9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/16400 E. , 2024/7837 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kayden 07.01.2000 doğumlu olup Mahkemece ifadesinin alındığı 16.11.2015 tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanıktan şikayetçi olmağını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/4 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-(b) maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, olayın sübut bulduğuna, beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle atılı suçtan kurulan beraat hükmünün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 07.01.2000 doğumlu olup Mahkemece ifadesinin alındığı 16.11.2015 tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince reddine, karar vermek gerekmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanık hakkında verilen beraat hükmünün yerinde olduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317.
maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.