11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2154 E. , 2023/5829 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yaklaşık 30 yıldan beri “...” markası ile tekstil ürünlerinin üretim ve ticaretini yaptığını, markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) ve WIPO nezdinde tescilinin sağlandığını, bu işaretle eski Sovyet Cumhuriyetlerinin neredeyse tamamına ve bazı Avrupa ülkelerine ihracat gerçekleştirildiğini, tanınmış marka konumuna ulaştığını, davalının 2012/29449 sayılı “...” ibaresini 25. sınıf da dahil olmak üzere adına tescil ettirdiğinin öğrenildiğini, davalının bu yolla müvekkilinin tanınırlığından yarar sağlayacağını, kötü niyetle hareket ettiğini, tüketiciyi yanıltmayı amaçladığını ileri sürerek 2012/29449 sayılı “...” markasının müvekkiline ait 2005/04889 sayılı “...” markası ile 25. sınıf emtia bakımından benzerliğinin ve haksız rekabetinin tespitini, davalı markasının 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğü ile terkinini, kararın ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında ünlü sanatçı ve disk jokey (DJ) ...nin müzik faaliyetlerini yürüttüğü bağlı şirketi olduğunu, sahne adı olarak uzun yıllardır ... ismini kullandığını, markanın tüketici nezdinde yüksek ayırt edicilik ve tanınmışlığa ulaştığını, dünya çapında bir popülerliğinin bulunduğunu, ödüller aldığını, müvekkili ile özdeşleşen işaret üzerindeki tescile ve kullanıma dayalı öncelik ve üstün hakkın müvekkiline ait olduğunu, işaretin bir çok ülkede müvekkili adına tescil edildiğini, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı markalarının şekil unsuru, müvekkili markasının ise özgün ve ayırt edici bir yazım içerdiğini, tescilli marka kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işaretler arasında karışıklığa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, 25. sınıf yönünden kısmî hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davacı markasının tanınmış olmadığı, kötü niyetle tescilin ispatlanamadığı, tescilli markanın kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti isteminin reddine, davalı adına tescilli 2012/29449 sayılı markanın 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, 35. sınıf için hükümsüzlük istemi ile ilan isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 35. sınıf yönünden hükümsüzlük, haksız rekabetin tespiti ve ilan taleplerinin reddinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markasının tanınmışlığının incelenmediğini, işaretlerin fonetik ve görsel yönden farklılık arz ettiğini, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, önceye dayalı hakkın müvekkiline ait olduğunu, üç dava yönünden de ayrı vekalet ücreti tayine gerektiğini ileri sürerek kararın kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının 35. sınıfta görüntü ve ses kayıt ortamlarının perakende satışı hizmetlerinde tescilli olduğu, markaların alt sınıflarının aynılık ya da benzerlik taşımadığı, davalının markasını tescil sınıfında kullanmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, hükümsüzlük davasında ilan talebinde davacının hukuki yararının bulunmadığı, işaretlerin 25. sınıfta görsel ve işaretsel benzerlik taşıdığı, talep bulunmadığı halde marka hakkına tecavüz isteminin reddine karar verilmesi ile 35. sınıf yönünden hükümsüzlük talebi ile haksız rekabetin tespiti talebi reddedilmesine rağmen davalı yararına iki ayrı vekalet ücreti yerine tek vekalet ücreti taktirinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, haksız rekabetin tespiti isteminin reddine, davalı adına tescilli 2012/29449 sayılı markanın 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, 35. sınıf için hükümsüzlük istemi ile ilan isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markasının özgün ve ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, markaların benzerlik taşımadığını, karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceğini, davacı tescillerinde şekil unsurlarının bulunduğunu, “...” ibaresinin üçüncü kişiler adına da tescil edildiğini, bunun da ayırt ediciliğinin düşüklüğünü ve davacının gerçek hak sahibi olmadığını gösterdiğini, davacı markalarının devredildiğini, bir kısım tescillerin de müddet hale geldiğini, davacıların hukuki menfaatlerinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesi, 43 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
1.Dava, marka hükümsüzlüğü ve haksız rekabetin tespiti istemine ilişkin olup Mahkemeye sunulan 06.02.2017 ve 07.05.2018 tarihli bilirkişi raporlarında davacıların 2005/04889 sayılı "..." ve 2008/34153 sayılı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğü istenen 2012/29449 sayılı "..." ibareli davalı markası ile iltibas oluşturacak derecede benzerliği kabul edilmiş, Mahkemece de benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda davalı adına tescilli markanın 25. sınıf mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Türk Patent sisteminde yapılan araştırmada bir kısım devir taleplerinden sonra davalı markası ile benzerliği kabul edilen 2005/04889 sayılı markanın sahip bilgilerinin dava dışı Sevil Subaşı, 2008/34153 sayılı markanın ise dava dışı ... ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. olarak değiştiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi heyeti de 07.05.2018 tarihli raporunda anılan markaları ... ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı markalar arasında göstermiştir.
2.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 43 üncü maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğünü, ilgili mahkemeden, zarar gören kişiler, Cumhuriyet savcıları veya ilgili resmi makamlar isteyebilir. Şirketlerin (ortaklıkların) dava açabileceği hâllerde ise ortaklar davacı olamaz. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. Bası, Vedat Kitapçılık, S.476)
3.Somut olayda dava tarihinde anılan markalar davacılar adına tescilli olduğundan dava tarihi itibariyle davacıların işbu davayı açmakta hukuki menfaatleri varsa da yargılama sırasında hükümsüzlüğe mesnet alınan markaları devrettikleri anlaşıldığından hukuki menfaatlerini dolayısıyla davacı olma sıfatını kaybetmişlerdir. Mahkemece, bu husus gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.