4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/5924 E. , 2024/6944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı mirasçıları vekili, davalı ... mirasçıları vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.12.2004 tarihinde davalı ... idaresindeki diğer davalılar ... ve ...'a ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması sonucu davacıda iş gücü kaybı meydana geldiğini, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, kazanın davalı sürücünün kusuruyla meydana geldiğini belirterek 3.000,00 TL maddi ve 7.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 25.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 130.379,20 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde ve husumet itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.03.2015 tarihli ve 2005/65 Esas, 2015/203 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 29.259,04 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... mirasçıları ... ve ... vekili ile ... mirasçısı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.04.2018 tarihli ve 2015/9005 Esas, 2018/3753 Karar sayılı kararı ile; " Somut olayda, davalı ...'ın yargılama devam ederken 16.01.2013 tarihinde vefat ettiği, mahkemece diğer davalıların yanı sıra karardan önce vefat eden ... hakkında da hüküm kurulduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50 nci maddesinde medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olduğunun düzenlendiği, Kanun'un 114/1-d. maddesinde ise taraf ehliyetinin dava şartları arasında sayıldığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599 uncu maddesi gereğince mirasçıların, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazandıkları, dava devam ederken davalı ... vefat ettiğinden artık mirasbırakanın taraf ve dava ehliyeti bulunmamakta olup mirası bir bütün olarak kazanan mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlanarak uyuşmazlık hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemece, davalı ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilmesi sağlanarak taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ölü kişi hakkında karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.03.2022 tarihli ve 2020/212 Esas, 2022/181 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 29.259,04 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara Kozan 2. Noterliğinin 21.04.2021 tarih ve 4468 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde belirtilen miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara Kozan 2. Noterliğinin 21.04.2021 tarih ve 4468 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde belirtilen miras payları oranında verilmesine, davalı tarafların zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili, davalı ...
mirasçıları vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; davalıların meydana gelen olayda ağır kusurlu olduğunu, kazaya kusurlu hareketleri ile sebebiyet verdiklerini, davacı tarafa bir kusur atfedilemeyeceğini, davalı karşı aracın kaza tarihi olan 07.12.2004 tarihinden sonra davalılarca 13.12.2004 tarihinde satıldığını, davalıların kötü niyetli olduğunu, aktüer raporları arasında çok büyük çelişki olduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna neden üstünlük tanındığının açıklanmadığını, müvekkillerin murisinin hiçbir kusuru bulunmadığı ve % 28 oranında işgöremezlik oranı olduğu halde 29.259,04 TL tazminat hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda PMF Yaşam Tablosuna göre davacının bakiye muhtemel ömrünün kaza tarihine göre 14 yıl olduğunun kabul edildiğini, aynı PMF Yaşam Tablosunu dikkate alan önceki bilirkişi ise 65 yaş olarak baz aldığını, bu durumun dahi çelişkili olduğunu, müvekkilinin davalı aracın 1/2 maliki olup sürücünün kusurunun tamamının işleten sıfatı ile müvekkiline yönetilemeyeceğini, aracın diğer maliki ... aleyhine herhangi bir dava açılmadığını, müvekkilinin yarı oranda malik olduğu aracın üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ıslah edilen taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; mirasın hükmen reddine dair davalar sonucunda müvekkilleri açısından borçlu sıfatı sona erdiğinden ve ereceğinden taraf ehliyetinin değişeceğini, mahkemece yapılan yargılamada bilirkişi raporları ve delillerin eksik incelendiği ve hatalı olarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan karşı araçtaki davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 nci maddeleri, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılardan ... vekili ile davalılar... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Eldeki davada kaza, 07.12.2004 tarihinde meydana gelmiştir. Dosya kapsamından, Dairenin aynı gün temyiz incelemesi yapılan aynı kazaya ilişkin 2023/6070 Esas sayılı dosyada davacı tarafından sunulan 03.05.2010 tarihli Kozan Devlet Hastanesinin Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda %19 oranında tüm vücut fonksiyon kaybının oluştuğunun tespit edildiği; anılan dosyada karara esas alınan 05.04.2013 tarihli ATK 3. İhtisas Kurulu raporuna göre davacının geçirmiş olduğu kazadan dolayı %13 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğunun tespit edildiği, iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği; eldeki dosyada 17.03.2011 tarihli tek adli tıp uzmanından alınan raporda şahsın %6.2 oranında beden gücünden kaybettiği kanaatinin bildirildiği, yine eldeki dosyada alınan 30.04.2014 tarihli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda davacının %28 oranında sürekli iş göremezliği bulunduğunun tespit edildiği, tüm bu raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurul raporları ve Dairenin aynı gün temyiz incelemesi yapılan aynı kazaya ilişkin 2023/6070 Esas sayılı dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan çelişki giderecek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ... mirasçıları vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... mirasçıları vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
3.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... mirasçıları vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... mirasçıları ile ..., ... ve ...'a iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.