4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2022/702 E. , 2024/16838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;
Görevi yaptırmamak için direnme ile mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesince sanığın hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ile mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyizinin; Hükümlerin usul ve Yasa'ya aykırı oldukları, sanığın atılı suçları işlemediği halde mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında TCK'nın 50, 51. maddelerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı deliller bulunmadan mahkumiyet kararı verildiği, şikayetçi ve tanık olan görev arkadaşları dışında başkaca sanığı suçlayıcı bir iddia bulunmadığı, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin 12.02.2021 tarihinde 8167535166 iş emir no.lu temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla, temyizin süresinde olması nedeniyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Daha önce sanıkla aralarında husumet bulunmayan şikayetçilerin sanık hakkında iftira atmalarını haklı gösterecek herhangi bir neden bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti ile CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, TCK'nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlar ve TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ile Mala Zarar Verme Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname ’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2024 tarihinde karar verildi.