7. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5452
- Karar No
- 2023/6200
- Karar Tarihi
- 13.12.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
7. Hukuk Dairesi 2022/5452 E. , 2023/6200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... vekili, ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından duruşma istemli, davalılardan ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalılardan ... vekili Av. ... ile duruşmasız temyiz eden davalılardan ... vekili Av. ... geldi. Diğer taraftan davacılar vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 108 ada 26 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanları ... tarafından 1982 senesinde haricen satın alındığını, bu konuda davacılardan ...’ye düzenleme şeklinde vekaletnameler verildiğini, taşınmazın muris ... ve vekil edenleri tarafından davasız ve aralıksız olarak tasarruf edildiğini, ilgili yerin 23.05.1974 tarihinde davalıların murisi ... adına kayıt görmüş olup 2017 yılında da davalılar adına intikal edildiğini ve TMK’nun 713/2 inci maddesinde hükme bağlanan kazandırıcı zamanaşımı süresinin 2003 yılında dolduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılardan ...; davanın reddini savunmuştur.
2.Davalılardan ...; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1.Dava konusu 108 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 07.08.1974 tarihinde kadastro yoluyla davalıların murisi ... adına tapuya kaydedildiği,
2....'in 04.03.1968 tarihinde vefat ettiği,
3.Taşınmazın 28.04.2017 tarihinde davalılar tarafında intikal edildiği,
4.Yerin 1982 yılında davacıların murisi ... ...'ye haricen satıldığı,
5.Gayrimenkulün ilgili tarihten beri muris ... ... ve mirasçısı olan davacıların zilyetliğinde olduğu, bu hususun mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları ile doğrulandığı,
6.Kayıt tarihten intikal tarihe kadar kazanmaya elverişli 43 yıllık süre geçtiği,
7.Davacıların 1982 yılından itibaren davasız ve aralıksız 20 yıl süreyle zilyet oldukları,
8.2002 yılı itibariyle TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 108 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olan tapusunun iptaline, davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ...
vekili, ... vekili, ... vekili ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.12.1964 gün ve 5/1244-735 sayılı ve 22.05.1996 gün ve 1996/3-272-386 sayılı ilamları ile Yargıtay İçtihadı ile Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1996/4 Esas ve 1998/3 Karar sayılı 04.12.1998 tarihli kararında bahsedildiği üzere; "...taşınmaz mallarda olağanüstü zamanaşımı süresinin tüm unsurları ile tamamlanmış olması kendiliğinden mülkiyet değişikliğini meydana getirmeye elverişli olmayıp, aslolanın tescil kararının kesinleşmesi olduğunu, tescilsiz iktisap hallerinin Medeni Kanunda 633. maddede ( yeni yasada 704, 705. maddeler) gösterildiği ve anılan maddede tescilsiz iktisapta zamanaşımından değil, mahkeme ilamından bahsedildiği, dolayısı ile tescil kararının izhari değil ihdasi nitelikte olduğuna.." işaret edildiğini, hakimin tescil kararı ile yeni bir hukuki durumun ortaya çıkacağını, kararın kesinleşmesi halinde ileri yönelik sonuç doğuracağını, davanın intikalden, Lapseki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/317 Esas sayılı dosyasında mirasçılarınca açılan ortaklığın giderilmesi davası ile ilgili karar verildikten ve satış memurluğunca taşınmaza kıymet takdiri yapıldıktan sonra açıldığını, delillerin yeteri kadar değerlendirilmediğini ve bu sebeple hatalı karar verme yoluna gidildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; muris ...'in iki çocuğundan biri olan ...’nun kendisine ait hisseyi 01/06/1982 tarihinde (düzenleme suretiyle vekaletname ile birlikte) taahhüt ve beyan senediyle davacıların annesi ...'ye sattığını, davacıların davalı sıfatı olan ..., ... yönünden tapu iptali ve bu payların kendilerine tescilini istemelerinin yerinde olduğunu, müvekkili ...'in ise kendi hissesini herhangi bir kimseye satmadığını, adına düzenlenmiş herhangi bir satış senedi veya satışa ilişkin bilgi ve belge bulunmadığını, buna rağmen 21/01/2019 tarihli beyanları ve müvekkil görmezden gelinerek tapunun davacılar adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
3.Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap edilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığını, 1974'te yapılan kadastro çalışmaları ile tapu kaydına malik olarak ... yazıldığını, 2017 yılında ise mirasçılar tarafından veraseten intikal edildiğini, yerel mahkemece, bu hususların dikkate alınıp davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulünün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap etmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
4.Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların dayanak olarak iki adi yazılı belgeye dayandıklarını, belgelerin müvekkillerinin murisleri tarafından imzalandığını kabul etmediklerini, belgelerin ... ve ... tarafından imzalansa bile yasanın tapuya kayıtlı taşınmazın adi yazılı belge ile satılmasını yasakladığını, tüm mirasçıların imzalamadığı bir belgenin geçerliliğinden de bahsedilemeyeceğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1.Dinlenen tanık beyanlarından çekişmeli taşınmazın 1982 yılından Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihe kadar 20 yıldan uzun süredir davacılar ve miras bırakanları tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığı,
2.Davalılar ve murislerinin 1982 yılından sonra kullanıma ilişkin bir iddia ve ispatlarının bulunmadığı,
3.TMK'nın 713 üncü maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca kazanma koşullarının oluştuğu tarih itibariyle mülkiyetin tescilsiz kazanıldığı gerekçesiyle davalılardan ..., ..., ... ve ...’ın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ...
vekili, ... vekili, ... vekili ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
3.Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
4.Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK’nun 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları,
3.Değerlendirme
1.Dava konusu 108 ada 26 parsel sayılı taşınmaz 31.12.1973 tarihinde yapılan kadastro sonucu vergi kaydına istinaden “... kızı ...” adına tespit edilmiş ve tutanağın itirazsız olarak kesinleşmesi üzerine 04.03.1868 tarihinde ölen “... kızı ...” adına tescil edilmiştir.
2.Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde ... kızı ...’in ölü olduğu yazılmıştır.
3.Tapu kaydının 05.07.2017 tarihine tarihine kadar intikal görmediği anlaşılmaktadır.
4.TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında taşınmazın 20 yıllık zilyetlikle kazanılabilmesi için diğer koşulların yanında taşınmazın kayıt malikinin dava tarihinden en az 20 yıl önce ölmüş olması gereklidir. Taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında mirasçıları tespit edilmediği için ölmüş kişinin adı belirtilerek tespit edildiği ve tapunun bu şekilde oluştuğu hallerde kayıt maliki ölü olan şahıs değil mirasçılarıdır.
5.Somut olayda, ... kızı ...’in kadastro tespit tarihinden önce 04.03.1868 tarihinde öldüğü hem Kadastro Beyannamesinde hem de Kadastro Komisyon kararında açıkça ifade edilmiş olup mirasçıları tespit edilmediği için mevcut şekli ile kayıt gördüğü anlaşılmaktadır.
6.Tapunun bu şekilde oluştuğu hallerde tespit ve kayıt maliki olarak mirasçılarının kastedildiği anlaşılmalıdır.
7.Bu açıklamalar karşısında intikal yapılana kadar, kayıt maliki “... kızı ...” olmayıp “... kızı ...” mirasçılarıdır. Kayıt maliki olarak “... kızı ...” yazılmasının bu durumu değiştirmediği öngörülmelidir.
8.Dosya kapsamına göre “... kızı ...” mirasçıları hayatta bulunduğundan taşınmazın bu şekilde ölüm nedenine dayalı olarak zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda V-C-3 bölümünde belirtilen sebeplerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde yatıranlara iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davacılardan alınarak, davalılardan ... ve ...’a verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.