DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2442 E. , 2024/352 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onuncu Dairesinin 07/03/2023 tarih ve E:2020/3101, K:2023/953 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 08/04/2012 tarih ve 28258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bölge Adliye Mahkemesi Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkralarının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 07/03/2023 tarih ve E:2020/3101, K:2023/953 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 10/01/2018 tarih ve E:2013/626, K:2018/5 sayılı kararı ile dava konusu Yönetmelik'in 13. maddesinin 3. ve 4. fıkrasının iptali istemi yönünden "süre aşımı nedeniyle davanın reddine", Yönetmelik'in 13. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemi yönünden" karar verilmesine yer olmadığı" yolunda karar verildiği; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/10/2019 tarih ve E:2018/3716, K:2019/4246 sayılı kararıyla Daireleri kararının "süre aşımı nedeniyle davanın reddine" ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 268., 274. ve 445. maddelerine, 08/04/2012 tarih ve 28258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bölge Adliye Mahkemesi Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 13. maddesine yer verildikten sonra, Dava Konusu Yönetmelik'in 13. maddesinin 3. ve 4. fıkraları yönünden; 03/04/2012 tarih ve 28253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 64. maddesinin 1. fıkrası ile getirilen düzenleme ile bilirkişilerin UYAP Bilirkişi Bilgi Sistemi üzerinden de işlem yapabilmelerine imkan tanındığı, Yönetmelik'in 13. maddesinin 2. fıkrası ile bilirkişilerin hazırladıkları raporların, mahkemeye sunulduğu an itibarıyla UYAP sistemine kaydedilmelerinin sağlanmasının, bu sayede de hâkimlerin UYAP üzerinden bilirkişi ataması yapacağı esnada dosyasını sunmamış olan bilirkişileri atamasının engellenmesinin amaçlandığı,
Uygulamada mahkemelerin uyuşmazlıkların çözümünde sıklıkla bilirkişi görevlendirme yoluna gittiği, dolayısıyla bilirkişilik müessesesinin bir meslek hâline geldiği görülerek aynı yargı çevresinde mümkün olduğunca fazla bilirkişinin görev alması sağlanarak bilirkişilik müessesesinin bir meslek hâline gelmesi ve bilirkişilikte tekelleşmenin önlenmesi amacıyla Yönetmelik'in 13. maddesinin 3. fıkrası ile getirilen sayı sınırlamasına ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,
Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 276. maddesinde bilirkişinin görevini bizzat yerine getirme yükümlülüğünün düzenlendiği; sayı sınırlaması konulmasının, "bilirkişilerin görevlerini bizzat yerine getirmesi" yükümlülüğünü sağlama amacına da hizmet ettiği; düzenlemenin, bu yönüyle de hukuka uygun olduğu,
Görevlendirme sınırlarının belirlenmesinde ve düzenlenmesinde sağlıklı bir veri tespiti yapılabilmesi amacıyla Yönetmelik'in 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca UYAP verilerinin esas alınacağının kurala bağlandığı; çağımızın gerektirdiği koşullar çerçevesinde tüm verilerin sanal ortamda saklandığı göz önüne alındığında;
13.maddenin uygulanmasında, adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla özel olarak oluşturulan bilişim sistemi olan UYAP'ta yer alan verilerin esas alınmasında hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu Yönetmelik'in 13. maddesinin 3. ve 4. fıkraları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Bölge Adliye Mahkemesi Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ile bilirkişi seçilmesi konusunda açıkça bir sınırlama getirildiği; Yönetmelik ile böyle bir sınırlama getirilemeyeceği, sınırlamanın sadece kanun ile yapılabileceği; çalışma hakkının temel insan hakkı ve sosyal ve ekonomik temelli bir hak olduğu sadece kanun ile sınırlandırılabileceği; Yönetmelik ile getirilen bu sınırlamanın Anayasa'ya ve hukuka aykırı olduğu; sürekli hatalar ortaya çıkaran, zamanında gerekli ve sağlıklı bir şekilde çalışmayan UYAP verilerinin esas alınmasının bilirkişileri mağdur ettiği; aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin mahkemeye erişim hakkını engellediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 07/03/2023 tarih ve E:2020/3101, K:2023/953 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 21/02/2024 tarihinde, Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrası yönünden oyçokluğu, dava konusu diğer kısım yönünden oybirliği ile karar verildi. KARŞI OY
X- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 268. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan halinde, "(1) Bilirkişiler, yargı çevresinde yer aldığı bölge adliye mahkemesi adli yargı adalet komisyonları tarafından, her yıl düzenlenecek olan listelerde yer alan kişiler arasından görevlendirilirler. Listelerde bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişinin bulunmaması hâlinde, diğer bölge adliye mahkemelerinde oluşturulmuş listelerden, burada da yoksa liste dışından bilirkişi görevlendirilebilir. (2) Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikle başvurulur. Ancak, kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez. (3) Bilirkişi listelerinin düzenlenmesine, güncellenmesine ve listede kendisine yer verilmiş olanların liste dışına çıkartılmasına ilişkin esas ve usuller, ilgili bakanlıkların da görüşü alınmak suretiyle, Adalet Bakanlığınca hazırlanacak olan yönetmelikte gösterilir." kuralı yer almakta idi. 08/04/2012 tarih ve 28258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, "Bölge Adliye Mahkemesi Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik"in, "Görevlendirme sınırları" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Görevlendirmeyi yapan mahkemenin yargı çevresinde yer aldığı komisyon tarafından hazırlanan listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişinin bulunması hâlinde bir başka listeden veya liste dışından bilirkişi görevlendirilemez ve bu konuda talimat yazılamaz. (2) Bir bilirkişide, mahkemece verilen asıl veya ek süre dolduğu halde raporunu vermediği bir dosya bulunması halinde, raporunu verinceye kadar kendisine yeni bir bilirkişilik görevi verilmez. (3) Aynı bilirkişiye, listenin geçerli olduğu bir yıl içerisinde seri olmayan davalarda en fazla üç yüz; bunun haricinde seri davalarda ise en fazla bin iki yüz dosyada görevlendirme yapılabilir. Birden fazla davacı tarafından aynı davalıya karşı veya aynı davacı tarafından birden fazla davalıya karşı açılan konusu aynı olan davalar seri dava sayılır. (4) Bu maddenin uygulanmasında UYAP verileri esas alınır. Belirtilen dosya sayısının üzerinde görevlendirme yapılamaması için UYAP'ta gerekli düzenlemeler yapılır." kuralına yer verilmiştr. Yargılama usulü ile ilgili konular yargılama faaliyetini ilgilendirdiği için, yargılama usulü kanunlarının uygulanmasına ait alt düzeydeki normların konusu ve kapsamının ilgili kanun metninin verdiği yetki ve çizdiği çerçeveyle sınırlı olacağı tabiidir.
Bilirkişi listelerinin düzenlenmesine, güncellenmesine ve listede kendisine yer verilmiş olanların liste dışına çıkartılmasına ilişkin esas ve usullerin, ilgili bakanlıkların da görüşü alınmak suretiyle, Adalet Bakanlığınca hazırlanacak olan yönetmelik ile düzenlenebileceği konusunda bir duraksama bulunmamaktadır.
Anılan mevzuat hükümleri incelendiğinde mahkemelerce; çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilen uyuşmazlıklarda, her yıl bölge adliye mahkemesi adli yargı adalet komisyonları tarafından hazırlanan bilirkişi listelerinde (listelerde bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişinin bulunmaması hâli hariç) yer alan kişiler arasından görevlendirme yapılabileceği açıktır. Öte yandan, Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun maddesinde, Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasında belirtildiği gibi mahkemelere, listenin geçerli olduğu yılda aynı bilirkişiyi kaç dava dosyası için görevlendirebileceği yönünde bir sınırlama getirilmemiştir. Kaldı ki, yönetmeliğin dayanağı olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 268. maddesinin 3. fıkrasında, Adalet Bakanlığına hazırlayacağı yönetmelik ile bu yönde bir sınırlama yapılmasına olanak verecek bir kural da yoktur. Bu durumda, dayanağı yasal düzenlemeye aykırı olduğu anlaşılan dava konusu "Bölge Adliye Mahkemesi Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik"in, "Görevlendirme sınırları" başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onuncu Dairesince verilen temyize konu kararın, "Bölge Adliye Mahkemesi Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik"in, "Görevlendirme sınırları" başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrası yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara bu yönden katılmıyoruz.