Esas No
E. 2024/2196
Karar No
K. 2024/6895
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/2196 E.  ,  2024/6895 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1454 E., 2023/1494 K.
DAVA TARİHİ: 22.03.2018
HÜKÜM/KARAR: Davalıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine / DavanınKabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/233 E., 2021/872 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2017 tarihinde davalı ...'e ait olan, diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ... tarafından ZMMS ve İMMS poliçeleri ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olup, davacının kusuru olmadığını, davalıların müvekkillerinin zararlarından sorumlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 27.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 153.413,74 TL'ye yükseltilmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayla ilgili araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, ancak dava dilekçesinde belirtilen hızla gidilmesinin mümkün olmadığını, öncelikle kusur durumunun tespiti ve davacının maluliyetinin belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, kaza nedeni ile davalıların da çok üzüldüklerini, araç sahibi ...'in kaza sonrasında davacının durumunu yakından takip ettiğini, ziyarete de gitmek istediklerini ancak bu talebin davacı tarafça kabul edilmediğini, kaza sonrası davalıların insani olarak yükümlülüklerini yerine getirdiklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının ve Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesinin müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini, davacı tarafça başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, öncelikle tarafların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, poliçede mevcut ihtiyari mali mesuliyet teminatının manevi tazminat dahil 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünün gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın davalı ... şirketinin teminatı kapsamında yer alan araçlardan olduğu, davalı sürücü ve işletenin de sigorta şirketi ile müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 153.413,74 TL'nin davalılardan (davalı gerçek kişiler için faiz başlangıç tarihi 11.09.2017, sigorta şirketi için 01.03.2018 tarihi olmak kaydı ile) işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat istemi ile açılan davada, davanın kabulü ile 100.000,00 TL'nin davalılardan (davalı gerçek kişiler için faiz başlangıç tarihi 11.09.2017, sigorta şirketi için 01.03.2018 tarihi olmak kaydı ile) işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ...

ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından takdir edilen maddi ve manevi tazminatların yüksek olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza neticesinde davacının %26 oranında maluliyeti meydana gelmiş olmasına göre takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, takdir edilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, mahkemece poliçe limiti nazara alınarak somut olayda karar verdiğini, bu durumun hakkaniyete uygun olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılarak, kusur oranı ve maluliyet durumuna göre karar verilmesini talep ettiklerini; maddi tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının da hatalı olduğunu, AYM kararının geriye yürümeyeceğini, bu nedenle hesaplamanın % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, ayrıca hesaplamada teknik faiz uygulanmamasını da kabul etmediklerini; geçici iş göremezlik zararlarının SGK sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını; ayrıca sürücü olan davacının emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusuru bulunduğunu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaralanmasının boyutu ve kazanın oluş şekli nazara alındığında, davacının zararın artmasına neden olduğu kanıtlanamadığından müterafik kusur indirimi uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamasına, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olması ve maluliyet durumu, kaza tarihi, tarafların sosyal ekonomik durumu nazara alındığında, takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyet ve nesafet ilkelerine uygun takdir edilmiş olmasına, davacının geçici iş göremezlik zararlarının KTK'nın 98 inci maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden olmamasına, KTK'nın 90 ve 91 inci maddesi gereğince gerek sürücü ve işletenin, gerekse davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlulukları bulunduğundan, mahkemece sorumlu tutulmalarında isabetsizlik bulunmamasına, sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" hesaplamasında kabul edilen yöntem ve ilkeler çerçevesinde hesaplanmış olmasına, mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri;

istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ve İMSS Poliçesiyle teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kemer takmadığına dair dosya içerisinde somut delil olmamasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olmasına, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog