4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24545
- Karar No
- 2024/6908
- Karar Tarihi
- 03.07.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2021/24545 E. , 2024/6908 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'den kredi borcu sebebi ile alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2017/44518 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulü akrabalık ilişkisi bulunan diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazı bedelini ödeyerek, iyi niyetli olarak satın aldığını, davacı ile borçlu-kefil arasındaki ilişkiyi bilen ya da bilebilecek kişi konumunda olmadığını, davacının dava dilekçesinde soyut muvazaalı işlemden söz ettiğini, bu iddiasını dayandıracak olguları açıklamadığını delilleri de sunmadığını, davacının iddiasını genişletmesine de muvafatının olmadığını, iptale konu tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığını, borcun doğumundan önce yapılan işlemlerin böyle bir davanın konusu olamayacağını, izah olunan hususlar neticesinde haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;dosyaya geçerli bir aciz vesikası ibraz edilmediğini, müvekkilinin davacı tarafından icra takibine konulan sözleşmelerde kefil sıfatı ile bulunduğunu, dolayısıyla sözleşmenin tarafı olan şirketin mali verilerini bilmesinin mümkün olmadığını, davacının bu iddiasını kanıtlar hiçbir delili dosyaya sunmadığını, müvekkil tarafından satışı yapılan gayrimenkullerin satış tarihindeki rayiç değerlerinde satıldığını, iptal davasının diğer koşullarının da eldeki davada olmadığını, dava koşulları bulunmadığından da mesmu olmadığını, arz ve izah edilen ve dahi resen nazara alınacak sair nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı tutulmasına, dayanaktan yoksun davanını reddine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.01.2021 tarihli ve 2019/205 Esas ve 2021/19 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu kanaatine varılarak dava konusu Günhan mah., 640 ada 16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tasarrufun İİK’nun 280/1 madde gereğince davacı bankanın alacak miktarı ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili; icra dosyasında İİK. 105 maddesinde yazılı şartları içeren bir geçici aciz vesikası bulunmadığını, davacının, müvekkilinin mali durumu hakkında gerekli araştırmayı yapmadığını, müvekkilinin, davacı tarafından icra takibine konu edilen sözleşmelerde kefil sıfatı ile bulunduğunu, dolayısı ile sözleşmenin tarafı olan şirketin mali verilerini bilmesinin mümkün olmadığını, iptal konusu tasarrufun,borcun doğumundan önce yapıldığını, sözleşmesinin alacaklı tarafından kat edilmeden önce borcun doğmasının da söz konusu olmadığını, davacının gayrimenkullerin değerlerinin satış değerlerinden yüksek olduğu iddiasıda tamamen mesnetsiz olduğunu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun ise gerçeklikten uzak olduğunu, yerel mahkemece verilen 26.01.2021 tarihli kararın hüküm kısmında, tasarrufun iptaline konu işlemin değer olarak karşılığının gösterilmediğini, yerel mahkemece gerekli harcın tamamlattırılmadığını, ilaveten dosya kapsamında bozma sonrası icra dosyaları yönünden ayırma yapılırken tasarrufun iptaline konu gayrimenkuller yönünden herhangi bir ayırma ve harç belirlenmesine gidilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Davalı ...
vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalı ...'in davalı borçlunun eşinin kardeşinin eşi olduğunun, İİK 280/1 maddesi gereğince davalılar arasındaki tasarrufun iptale tabii bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.