4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/24270 E. , 2024/7438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu Kutsu ... hakkında İstanbul (Anadolu) 15.İcra Müdürlüğünün 2014/1545, İstanbul (Anadolu) 25.İcra Müdürlüğünün 2014/2582 sayılı takip dosyalarının, sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 28.11.2013 tarihinde davalı ...'a onun da 07.01.2014 tarihinde davalı ...'e sattığını belirterek , davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesi talep etmiş, 26.10.2015 tarihinde açtığı ikinci davada İstanbul (Anadolu) 20 .İcra Müdürlüğünün 2014/1545 sayılı takip dosyasındaki alacakları yönünden de aynı tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalar arasında irtibat bulunduğundan davalar birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, satışların muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddine talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tapuya kayıtlı olmayan taşınmazların devrinin, menkul mallarda olduğu gibi zilyetliğin devri yoluyla gerçekleştirilebileceğini, tapusuz taşınmazında 1.2.2012 tarihinde zilyetliğin devri sözleşmesiyle diğer davalı ...'a devredildiğini, taşınmazın devrinin resmi şekle bağlı olmadığı gibi, bu devre ilişkin ispatında herhangi bir şarta bağlı olmadığını, davanın kesin aciz vesikası alınmadan açıldığını, davacı tarafın ancak 4.10.2017 tarihli celsede geçici aciz belgesi sunduğunu, bir haciz tutanağında "hacze kabil mal bulunamadığı" ibaresinin aciz halinin tespiti için yeterli olmadığını, icra dosyasında müvekkilinin yanısıra borçlu olan dava dışı Akın Güngör adına kayıtlı gayrimenkullerin bulunduğunu, davacının yerel mahkemenin 2014/314 (E) ve 2017/533 (K) sayılı dosyasında davacı olan Klan Yapı adlı şirketin de temsilcisi olduğunu, dava dışı ...'ün, davacı ile temsilcisi olduğu sözü edilen diğer dosya davacısı şirketin birlikte hareket ettiğini, bu organik bağın varlığı göz ardı edilerek alacağın tahsili için takip dosyalarında borca yeter başkaca mal varlığı araştırılmadan geçici aciz belgesinin itibar edilerek aciz halinden ve davanın dinlenebilirliğinden söz etmenin mümkün olmadığını, taşınmaz için tespit edilen değer ile takiplere konu toplam alacak tutarı arasındaki orantısızlığın fazlasıyla bariz olduğunu, eksik eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava şartları bakımından, alacaklının borçlu aleyhine başlatmış olduğu takibin kesinleşmesinin ön koşul olduğunu, bu bakımdan müvekkilinin tasarruf işlemi olan 7.1.2014 tarihi öncesinde kesinleşmiş bir takibin bulunmadığını, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilirken müvekkili ile davalı ... arasındaki işlemin borçtan önce mi yoksa sonra mı olduğu hususunda eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, davalılardan ... ile arasında bir ticari ilişki bulunmayan müvekkili ...'in iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davaya konu gayrimenkulün davalılardan ...'dan 7.1.2014 tarihinde devir yoluyla ve ivazlı olarak iktisap edildiğini, kural olarak müvekkilin kötü niyetli olduğunun ispatının davacı tarafa ait olduğunu, ilgili yasa metinlerinden de açıkça görüleceği üzere yasanın iyiniyetli üçüncü kişiyi koruduğunu, ancak yerel mahkemenin hiçbir delil olmamasına rağmen müvekkili hakkında hüküm kurduğunu, son olarak davanın kesin aciz vesikası alınmadan ikame edildiğini, kaldı ki İstanbul Anadolu 11'inci İcra Müdürlüğünün 2013/20431 esas sayılı dosyasında 13.1.2014 tarihinde yapılan gayrimenkul kaydı sorgulamasında dosya borçlusu davalılardan Kemal Kutsi Topal'a ait Gebze ilçesi Darıca Mahallesi'nde bulunan gayrimenkul olduğunun görüldüğünü, icra dosyası yeterince incelenmeksizin karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava şartlarından olan icra takibinin kesinleşmesini ilişkin ön koşulun gerçekleşmediğini, işlemin borçtan önce mi yoksa sonra mı olduğu hususunda araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle karar verildiğini, tapusuz taşınmazın devrinin resmi şekle bağlı olmadığı gibi, bu devre ilişkin ispatında herhangi bir koşula bağlı olmadığını, dosyada mevcut 14.4.2012 tarihli kira sözleşmesinden ...'ın taşınmazı bu devre dayanarak Tusku Uluslararası Binicilik Golf Derneğine kiraya verdiğinin anlaşıldığını, zilyetliğin devri sözleşmesi'nin yapıldığı tarihte müvekkilinin davacıyla hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla devir tarihinde davacıya bir borcu bulunmadığı gibi zarar vermek kastıyla hareket edemeyeceğinin de ortada olduğunu, taşınmazın müvekkilinin tasarrufuna geçtiği tarihin devir tarihi olduğunu, müvekkilinin davacı ya bu tarihlerde bir borcu bulunup bulunmadığının irdelemediğini, vakıalara ilişkin eksik inceleme yapıldığını, iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkilinin kötü niyeti ispatın davacı tarafa ait olduğunu, aciz vesikası alınmadan dava açıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu, 4.kişinin ödemeyi belgelemediği gerekçesi ile , davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
Topa vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili temyiz dilekçesinde, davanın görebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığı, zilyetlik devir sözleşmesi ve kira sözleşmesinin dikkate alınmadığını, birleşen dava yönünden borcun doğum tarihinin araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.HMK'nun 125.maddesi 2.fıkrasına göre, davanın açılmasından sonra dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa , devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder hükmünü içerir.
İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptali davalarını , borçludan alacağını tahsil edememiş olan alacaklı açmalıdır. Yani aktif dava ehliyeti alacaklıya aittir. Dosyadaki belgelerden yargılama devam ederken dava konularından İstanbul (Anadolu) 25. İcra Müdürlüğünün 2014/2581 sayılı ve İstanbul (Anadolu) 20 .İcra Müdürlüğünün 2014/1545 sayılı takip (yeni 2019/2074) dosyalarındaki alacakların dava dışı Gıda Borsası Temizlik Kozmetik ve İtriyat Mad. San.Tic.Limited şirketine devredildiği anlaşılmıştır. Bu halde davacı alacaklı ...'un bu takipler yönünden aktif dava ehliyeti kalmadığı ve bu hususun resen dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak anılan şirketin davacı sıfatı ile davaya dahil edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2.Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davaya konu İstanbul (Anadolu) 20. İcra Müdürlüğünün 2014/1545 sayılı takip (yeni 2019/2074) dosyasındaki borcunun ödendiğini dosyasının kapatıldığını, davanın konusuz kaldığını belirtmiş olduğundan bu hususun araştırılarak , borcun ödenmiş olduğunun tesbiti halinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden kararın bozulması gerekmiştir.
I. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.