4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/626
- Karar No
- 2025/64
- Karar Tarihi
- 28.01.2025
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait --------- plakalı aracın 04/05/2023 tarihinde sürücüsü davalı ---------- olan davalı ---------- ait --------- plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, müvekkiline ait ---------- plakalı araç ile otoparktan çıkarken davalı ------------ kullanımında olan ---------- plaka sayılı aracın müvekkili ile aynı istikamette otoparktan çıkmaya çalıştığını, müvekkilinin yolu kontrol ettiğini, ancak müvekkile ait aracın solunda bulunan davalıya ait araç sürücüsünün hiçbir şekilde durmadığını, kontrolsüz şekilde sokağa çıkarken aracı sağa kırdığını ve müvekkile ait araca sol taraftan çarparak yoluna devam ettiğini, sonrasında tarafların kaza tespit tutanağı tanzim ettiklerini, hasarı gösterir fotoğrafların çekildiğini, kaza tespit tutanağı ve fotoğraflardan anlaşılacağı üzere davalının tam ve tek kusurlu olduğunu, müvekkile ait araçta maddi hasar oluştuğunu, aracın -------- yetkili servislerde tamir ettirildiğini, ---------- plaka nolu aracın davalı ---------- nezdinde sigortalı olduğunu, zararın tazmini için ---------- başvuruda bulunulduğunu, davalının 15 günlük yasal süre içinde herhangi bir cevap vermediğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, müvekkilinin kaza sebebiyle doğan 35.747,43 TL tamir bedeli alacağının kaza tarihi olan 04/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, yetkili mahkemenin ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dosyada yetkisizlik kararı verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, dosyada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu talebin muaccel olmadığını, davacının müvekkili şirkete başvurusu bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde olduğunu, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, bu oranın da en az %30 olması gerektiğini, müvekkilinin KDV'den sorumluluğu bulunmadığını savunarak; davanın yetkisizlik ve görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı --------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının müvekkilinin aracına sürtüğünü, maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini ve tam kusurlu olduğunu iddia ettiğini, ancak davacının şerit ihlali yaptığını ve tam kusurlu olduğu delilleri ile tespit edildiğini, davacının iddialarının haksız olduğunu, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen hasar miktarı ve bedelinin fahiş olduğunu, davacının temerrüt faizi ile birlikte zararın karşılanmasını talep ettiğini ancak kazaya karışan aracın ticari araç olmadığını, müvekkilinin de tacir olmadığını savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME
--------- İcra Daireleri Başkanlığı, ----------- Müdürlüğü, ----------ş., ----------- Noterler Birliği Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görüldü. Bilirkişi raporunun mahkememiz dosyasına sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının mülkiyetindeki ----------- plakalı araç ile davalı ----------- sevk ve idaresindeki, davalı --------- malik olduğu, davalı --------Ş'nin zmms sigortacısı olduğu ----------- plakalı aracın karıştığı 04/05/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının tamir bedelinden kaynaklanan maddi zararına ilişkin açtığı tazminat davasıdır. Davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, dava konusu kazanın ---------- gerçekleştiği ve yine davalılardan --------- ve ---------- dava tarihindeki ikamet adresinin ---------- olduğu, mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından, davalı ---------Ş'nin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Sigorta Uzmanı bilirkişi ----------- ve Makine Yüksek Mühendisi ----------- tarafından hazırlanan 23/02/2024 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:12/08/2024 tarihli ATK raporu aşağıdaki gibidir: "OLAY: 04.05.2023 tarihinde saat:16.54 sıralarında sürücü ---------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı otomobil ile --------- içerisindeki otopark çıkışından sağa manevra ile çıkış yaptığı esnada aracının sağ yan kısmıyla; seyir istikametine göre aynı yönde kendisi gibi otoparktan çıkış yapmak isteyen sağ yanındaki sürücü ---------- idaresindeki ----------- plakalı otomobilin sol ön köşe kısımlarının çarpışması ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
İRDELEME : Dosya içerisinde maddi hasarlı kaza tespit tutanağı bulunmaktadır. Sürücü --------- görüşü; parktan çıkarken diğer araca sürttüm, sürücü ---------- görüşü; aracımla parktan çıkarken arkamdan gelen araç sürterek yoluna devam etti araç sahibi kusurlu olduğunu kabul etmektedir. Sürücü ----------- beyanında; "... Karşı taraf ispark çıkışında bekliyordu, herhangi bir sinyali de yanmıyordu, ben karşı tarafın aracının solundan geçerek yolun sağından hareket etmek istedim, karşı taraf birden yola çıkınca kaza gerçekleşti, karşı taraf hareket halinde olmadığını iddia ediyor ancak bu durumda dahi bulvarın bir kısmını ihlal ederek kaldırım ve dubaların üzerinde duruyor olması da kural ihlalidir ..." şeklinde belirtmiştir. 23.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ---------- % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, sürücü ----------- kusursuz olduğu kanaati belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, olayda --------- plakalı otomobil sürücüsünün park alanından çıkış yapmak için beklediği esnada mı gerçekleştiği, yoksa ----------- plakalı otomobil sürücüsünün sol yanından kendisini geçmekte olan aracı dikkate almadan ileriye doğru hareket mi ettiği konusunda tarafımızca kesin kanaate varılamadığından bu konuda kesin kanaat sayın mahkemenize bırakılarak aşağıdaki şekilde alternatifli kusur dağılımına gidilmiştir. Mevcut bulgulara göre ;
1.Durum: --------- plakalı otomobilin park alanından çıkış yapmak için duraklar halde beklediği esnada kazanın meydana geldiği kabulü halinde;
A)-Sürücü ---------- sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli park alanından çıkış yapmak istediği esnada sağ tarafında kendisi gibi çıkış yapmak için bekleyen aracın varlığını dikkate alması ve gerekli açıklığı bırakarak sağa manevra yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, kontrolsüzce sağa manevra yaptığında ise sağ tarafında beklemekte olan aracın sol ön köşe kısımlarına sağ yan kısımlarıyla çarptığı anlaşılmakla kusurludur. B)-Sürücü ---------- idaresindeki otomobil ile olay mahalli otopark alanından çıkış yapmak için beklediği esnada sol yanından gelerek sağa manevra ile aracına çarpan otomobile karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
2.Durum: ---------- plakalı otomobilin park alanından çıkış yapmak için duraklar halde beklemesi akabinde hareketine başlayarak ilerlediği esnada sol yanından kendisi gibi park alanından çıkış yapmak için sağa manevra yapan otomobilin sol yan kısımlarına çarptığı kabulü halinde;
A)-Sürücü ---------- sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli park alanından çıkış yapmak istediği esnada sağ tarafında kendisi gibi çıkış yapmak için bekleyen aracın aniden harekete geçerek aracının sağ yan kısımlarına çarpmasına karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
B)-Sürücü ----------- idaresindeki otomobil ile olay mahalli otopark alanından çıkış yapmak için beklediği esnada sol yanından gelerek sağa manevra ile otopark alanından çıkış yapmak isteyen aracın varlığını dikkate alması ve geçişini beklemesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce duraklar halden harekete geçtiğin ise sol yanından otopark alanından çıkmakta olan araca önlemsizce çarptığı anlaşılmakla kusurludur.
SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
1.Durum: A)-Sürücü ---------- % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, B)-Sürücü ---------- kusursuz olduğu, 2.Durum: A)-Sürücü ---------- kusursuz olduğu, B)-Sürücü ---------- % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." Tanık --------- 14/01/2025 tarihli duruşmada "Ben trafik kazası gerçekleştiğinde ----------- kullandığı aracın içindeydim, şoför koltuğunun yanında oturuyordum, kaza gerçekleştiği sırada arkada yolcu olarak bulunan arkadaşım ile sohbet halindeydim, o yüzden olayın tam olarak ne şekilde gerçekleştiğini görmedim, sohbet sırasında bir anda çarpışma gerçekleşti, çarpışma gerçekleştiği anda biz otopark çıkışından yola çıkmak üzereydik, çarpışma sonrası araçtan indiğimde karşı tarafın aracının trafiği engelleyecek şekilde yolun ortasında olduğunu gördüm, bizim aracın sağ ön tarafı çarptı, karşı tarafın neresine çarptığını bilmiyorum, diğer araç çarpışma anında bekliyor muydu, hareket halinde miydi görmedim, belirttiğim gibi arkadaşımla sohbet halindeydim, davalı vekilinin tanıktan "olayın gerçekleşmesinden önce tanığın içerisinde bulunduğu araç nerede bekliyordu, müvekkillerimiz kazadan sonra karşı taraftan özür dilemiş mi" sorusu üzerine hatırladığım kadarıyla otopark çıkışında bariyer açıldı, araç hareket halinde devam ediyordu, biraz ilerledikten sonra kaza gerçekleşti, trafik ışığı var mıydı, ışıkta bekleniyor muydu hatırlamıyorum, biz karşı taraftan özür dilemedik, böyle bir beyan olmadı, ben abim ------------ sakin ol şeklinde yatıştırmaya çabaladım" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık --------- ---------- Talimat sayılı dosyasının 28/11/2024 tarihli duruşmasında "Ben davacıya ait ---------- plakalı aracı olay tarihinde kendim kullanıyordum. -------- otoparkından ana caddeye çıkarken yolun müsait olduğunu bekliyordum. Beklediğim aşamada sol tarafımdan bir aracın gelerek bana çarptı. 40-50 metre giderek sonra durdu. Aracın içerisinde bulunan sürücü ve bayan yanımıza gelerek özür dilediler. Hastaneden geldiklerini, kötü bir haber aldıklarını sürücüsünün üzgün olduğunu söylediler. Tamamen hatalı olduklarını söylediler. Olay yerine gelen trafik polisler araçlar yerinden kaldırılmadan olay yerini tespit ettiler. Krokilerini çizdiler. Fotoğraflamalarını yaptılar. Biz kaza esnasında eşim ve kızım yanımdaydı. Biz yaralanmadık. Ancak aracımızda hasar oluştu. Sonrasında tamamen kusurlu olduğuna dair yazılı bir belge bize verdi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık -------- ---------- Talimat sayılı dosyasının 28/11/2024 tarihli duruşmasında "Olay günü ben eşim ve kızım ile birlikte araçta idik. Aracı eşim kullanıyordu.---------- bir park yerinden çıkmak üzereydik. Ana yola çıkmak üzereyken henüz seyir halinde değilken sol taraftan bir araç aracımıza çok hızlı çarptı. Yaklaşık 40-50 metre gidikten sonra durdular. Yanımıza geldiler. Sürücü ve yanında bir bayan vardı. Kötü bir gün geçirdiklerini farkında olmadan kazanın olduğunu söylediler. Özür dilediler. Ben kızımla çok korkmuştuk. O esnada insancıl şekilde yaklaştılar. Bizde bir yaralanma yoktu. Araçta büyük hasar oluştu. Korku yaşadık." şeklinde beyanda bulunmuştur. Trafik kazası tespit tutanağı aşağıdaki gibidir: Görüldüğü üzere kaza tespit tutanağında davalı taraf olayı "Parktan çıkarken diğer araca sürttüm" şeklinde, davacı taraf olayı "Aracımla parktan çıkarken arkamdan gelen araç sürterek yoluna devam etti. Araç sahibi kusurlu olduğunu kabul etmektedir" şeklinde beyan ettiği görülmüştür. Kaza tespit tutanağının taraflarca imza altına alındığı anlaşılmıştır.Olaya uygulanacak yasa hükümleri6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir." Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. (...) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının mülkiyetindeki --------- plakalı araç ile davalı --------- sevk ve idaresindeki, davalı --------- malik olduğu, davalı ----------Ş'nin zmms sigortacısı olduğu ----------- plakalı aracın karıştığı 04/05/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının tamir bedelinden kaynaklanan maddi zararına ilişkin açtığı tazminat davası olduğu, davalı sürücü ----------- sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması, davacının zarara uğramış olması ve zarar ile fiil arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği, yine davalı sigorta şirketinin de hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda --------- plakalı araç sürücüsü ----------- kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, yine diğer davalı ----------- de işleten sıfatıyla KTK 85 uyarınca sorumluluğunun olacağı, yine davalıların sorumluluğunun tespit edilmesi halinde yukarıda atıf yapılan TBK 61 maddesi uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, davacının dava açılmadan önce KTK 97 uyarınca davalı sigorta şirketine 20/06/2023 tarihinde başvuru yaptığı, özel dava şartının somut olayda yerine getirildiği, kusur durumunun çekişmeli olduğu, yukarıda da ortaya konulduğu üzere sigorta eksper raporu ile bilirkişi ---------- tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun çelişkili olduğu, çelişkilerin giderilmesi amacıyla mahkememizce düzenlettirilen ATK raporunda ise ihtimalli değerlendirme yapıldığı, olayın gerçekleşme anına ilişkin tanık beyanları değerlendirildiğinde tanık ----------- olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğini bizzat göremediğinin anlaşıldığı, dosyada mevcut kaza sonrası çekilen fotoğraflar dikkate alındığında davalının aracının sağ yan tarafı ile davacının aracının sol ön köşesinin birbirine sürttüğünün anlaşıldığı, olayın gerçekleştiği otopark çıkışının ¸görseldeki gibi olduğu, davalının aracının ise ¸görseldeki şekilde olayın gerçekleştiği yerin ötesinde durduğu, bu hususun tanık ---------- ve ---------- olayın gerçekleşme şekline ilişkin beyanlarını doğruladığı, yine taraflarca ortak olarak imza altına alınan trafik kazası tespit tutanağında davalının olayı "parktan çıkarken diğer araca sürttüm" şeklinde tanımladığı, davacı tarafın ise olayı "aracımla parktan çıkarken arkamdan gelen araç sürterek yoluna devam etti." şeklinde tanımladığı, tüm bu sebeplerle bilirkişi ----------- kusur durumuna ilişkin değerlendirmesinin ve ATK raporundaki birinci durum ile tespit edilen kusur durumuna itibar edilmesi gerektiği, olayın gerçekleşmesinde davalının tamamen kusurlu olduğu, yine aynı bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacının zararının 21.780,23 TL olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün somut olayda 20/06/2023 başvuru tarihinden sekiz iş gününün bitim tarihi olan 07/07/2023 tarihinde gerçekleştiği, diğer davalılar yönünden temerrütün kaza tarihinde (04/05/2023 günü) gerçekleştiği, dava konusu haksız fiilin davalılar yönünden ticari iş kapsamında gerçekleşmemesi nedeniyle alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, maddi hasara ilişkin 21.780,23 TL maddi tazminatın davalılar --------- ve ---------- yönünden 04/05/2023 tarihinden, davalı ---------Ş yönünden 07/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (21.780,23 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.487,80 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 610,48 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 877,32 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan 918,73 TL dava açma masrafı, 60,80 TL vekalet harcı ve 8.781,25 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 9.760,78 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (21.780,23/35.747,43) göre 5.947,05 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı ----------Ş tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 137,60 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (13.967,20/35.747,43) göre 53,76 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ----------Ş'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı ----------- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 76,80 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (13.967,20/35.747,43) göre 30,00 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ---------- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6.Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7.Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (21.780,23 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 21.780,23 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalılar yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (13.967,20 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 13/2 uyarınca hesaplanan 13.967,20 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine,
9.6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (21.780,23/35.747,43) göre 1.949,69 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.250,31 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 28/01/2025