Esas No
E. 2010/4295
Karar No
K. 2011/2858
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/4295 E.  ,  2011/2858 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı-davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 866 ada 19, 20, 28, 29, 30 ve 31 parsel sayılı sırasıyla 18.736,55 m2, 22.738,86 m2, 5618,37 m2, 8256,69 m2, 13.305,03 m2, 17.261,98 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, 866 ada 15 parsel sayılı 11.737,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, 866 ada 18 parsel sayılı 26.016,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlere dayalı olarak davalı ... adına tespit edilmiştir.

Tespit gününden önce davacılar ... ve ... tarafından davalı-davacı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı Hazine'nin tapu kaydına dayanarak, davalı-davacı ...'ın tapu kaydına, tapu dışı satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açmış oldukları dava dosyaları da aktarılan dava dosyası ile birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazine ile davacı ...'ın davalarının reddine, davacılar İbrahim ve ...'nın davasının kabulüne, dava konusu 866 ada 19, 20, 28, 29, 30, 31 parsel sayılı taşınmazların ... ve ... adına, 886 ada 15 ve 18 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalı-davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

I- Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Dava konusu taşınmazlardan 866 ada 20, 29, 31 parsel sayılı taşınmazlar hakkında düzenlenen tespit tutanağı içeriğinde taşınmazın davacı ...'nın miras bırakanı ...'dan kaldığı ve mirasçılarının iştirak halinde malik bulundukları belirtildiğine göre; davada miras bırakan ...'nın davacı ... dışındaki mirasçılarının da taraf olarak yer alması gerekir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemez.

O halde mahkemece öncelikle miras bırakan ...'nın davacı ... dışındaki diğer mirasçıları da belirlendikten sonra adlarına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.

II- Mahkemece davalı-davacı ...'ın tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı araştırılmadan, taşınmazlar üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarını taşımadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı olarak verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyleki davalı-davacı ...'ın dayandığı 31.07.1968 tarih 17 sayılı tapu kaydının tescil ilamı ile oluştuğu, tescil haritasının bulunduğu dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ne var ki, tapu kayıtları yöntemine uygun şekilde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca yerine uygulanmamıştır. Gerçekten kural olarak kayıtların haritaya dayanmaları halinde kapsamlarının haritasına göre belirlenmesi zorunludur. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman fen ve ziraatçi bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman fen bilirkişi eliyle davalı-davacı ...'ın dayandığı 31.07.1968 tarih 17 sayılı tapu kaydının dayanağı harita yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile tutunulan tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlenmeli, çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerleri ile haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalardan yararlanılmalı, uygulamada davalı tarafın dayandığı tapu kaydının dava dışı komşu ... Köyü 260 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü nazara alınmalı uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, adı geçen tapu kaydının komşu ... Köyü 260 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünün belirtilmesinin, revizyon gördüğü taşınmazı mutlaka kapsadığı anlamına gelmeyeceği düşünülmelidir.

Davalı-davacı ... 10.09.1952 tarih 9 nolu ... oğlu ... adına tapuda kayıtlı olan taşınmazı tapu malikinin mirasçılarından tapu dışı yolla satın aldığını, dava konusu bir kısım taşınmazların da bu tapu kaydı kapsamında kaldığını öne sürmüş ve mahkemece tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.

O halde davalı-davacı ...'ın tapu dışı yolla mirasçılarından satın aldığını iddia ettiği 10.09.1952 tarih 9 nolu tapu kaydının kapsamı az yukarıda anlatıldığı şekilde belirlenmeli, tapu dışı satın alma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır. Tapu kaydının taşınmazı kapsamadığının anlaşılması halinde, davalı hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ekonomik amacına uygun sürdürülüp sürdürülmediği, iktisap sağlayan süreye ulaşıp ulaşmadığı araştırılmalı, daha sonra uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu, fiziksel yapısı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir.

III-Davacı Hazine'nin tutunduğu 02.01.1964 tarih 312 sayılı tapu kaydının 886 ada 15 ve 18 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı mahallinde yapılan keşif, uygulama, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Ne var ki tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar zilyet olduğu kabul edilen tespit malikleri yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde yapılan araştırma yeterli değildir.

O halde taşınmazların başında yapılacak keşifte Hazine tapusunun oluştuğu günde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, tarafların yöntemine uygun şekilde bildirecekleri tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı-davacı ...'ın I ve II nolu bentte, davacı Hazine'nin III nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91.05 TL harcın istek halinde davalı-davacı ...'a iadesine, 27.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14 K3402 md.20
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog