11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/1833 E. , 2023/5533 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... Mad....Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmeleri imzalanarak kredi tahsis edildiğini, davalı borçlunun sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından ihtarname keşide edilerek davalı borçlulara borcun ödemesinin ihtar edildiğini ancak borcun ödenmediğini, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilerek icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kefil sıfatına haiz olduğunu, bu sebeple kredi sözleşmesinin asıl tarafı olan şirketin bu borcu ödeyemeyeceğine dair kesin bir aciz belgesi alınmadan müvekkiline karşı takip işlemi yapılamayacağını, müvekkilinin sözleşme imzalanırken evli olduğunu müteselsil kefil olabilmesi için eşinin rızası gerektiğini, bu nedenle geçerli bir sözleşme bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde olması ve kefilin kendi el yazısı ile yazılması ve imzalanması gerektiğini, müvekkiline bilgi verildiği iddia edilse de sözleşmenin boş olarak verildiğini, ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelerle, genel kredi sözleşmesi ve icra takip dosyası ile uyumlu olmakla hesaplanan borç miktarı davacı talebinden fazla olduğundan taleple bağlılık ilkesi gözetilerek hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü 2015/32652 E. sayılı takip dosyasındaki ödeme emrinin 1 numaralı şıkkındaki talebi yönünden 1.848.589,04 TL asıl, 292.827,10 TL İşlemiş faiz, 14.641,35 TL BSMV olmak üzere 2.156.057,49 TL'ye ilişkin itirazın iptaline, fazlaya istemin reddine, asıl alacağı ödeme emrinde talep edilen oranda faiz yürütülerek takibin kabul edilen kısım yönünden aynen devamına, takip ödeme emrinin 2. bendindeki davacı talebinin 141.142,13 TL asıl, 27.475,67 TL işlemiş faiz, 1.373,78 TL BSMV olmak üzere 169.991,58 TL'lik kısma ilişkin itirazın iptaline, fazlaya istemin reddine, asıl alacağı ödeme emrinde talep edilen oranda faiz yürütülerek takibin kabul edilen kısım yönünden aynen devamına, takip ödeme emrinin 3. şıkkında talep edilen 31.083,28 TL asıl, 9.917,16 TL işlemiş faiz, 495,85 TL BSMV olmak üzere 41.496,29 TL'ye ilişkin davalı taraf itirazının iptali ile, asıl alacağı ödeme emrinde talep edilen oranda faiz yürütülerek takibin kabul edilen kısım yönünden %30,24 yıllık faiz oranını aşmamak suretiyle TCMB kredi kartları için uygulanan 3'er aylık faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, takip ödeme emrindeki 4 numaralı şıkta yer alan gayrı nakdi alacak yönünden taleple bağlı kalınarak 1.500.000,00 USD yönünden (Harçlandırma tarihi itibariyle 4.080.000,00 TL) davalı tarafın itirazının iptaliyle takibin bu kısım yönünden aynı şartlarla devamına, kabul edilen dava değeri 6.447.545,36 TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 1.289.509,07 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasına konu ettikleri alacak tutarının 6.768.686,97 TL iken İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda kabul edilen dava değerinin 6.447.545,36 TL olduğunu, kabul edilmeyen 321.141,61 TL tutar bulunduğunu, bu tutar üzerinden karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, ihtarnamede belirtilen tutarlar üzerinden ana para ve faiz hesabı yapıldığını, İlk Derece Mahkemesinin ise ihtarnameye göre yapılan hesabı dikkate almadığını, ihtarname öncesindeki hesap hareketleri üzerinden yapılan hesaba göre ana para tutarını daha düşük hesapladığını, takip dayanağının hesap kat ihtarnamesi olduğunu, takipte yer alan alacak kalemlerinin de hesap kat ihtarnamesine göre hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.