Esas No
E. 2022/3545
Karar No
K. 2023/7435
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/3545 E.  ,  2023/7435 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/782 Esas, 2022/255 Karar

ve Müzik Yapımcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ...

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/1347 E.,2020/38 K.

Taraflar arasındaki şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkarma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 2010 yılında kurulan müvekkili şirkete 15.07.2014 tarihinde 180.000,00 TL bedel ödeyerek %40 oranında pay sahibi olduğunu, ancak şirketin faaliyet konuları ile ilgili işlerde herhangi bir katkısı bulunmadığı gibi bu konuda yapılan çağrılara da karşılık vermediğini, bundan dolayı şirketin iş ve işlemlerin gecikmesine, ortaklar genel kurulunca alınması gereken kararların sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiğini, diğer şirket ortaklarının şirketin kuruluş aşamasında yüklü miktarda sermaye koyduklarını ve bu nedenle kâr elde etme amacı güttüklerini, fakat davalı ortağın sorumsuz ve kötü niyetli davranışlarıyla bu amacı baltalamaya çalıştığını, davalının hisselerini 500.000,00 TL bedelli çek karşılığında devretme yönünde anlaşmaya varmalarına rağmen hisse devrini gerçekleştirmediğini, bunun üzerine şirket temsilcisi ... tarafından davalının şirketteki tüm yetkilerden azledildiğini, davalının, kendi ortağı olduğu şirkete ait çeki banka takas sistemine ibraz ederek davacının itibarını zedelemeye çalıştığını, davalıya çek vasıtası ile yapılan ödemenin şirket hisse devir bedeli olduğunu, müvekkil şirketin hâlihazırda devam eden projelerinin, diğer şirket ortaklarının hususi hesaplarından müvekkili şirket hesabına aktardığı paralar ile yürütüldüğünü, davalı dışındaki şirket ortakları tarafından şirket hesabına 1.450.000,00 TL para aktarıldığını, %40 hissesine düşen 580.000,00 TL'nin şirket hesaplarına aktarılması için Mersin 2. Noterliğinin 27.10.2015 tarihli ihtarnamesinin keşide edilmesine rağmen davalı yanca şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, davalı ...'ün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, taraflar arasında herhangi bir hisse devri anlaşması yapılmadığını, davacı tarafından düzenlenen azilnamenin hisse devrine yönelik olarak yapılmadığını, müvekkiline verilen 500.000,00 TL bedelli çekin hisse devir bedeli olarak verilmediğini, davalının, değişik zamanlarda elden ve banka kanalıyla davacı şirkete şirket faaliyetlerinin yürütülebilmesi için toplam 1.286.620,00 TL verdiğini, yapılan bu ödemenin de bu borcun kısmi karşılığı olduğunu, davalı tarafından davacı şirkete şirketin zarar görmemesi amacıyla verilen nakit para yanında bir aracın da devredildiğini, müvekkilinin şirkete aktarmış olduğu 1.286.620,00 TL tutarındaki alacağın yalnızca 70.000,00 TL'sini geri alabildiğini, dava dilekçesinde belirtilen 500.000,00 TL'lik çekin borç ödemesi olarak müvekkiline verildiğini, davalının kardeşi ... adına verilen 600.000,00 TL bedelli çekin ise ...'nin, daha önceden şirketçe yapılacak iki daireyi satın alma bedeli olarak ödediği 689.000,00 TL'nin iadesi amacıyla verildiğini, bu hususun davacı tarafın müvekkiline göndermiş olduğu ihtarnamede de açıkta belirtildiğini, davalının şirket faaliyetleri ile bizzat ilgilendiğini, birçok yere ödeme yaptığını, şirketin mali yapısının bozulmasına sebebiyet verecek işlemlerde bulunulması nedeni ile müvekkili tarafından ihtarname keşide edildiğini, şirket yetkilisi ...'ün şirkete ait taşınmazları haricen sattığını ve ticari kayıtlara bu hususların işlenmediğini, şirketin diğer ortaklarının şirkete 1.450.000,00 TL para aktardığı yönündeki iddianın doğru olmadığını, toplantı çağrılarının müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, müvekkilinin şirket yetkilisi ...'ün tehditleri nedeniyle toplantılara katılamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şirket ana sözleşmesinde ortakların şirketten çıkarılacağı sebeplerin neler olacağı yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı, sözleşmede yer almasa dahi haklı bir sebebin ortaya çıkması durumunda şirketin ortaklıktan çıkarma davası açabileceği, ortaklıktan çıkarmada haklı sebeplerin nelerden ibaret olduğunun kanunda belirtilmediği, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 551 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına bakıldığında ortaklıktan çıkarmadaki haklı sebeplerin; kişinin ortağı olduğu limited şirketin iştigal konusu ile aynı işi yapması ve şirkete karşı rekabet yasağına aykırı davranması, ortağın şirket işleri ile ilgilenmemesi, şirketi zor durumda bırakması, şirket işlerinin görüşülmesi amacıyla yapılan davetlere icabet etmemesi, ortağın davranışlarının şirket faaliyetlerine sekte vuracak ve karşılıklı güveni ortadan kaldıracak nitelikte olması, şirket mallarını kendisinin fiilen çalıştığı şirkete aktarması, diğer ortakların imzalarını taklit ederek sermaye artırımına gitmesi gibi nedenlerden ibaret olduğu, davacı şirketin davalı tarafa hisse devir bedeli karşılığı para verdiği yönündeki iddianın şirket kayıtlarına ortaktan alacak olarak yansıtılması gerektiği, ancak şirket kayıtlarında böyle bir alacağın görünmediği, devir sözleşmesinin varlığına ilişkin davacı tarafça tanık beyanları dışında herhangi bir delil sunulmadığı, davacı şirketin 6102 sayılı Kanun’un 612 nci maddesine göre kendisine ait şirket hissesinin yüzde onunu alabileceği, davalının ise şirket hisselerinin yüzde kırkının sahibi olduğu, davacı şirketin kendi hissesini almak için yeterli öz varlığa sahip olmadığı, davacı şirketin sermaye tamamlanmasına ihtiyaç duyduğu, bu hususun ise kanunun 380 inci maddesinde finansal destek yasağı kapsamında olacağı, davalıya yapılan ödemelerin davalı tarafından şirket borçları için yapılan ödemelerin geri ödemesi olduğunun kanaatine varıldığı, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını gerektirecek haklı nedenlerin bulunmadığı ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının şirkette herhangi bir faaliyette bulunmadığını, basiretli ve bilinçli bir tacir gibi davranmayarak şirketi zarara uğrattığını, şirket faaliyetleri konularında şirketi zor durumda bırakması sebebiyle ortakların bir araya geldiklerini, taraflar arasında yapılan mutabakat çerçevesinde davalı ortağın ortaklıktan ayrılması karşılığında kendisine 500.000,00 TL bedelli çek ile ödeme yapıldığını, ayrıca kardeşi ... adına keşide edilen 600.000,00 TL bedelli çekin de davalıya teslim edildiğini, yapılan bu anlaşma kapsamında davacı şirketi temsile yetkili olan ... tarafından davalı tarafın şirketteki tüm yetkilerden azledildiğine ilişkin azilname düzenlendiğini ve davalı tarafın bu azilnameye ilişkin herhangi bir itirazda bulunmayarak şirket hissesini devretme yönünde zımnen kabul beyanında bulunduğunu, davalı ortağın şirkete ait çeki bankaya ibraz ederek şirketin var olan itibarını zedelemeye çalıştığını, buradaki amacın çekin karşılıksız çıkması durumunda arkasının yazılarak şirketin zor durumda bırakılmasını sağlamak olduğunu, müvekkili şirketin devam eden projelerini ayakta tutan maddi desteğin diğer şirket ortakları tarafından verildiğini, yargılama aşamasında belirttiği hususların ortaklıktan çıkarmak için haklı nedenler olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının şirket ortaklığının çıkarlarını zedeleyecek şekilde sadakat yükümlülüğüne aykırı hareketlerde bulunduğuna ilişkin somut ve inandırıcı bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı yanın ihtarnameye rağmen sermaye koyma borcunu ifa etmediği iddia edilmiş ise de limited şirket ortağının sermaye koyma borcunu ödememesi nedeniyle temerrüde düşmesi halinde 6102 sayılı Kanun’un 483 üncü maddesi hükmüne göre hareket edilerek ortaklar kurulu kararı alınıp davalıya sermaye koyma borcunu yerine getirme hususunda ihtar yapılması, ihtara rağmen borcun yerine getirilmemesi halinde ilgili maddede düzenlenen hükümlerin uygulanması, bu nedenle davalının sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi nedeniyle 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesi hükmü uygulanarak şirket ortaklığından çıkarılmasının mümkün olmadığının kabul edilmesinin gerektiği, davalı tarafa hisse devir bedeli olarak verildiği iddia edilen çeklerin davacı şirketin kayıt ve bilançolarında alacak olarak kaydedilmemiş olması, davacı şirket yetkilisi ...'ün şirket adına keşide ettiği 26.08.2015 tarihli ihtarnamede, ... adına keşide edilen çekin daire satış bedelinin iadesine ilişkin olduğunu açıkça belirtmiş olması, şirket çeklerinin pay iktisabı için kullanılmasının 6102 sayılı Kanun’un 380 inci maddesindeki yasak kapsamında olması birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın ortaklıktan çıkarılmasına yönelik haklı sebeplerin ispat edilemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada mevcut ihtarnameler incelendiğinde taraflar arasındaki güven ilişkisinin kaybolduğunu, davalının basiretli tacirin davranışına uygun olmayan iş ve işlemleri nedeni ile şirketin itibar kaybettiğini, ... adına düzenlenen çeklerin ayrılma akçesi olarak davalıya verdiğini, davalının azilnameye rağmen şirket aleyhine iş ve işlemlere devam ettiğini, şirketin iş ve işleyişini sekteye uğrattığını, tanınmış, saygın ve güvenilir olan davacı şirketi üçüncü kişiler nezdinde karalamaya yönelik işlemler yaptığını, davacı tarafından sermaye çıkış bedelinin ödenmesine ve azilnamenin tarafına tebliğ edilmesine rağmen müvekkilinin kendi malvarlığı üzerinden yürüttüğü inşaat projesindeki arsa sahiplerine, hali hazırda davacı müvekkil şirketin hissedarı ve ortağı olduğunu bildirerek hukuka, iyiniyete ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak birtakım belgeler talep ettiğini, böylelikle muhataplarının güven duygusunu zedelediğini, şirket işlerinde herhangi faaliyette bulunmadığını, bilirkişi raporlarının eksik inceleme sonucu oluşturulduğunu, istinaf dilekçesinde belirtilen sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarma istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.