7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/6880 E. , 2023/6491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tapuda dava konusu Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1661 ada 47 parsel, A Blok, 2 No.lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazı 11.09.2015 tarihinde davalının kardeşi olan dava dışı ...'den satın aldığını, dava dışı ...'in tapu dairesinde satış işlemleri yapıldıktan sonra taşınmazı fiilen müvekkil şirkete devretmediğini, sürekli olarak oyaladığını, ...'e Erzurum .... Noterliğince ihtarname gönderdiklerini, ihtarnamenin muhtabının adreste tanınmadığı gerekçesiyle bila ikmal iade edildiğini, haricen öğrendiklerine göre müvekkilinin satın aldığı taşınmazı dava dışı ... değil, kardeşi olan ...'in kullandığını, davalının kötü niyetli olduğu için dava konusu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaza olan müdahalesinden men edilmesine, taşınmazı tahliye etmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin kendi adına kayıtlı bulunduğunu iddia ettiği taşınmazın hiçbir şekilde davalı tarafından kullanılmadığını, müvekkilinin ikamet etmekte olduğu taşınmazın davacı tarafın dilekçesinde belirttiği aynı mevki, ada ve parsel olsa da B blok 2 No.lu bağımsız bölüm olarak göründüğünü, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan fen raporunda tapu kayıtlarına göre 1661 ada 47 parsel üzerinde A ve B blokların olduğu ve A bloğun bodrum katının ortak alan olduğu, zemin katının davalı ... adına kayıtlı olan mesken nitelikli 1 No.lu bağımsız bölüm olduğu, 1 inci katının davacı şirket adına kayıtlı olan mesken nitelikli 2 No.lu bağımsız bölüm olduğunun belirlendiği, B bloğun bodrum katının ortak alan olduğu, tapuda malik olarak görünen davacı ve davalının aynı blokta olmaları gerektiği, dava dışı ...'un kullandığı meskenlerin bulunduğu kısmın ise diğer blok olması gerektiğinin tespit edildiği, yine tapu kayıt bilgilerinin ve mimarı projenin eşleştirilmesi sonucunda dava konusu edilen dairenin davalı ... adına kayıtlı olan dairenin üst katında olması gerektiğinin tespit edildiği, dava konusu taşınmazda ...'in oturduğu anlaşıldığından davanın kabulüne; davalının Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1661 ada 47 parsel, A Blok, 1. kat, 2 numaralı davacıya ait bağımsız bölüme yapılan müdahalesinin men'i ve taşınmazdan tahliyesine, ecrimisil bedeli olarak toplam 5.288,32 TL'nin 1.000,00 TL'si dava tarihinden, kalan 4.288,32 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece celp edilen projenin tadilat projesi olduğunu, tadilat projesinin ancak tüm kat maliklerinin onayı ile mimari proje yerine geçeceğini, bu projenin dava konusu taşınmazın tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesine olanak sağlamadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın onaylı mimari projesi getirtilmiş, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacının maliki olduğu bağımsız bölümün davalının işgal ettiği bağımsız bölüm olduğu tespit edilmek suretiyle el atmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil talebinin kabulü yönünde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararında tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; mülkiyet hakkından kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Yasa) 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir"
2.Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).
3.Değerlendirme
Davacı tarafın 11.09.2015 tarihinde davalının kardeşi olan ...'den satın aldığı 1661 ada 47 parsel üzerindeki A Blok, 1. katta yer alan 2 No.lu bağımsız bölümün davalı tarafından işgal edilmiş olduğu iddiasına yönelik açtığı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında taraflar arasında A ve B blokların konumu tartışmalı olup, dava konusu taşınmazın yerinin tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafça taşınmazın yerinin yanlış tespit edildiği, inşaata ilişkin tadilat projesinin usulüne uygun onaylanmadığı, bu nedenle tadilat projesine göre karar verilemeyeceği iddia edildiğinden kat mülkiyeti tesisine esas mimari projenin tapu sicil müdürlüğü ve belediyeden getirtilerek ve yine dava konusu taşınmaz ile ilgili tadilat yapılıp yapılmadığı, tadilat projesinin kesinleşip tapuya gönderilip gönderilmediği, usulüne uygun tadilat projesi olup olmadığı açıklığa kavuşturularak dava konusu taşınmaz bölümünün davacıya ait A Blok, 1. kat, 2 No.lu bağımsız bölüm olup olmadığı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının işin esası incelenerek karar verilmek üzere BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.