7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/5087 E. , 2023/6380 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 4 No.lu bağımsız bölümü 09/12/2020 tarihinde satış yoluyla devralarak malik olduğunu, davalı şirketin aynı yerde diğer bağımsız bölümlerde kiracı olduğunu fakat kiralanan alandan çok daha fazla bir alanı kullandığını, sözleşmede de kararlaştırıldığı gibi bu alanın kira sözleşmesinin konusu olmadığını, ihtarnameye rağmen haksız kullanıma devam ettiğini belirterek el atmanın önlenmesini ve kira sözleşmesi tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep etmiş, ayrıca ihtar masrafı olan 273,90 TL’nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte yargılama giderlerine eklenerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm taleplerin ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, haksız işgalden bahsedilmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığını, haksız işgal iddiasının kabul anlamına gelmemek üzere kira sözleşmesi tarihinden itibaren ecrimisil talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen Esas ve sayılı Kararı ile; davalı şirketin 257 ada 56 parselde kayıtlı taşınmazın 1, 2, 3 ve 5 No.lu bağımsız bölümlerini taşınmazın maliki davacının oğlu ...'dan 12/03/2016 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı, davacının ise 257 ada 56 parselin zemin kat 4 No.lu bağımsız bölümünü 09/12/2020 tarihinde satış yoluyla devralarak malik olduğu, davacının davalıları 11/03/2021 tarih ihtarname ile taşınmazından çıkması ve haksız işgaline son vermesi için ihtar ettiği ve davalı tarafa 16/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, mahallinde yapılan keşifte dava konusu 4 No.lu bağımsız bölümün davalı tarafça dükkana dahil edilerek kullanılmakta olduğunun görüldüğü, her ne kadar davalı tarafça kira sözleşmesiyle 4 No.lu bağımsız bölümün kullanımına sözlü olarak kararlaştırıldığı savunmasında bulunulmuşsa da yazılı kira akdi karşısında bu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4 No.lu bağımsız bölüme davalı tarafın el atmanın önlenmesine, 2.604,05 TL'nin 100 TL'sinin dava tarihinden bakiye kısmına 14/02/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 270,90 TL ihtar bedelinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, haksız işgalden bahsedebilmek için gerekli yasal şartların oluşmadığını, müvekkili şirketin 5 yıldan beri anılı taşınmazda ticari faaliyette bulunduğunu, söz konusu kullanıma uzun süreli rıza gösterildiğini, müvekkili şirketin kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, önceki malik ile kira sözleşmesi akdedildiğinde, sözlü olarak yapılan anlaşmada 4 numaralı bağımsız bölümün kullanılabileceği konusunda malik tarafından muvafakat verildiğini, bilirkişi incelemesinde 4 numaralı bağımsız bölümün kiralanan işyeri ile birleşik ve bütün olduğunun tespit edildiğini, ıslah harcının yatırılmadığını, ıslah harcı yatırılmadan ıslah işleminin geçerli kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple ecrimisil talebinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, karşı yan lehine hükmedilen vekalet ücretinin son derece fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen Esas ve sayılı Kararı ile; davalı tarafın kayıt maliki davacı ile aralarında yapılan bir kira sözleşmesi sunmadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince çapa üstünlük tanınarak el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, ecrimisile ilişkin istinaf talebine gelince; ecrimisil davasının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı taraf son celse ıslah harcı yatırmak için kaleme başvurduklarını ancak ıslahla talep edilen miktarın maktu harcın altında kalması nedeniyle ıslah harcı yatıramadıklarını beyan ettiği, mahkemece ıslah harcı alınmadan yargılamanın sonlandırıldığı, ancak ıslah işleminin para ile ölçülemeyen davalar itibariyle de maktu harç yatırılarak yapıldığı dikkate alındığında davacı taraftan maktu ıslah harcı alınması gerekirken harç alınmadan karar verilmesi yanlış ise de davacı taraftan kaynaklanamayan nedenle ıslah harcı yatırılmadığından istinaf aşamasında eksik ıslah harcın tamamlanabileceği, haksız işgal tazminatına KDV ilave edilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, 4 No.lu bağımsız bölüme davalı tarafın el atmasının önlenmesine, 2.206,82 TL'nin 100 TL'sinin dava tarihinden bakiye kısmına 14/02/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 270,90 TL ihtar bedelinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, alınması gerekli 11.934,22 TL harçtan peşin alınan 2.988,30 TL (59,30 TL peşin+2.929,00 TL tamamlama) harcın mahsubu ile eksik kalan 8.945,92 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen sebeplerle hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995. maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100.00 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.