gereğince yönetim kurulu başkanına görüşlerini bildirmek üzere tebligat çıkarıldığı, yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin beyanda bulunduğu görülmüştür.
TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanılacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.Buna göre genel kurul kararlarının butlanı ve iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.11.07.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın 2023 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunması, 4 numaralı kararın yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, 5 numaralı gündem maddesinin ise yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK'nın 395 ve 396.maddeleri gereğince müsaade edilmesine ilişkin olduğu, davacıların anılan kararlara karşı olumsuz oy kullandığı, muhalefet şerhinin bulunduğu görülmektedir.Davalı şirketin hazirun cetveline göre davacılar ile ..., ... toplam 11.490 paya, diğer ortak ...'ın ise 62.616 paya sahip olduğu, 3, 4 ve 5 no'lu kararların ortak ...'ın oyları ile oy çokluğu ile alındığı, 4 numaralı kararda ortak ve yönetim kurulu başkanı ortak ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığı, davacılar ile diğer iki ortağın ret oyu ile ibra edilmediği, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında ortak ve yönetim kurulu Başkanı ...'ın oy kullandığı ve kendisinin oyu ile diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği, 5 no'lu kararın ise yine ...'ın kabul oyu ile oy çokluğu ile alındığı,
TTK'nın 395 ve 396.maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine şirket konusu işlerle iştigal etme izni verildiği anlaşılmaktadır.3 numaralı karar yönünden yapılan incelemede; somut olayda, iptali ve butlanı ileri sürülen genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın 2023 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunmasına ilişkin olduğu, bu kararların içeri itibariyle yürütmesinin durdurulmaması halinde bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına dair kanaat oluşmaması sebebiyle tedbir talebi bu gündem maddesi yönünden yerinde değildir.Genel kurulun 4. maddesinde alınan ibra kararının incelenmesinde; genel kurula 5 ortağın katıldığı, ...'ın şirket sermayesinin 62.616 payına, ... ve davacı ...'in ise 3.926'şar payına, ... ve davacı ... in ise 1.819'ar payına sahip oldukları ve şirketin 74106 adet payının tamamının genel kurulda temsil edildiği anlaşılmıştır. Genel kurulun 4.maddesi ile yöneticiler .... AŞ ve ... AŞ'nin ...'ın 62.616 adet oyu ve oy çokluğuyla ibra edildiği, yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığı için ibra edilmediği, davacıların TTK'nın 436/2. maddesine göre oydan yoksunluk nedeniyle karara muhalif kaldıkları ve red oyu verdikleri görülmüştür.Genel kurulun 5. maddesinde ise yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddelerine göre yetki verildiği, bu kararın da ortaklardan ...'ın oyu ile alındığı ve diğer davacı dört ortağın karara muhalif kalarak red oyu verdikleri anlaşılmıştır. Şirketin sicil kaydında ... ile iki tüzel kişinin şirketin yöneticisi oldukları anlaşılmıştır.TTK'nın 436. maddesinde oydan yoksunluk hali düzenlenmiştir. Belirtilen maddede, " Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. Belirtilen yasal düzenleme ile bu düzenlemenin değerlendirildiği Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 03.05.2023 tarih ve 2022/668 Esas 2023/3398 Karar sayılı ilamı ile dosyada bulunan11.07.2024 tarihli genel kurul tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu genel kurulun 4 ve 5. maddeleriyle alınan kararlar bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu görülmüştür. Tutanak içeriği ve yasal düzenlemenin birlikte değerlendirilmesinde TTK'nın 449 ile HMK'nın 389 vd maddelerindeki kararın yürütülmesinin geri bırakılması koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 15.11.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, Dairemizce tedbir talebi hakkında yeniden karar verilmesine, bu kapsamda a davacılar vekilinin genel kurulun 3. maddesine yönelik ihtiyatı tedbir talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 11.07.2024 tarihli genel kurulun 4.maddesiyle alınan ibra kararının ve 5. maddesiyle yönetim kurulu üyesi ...'a TTK'nın 395-396 maddeleri uyarınca izin verilmesine dair kararlara yönelik tedbir talebinin kabulü ile anılan maddelerin yürütülmesinin geri bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.Genel kurul tutanağı içeriği, açık yasal düzenlemeler ve davacıların ortak oluşu gözetilerek,
HMK'nın 392. maddesi uyarınca takdiren teminat alınmamıştır.Açıklanan bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin kısmen kabulüne,
HMK'nın 353/1.b.2, 391 ve TTK'nın 449. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir talep eden davacıların ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;İhtiyati tedbir talep eden asıl ve birleşen davada davacı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2, 391 ve TTK'nın 449. maddeleri uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair istinafa konu 15.11.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1- Davacılar vekilinin, 11.07.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, 2- Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin, 11.07.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu karar yönünden kabulüne, 5 nolu karar yönünden kısmen kabulüne, bu doğrultuda; a-Davalı şirketin 11.07.2024 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine dair alınan 4 numaralı kararın yürütülmesinin HMK'nın 389 ve TTK'nın 449. maddeleri gereğince dava sonuna kadar geri bırakılmasına, b-Davalı şirketin 11.07.2024 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine dair alınan 5 numaralı kararın, sadece yönetim kurulu üyesi ... hakkındaki karar bakımından HMK'nın 389 ve TTK'nın 449. maddeleri gereğince dava sonuna kadar yürütülmesinin geri bırakılmasına, 3-HMK'nın 392. maddesi uyarınca, davacıların şirkette ortak oluşu, tedbirin davalı şirket yönünden bir zarar oluşturmayacağı, toplantı tutanağı içeriği ve açık yasal düzenlemeler dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,c-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.