Esas No
E. 2011/3730
Karar No
K. 2011/4272
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2011/3730 E.  ,  2011/4272 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında dava ve temyize konu 120 ada 103 parsel sayılı 9271,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan sözedilerek çayır niteliğiyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, 120 ada 103 parsel sayılı taşınmazın davacı ... ve ... adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir.

Mahkemece dava ve temyize konu 120 ada 103 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde, davacı ... ve ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Davacı tarafın tutunduğu Nisan 89 Yoklama ve 93 sayılı tapu kaydı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne uygun biçimde yerine uygulanmamış ise de dayanılan tapu kaydının hudutları itibari ile her yere uyabilen kayıtlardan olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazı kapsadığı kabul edilemez.

Tespitte saptanan hukuksal olgular dikkate alındığında, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözlerinin tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile çeliştiği tartışmasızdır. Ne var ki, tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanı arasındaki aykırılık giderilmemiş, keşifte bir tek yerel bilirkişi dinlenmiş, başkaca tanık dinlenilmemiş olmasının varsa yasal nedenleri hüküm yerinde gerekçeleri ile gösterilmemiştir.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların gösterecekleri deliller toplanmalı, özellikle dinletmek istedikleri tanıkları varsa kimliklerini ve tebliğe elverişli adreslerini gösterecek biçimde taraflara delil listesi ibraz ettirilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazda sürdürülen zilyetliğin, başlangıç günü süresi ve sürdürülüş biçimi ve taşınmazın türü hakkında olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tutanak bilirkişileri beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında varsa çelişki giderilmeli, bundan sonra yerel bilirkişi ve tanıklar ile uzman ziraatçi bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz, mahkemece bizzat görülüp gözlenmeli, mahkemenin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, gözlem yapılırken taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, toprak ya da taş unsurundan hangisinin galip olduğu belirlenmeli komşu taşınmazlarla mukayesesi yapılmalı, berabere alınan fotoğrafçı bilirkişiye taşınmazın keşif günündeki, fiziksel yapısını varsa komşu taşınmazlarla arasındaki farkı gösterecek biçimde fotoğrafı çektirilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek biçimde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, öte yandan davacı tarafın taşınmazı iradi olarak terk edip terk etmediği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, bu konuda taşınmazın bulunduğu bölgede hangi tarihlerde terör nedeniyle davacıların taşınmazı terk ettikleri araştırılmalı, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise, sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği duraksamaya meydan vermeyecek biçimde denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, hüküm fıkrasında adlarına tescil kararı verilen davacıların paylarının gösterilmemesi dahi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14 K3402 md.20 K3402 md.12
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog