Danıştay 5. Daire Başkanlığı
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay 5. Daire Başkanlığı
- Esas No
- 2021/7462
- Karar No
- 2023/17044
- Karar Tarihi
- 23.11.2023
- Dava Türü
- IDARI
- Hukuk Alanı
- İdare Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7462 E. , 2023/17044 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmaksızın ve usule ilişkin güvenceler uygulanmaksızın kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, KHK ile bir daha kamu hizmetlerinde çalışamayacak şekilde kamu görevinden çıkarılmasının ceza hukuku anlamında bir ceza niteliğinde olduğu, bu sebeple usule ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının somut delillerle ortaya konulamadığı, herhangi bir gerekçe sunulmadan ve kişiselleştirme yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarılmasının durumun gerektirdiği türde ve ölçülü olmadığı, adil yargılanma hakkı, özel hayata saygı hakkı, mülkiyet hakkı ve masumiyet karinesi gibi Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde yer alan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, kesinleşmemiş mahkumiyet kararının hükme esas alınmasının masumiyet karinesini ihlal ettiği, ByLock programını kullandığına ilişkin hiçbir delilin olmadığı, CGNAT kayıtlarına göre ByLock programını kullandığının söylenemeyeceği, USER ID tespitinin bulunmadığı, ByLock verilerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, kim tarafından, nerede ve hangi amaçla oluşturulduğu belli olmayan örgüt kodlamasının delil değerinin bulunmadığı, dolayısıyla hükme esas alınamayacağı, hangi eylemleri sebebiyle irtibatlı veya iltisaklı olduğunun mahkeme tarafından gerekçeli olarak ortaya konulamadığı, kamu görevlisi olarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığına ilişkin somut delil bulunmadığı, 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylemlerin kamu görevinden çıkarmaya ilişkin işlemlere gerekçe olamayacağı, bunun suç ve cezaların kanuniliği ve geriye yürümezliği ilkesini ihlal ettiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334.maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
UYAP kayıtları üzerinden yapılan sorgulama sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararı sonrası davacı hakkında yeniden yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ...'in kendisine aidiyetini ve kullanım durumunu kabul ettiği ... numaralı telefon hattı üzerinden 16.08.2014-17.11.2014 tarihleri arasında ByLock uygulamasına katılmış olduğu dosyada bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen tespit tutanağı içeriğinden anlaşılmış olup, sanığın kullanımındaki ... numaralı gsm hattına ilişkin imei numaralarının FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme programı Bylock için Balties Servers-Litvanya adlı firmadan kiralandığı anlaşılan IP adres sunucularına bağlanıp bağlanmadığı ve bağlanmışsa adedi, bağlandığı baz istasyonlarını gösteren kayıtlar ve iletişimin tespiti kayıtları Bilgi Teknolojileri Kurumu'ndan tespit tarihi ve sonrası dönem için istenilmiş, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yazısı ekinde yer alan CD içerisindeki kayıtlara göre sanığın bylock programı hedef IP numarasına 635 kez bağlandığı, bağlandığı tarih ve baz istasyonu kayıtlarının aynı tarihlerdeki iletişimin tespiti kayıtlarındaki yakınlarıyla görüşmelerindeki baz istasyonu kayıtlarıyla uyumlu olduğu görülmüş, Ayrıca sanığın ByLock'u kullandığı anlarda alınan baz istasyonu bilgileri ile aynı anlara denk gelen internet bağlantı iletişim (GPRS/WAP) sorgu sonuçlarındaki baz istasyonu bilgilerinin de bozma sonrası alınan HTS-CGNAT kayıtları karşılaştırmasına ilişkin bilirkişi raporuna göre, iletişim tespiti (HTS) sorgu sonuçlarındaki baz istasyonu bilgilerinin birbirleri ile örtüştüğü, yine sanığın kullanmış olduğu telefon hattı ile internete giriş esnasında oluşan IP adresi ile aynı tarihlerdeki ByLock'a giriş esnasında oluşan özel IP'lerin, baz istasyonu ile telefon IMEI numaralarının aynı olduğu, ByLock iletişim sisteminin gerek elde ediliş şekli, gerekse bu sistemin global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı olmadan bu ağa dahil olmanın mümkün olmadığı, söz konusu iletişim sisteminin FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarınca gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığı tespit edilmiştir.
Ayrıca bozma sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile dosyaya gelen mükerrer soruşturma nedeniyle verilmiş KYOK evrakı içeriğine göre; D.B.B. adına kayıtlı olup sanığın kullanımında olduğu tespit edilen ... Nolu hat üzerinden de ID ve içerik tespiti yapılamamış Bylock kullanımının tespit edildiği bildirilmiş, yine mezkur evraka göre D.B.B.'ın ...'e isteği üzerine hat çıkarıp verdiği, ... nolu hattın gerçek kulanıcısının tespitine yönelik alınan Hts kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, söz konusu hattın baz kayıtları ile ...'in yurt dışı giriş- çıkış baz bilgileri ve otel konaklamalarının uyumlu olduğu tespit edilmiş, bu şekilde ... nolu hattın gerçek kullanıcısının ve bu şekilde hat üzerinden tespit edilen Bylock kullanıcısının da ... olduğunun belirlendiği bildirilmiştir. (...) Bununla birlikte sanığın İstanbul TEM Şube Müdürlüğü'nce yapılan ankesör sorgusunda, FETÖ-PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde yer alan üyelerin kullandığı sabit telefonlar aracılığıyla arandığının tespit edildiği, bu tespite ilişkin olarak sanığın kullanımında bulunduğu tespit edilen ... numaralı GSM hattının; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün sözde Emniyet Yapılanmasında faaliyet yürüten ve emniyet mensubu şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından polis şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edildiği anlaşılan İzmir illerinde kurulu bulunan sabit hatlar kullanılarak 20.01.2015 tarihinde 2 kez tekil olarak, ... hat üzerinden İstanbul ilinde kurulu bulunan hatlar kullanılarak 01.07.2014 tarihinde FETÖ kaydı bulunan Emniyet Müdürü olduğu anlaşılan S.A.D. ile ardışık olarak, 02.11.2016 tarihinde FETÖ kaydı bulunan Polis memuru olduğu anlaşılan R.A. ile ardışık olarak ve yine aynı hat üzerinden 21.10.2014-14.12.2016 tarihleri arasında 19 kez tekil olarak aranma kayıtlarının bulunduğu görülmüştür. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.