Esas No
E. 2024/798
Karar No
K. 2024/8809
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/798 E.  ,  2024/8809 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/561 Esas, 2023/2029 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/291 E., 2019/1182 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; küçük ...'ın diğer müvekkillerinin müşterek çocuğu olduğunu, davalı ... ile dava dışı doktor ...'in Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanzim ettiklerini, müvekkili ...'ı hamilelik sürecinin en önemli ayı olan 12. haftasında takip ve muayene eden dava dışı doktorun özen ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bu nedenle down sendromunun hamilelikte teşhis edilmediğini ve küçük ...'ın down sendromlu olarak doğduğunu ileri sürerek doktorun mesleki faaliyeti nedeniyle verdiği zararlara bağlı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, fiilin gerçekleşmesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, down sendromlu ... için 75.000,00 TL, anne ... için 75.000,00 TL ve baba ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 225.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı annenin gebelik takibinin sigortalı hekim tarafından yapılmadığını, sigortalı hekimin davacı anneyi yalnız bir kez kanama şikayeti ile 08.11.2009 tarihinde düşük tehdidi nedeniyle servise yatırıldığında vizite sırasında görüp muayenesini yaptığını, ikili tarama testi istediğini, davacı annenin bir daha sigortalı hekime gelmediğini, tekrar muayene olmadığı gibi sonuçlarını da hekime göstermediğini, hekimin tek muayene ile down sendromu teşhisi yapamayacağını, davacı annenin tedavi ve teşhis işlemlerinin düzenli ve sağlıklı ilerleyebilmesi için üzerine düşeni yapmadığını, sigortalı hekimin bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacı taraf davalı ... nezdinde Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı doktor ...'in özen ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle davacı ...'nin hamileliği sırasında down sendromunun teşhis edilmediğini ve küçük ...'ın down sendromlu olarak doğduğunu ileri sürerek işbu davayı açmışsa da SGK'dan temin edilen Medula sistemi kayıtlarından da anlaşılacağı üzere sigortalı doktorun davacı ...'nin gebelik sürecini takip eden doktor olmadığı, davacı ...'nin 08.11.2009 tarihinde sigortalı doktorun çalıştığı hastaneye acil başvurusu üzerine düşük tehdidi ile hastaneye yatırılarak sigortalı doktor tarafından izlendiği, diğer tetkiklerin yanı sıra gebelik haftası ile uyumlu olarak ikili test istendiği, 09.11.2009 tarihinde şifa ile taburcu edildiği, taburcu edilirken düzenlenen epikriz raporunda ikili test için kan alındığı ve sonucunun 3 gün sonra gebe polikliniğinde alınacağına dair not düşüldüğü, ancak davacı annenin 3 gün sonra gebelik polikliniğine geldiğine ve ikili test sonucuna dair bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacı annenin yaşı 19 olduğu ve önceki doğumunda sağlıklı bebek dünyaya getirdiği, dolayısıyla ilk bakışta down sendromunu düşündürecek bir bulgu bulunmadığı, düşük tehdidi ile hastaneye gelen davacı anneye müdahale eden sigortalı hekimin ikili test sonucunu görmeden bebeğin down sendromlu olduğu teşhisini koyamayacağı, davacı annenin de ikili test sonuçlarını gebe polikliniğinden almadığı, acil başvuru üzerine sadece bir kere davacı anneye müdahale eden sigortalı doktordan davacı annenin ikili test sonuçlarını alıp almadığını takip etmesinin beklenemeyeceği, davacı annenin rutin gebelik takiplerini yaptırmadığı, bu nedenlerle sigortalı doktorun özen ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve kötü tıbbi uygulamasından bahsedilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi" kapsamında tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog