16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/399 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/03/2023
NUMARASI: 2020/317 Esas, 2023/204 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirketin uzun zamandır ticari ilişki içerisinde olduğunu, müvekkili şirketin 2012 yılı sonu itibariyle 91.228,39-TL, 10/01/2013 itibariyle 1.161,30-TL olmak üzere toplam 92.890,30-TL borçlu olduğunu, borcun ödenmesi için Kadıköy ... Noterliğinin 26/12/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek davalı tarafa tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafın borcun mutabakatını yapmadığını ve borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkili şirketin alacağının tam olarak belirlenmesi için şimdilik harca esas olmak üzere 5.000,00-TL alacağının ve 31/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası tarafından kısa vadeli krediler için öngörülen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin ara kararına istinaden davacı vekili 92.980,30TLüzerinden eksik harcı ikmal etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağı belirli bir miktar olduğundan kısmi dava açılamayacağını, ayrıca somut olayda belirsiz alacak davası da açılamayacağını, öte yandan davacının dava dilekçesinde belirttiği alacağın tamamına itiraz etmediklerini, müvekkilinin üçüncü bir firma üzerinden davacıya ödeme yaptığını, nitekim davacıya en son 28.000,00-TL ödeme yaptıklarını, bu ödemenin davanın müddeabihi olan 5.000,00-TL'den yüksek bir ödeme olup davanın konusuz kaldığını bildirerek davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde konusuz kalması nedeniyle tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: "...-Davanın kısmen kabulü ile 3.418,68 TL alacağın 31/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 06/03/2020 tarih ve 2017/4016 Esas, 2020/609 karar sayılı ilamı ile; "...-Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, -Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,-Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2016 tarih, 2013/79 esas, 2016/967 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, " şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2020/317, 2023/204 Karar sayılı, 02/03/2023 tarihli ilamında; "Dosya arasında yer alan satın alma anlaşmasına ek 01/01/2010 geçerlilik başlangıç tarihli ticari şartlar anlaşmasının açıklama metnine göre reklam bedeli olarak %17 oranında fatura düzenleneceği, cironun 88.000,00-TL altında kalması durumunda en az faturalanacak reklam bedelinin 15.000,00-TL olacağı taraflarca kararlaştırılmış olmakla, her ne kaar davacı tarafça düzenlenen faturadaki imzaya itiraz edilmişse de, anlaşma hükmüne göre söz konusu faturanın düzenleneceği taraflarca kararlaştırılmış, davacının anlaşma belgesine çekincesinin açıklama metninin 21. maddesine yönelik olduğu metinden anlaşılmakla davalının 2010 yılına ilişkin reklam bedeli alacağının da bulunduğu kanaatiyle,
18/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının 31/05/2010 tarihli 2.285,22-TL tutarlı ve 31/12/2010 tarihli 2.429,48-TL tutarlı faturalar düzenlediği belirlenmekle, KDV dahil en az 17.700,00-TL olarak düzenlenecek fatura tutarından, yani davalının 2010 yılı reklam bedeli için düzenlediği 31/12/2012 tarihli ... numaralı 17.700,00-TL bedelli faturadan indirildiğinde davalının 2010 yılına ilişkin 12.985,30-TL reklam bedeli alacağı olduğunu kabul etmek gerekmiştir. Bu durumda davacının 3.418,68-TL defter kayıtlarıyla alacağı, sözleşme hükümlerine göre 22.524,23-TL fazla faturalandırmadan kaynaklanan alacağı, 4.714,70-TL reklam bedelinin fazla faturalandırılmasından kaynaklanan alacağı olmak üzere toplam 30.657,61-TL alacağı bulunduğu, ayrıca dava açıldıktan sonra da davalının borçlarına mahsuben davalıya 40.368,72-TL ödeme yaptığı görülmekle bu tutar yönünden davanın konusuz kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. "gerekçeleri ile "..-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 30.657,61-TL'nin 31/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödenen 40.368,72-TL yönünden dava konusuz kalmakla bu tutara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından borç miktarına ilişkin hatalı hesaplama yapıldığını, kök raporda müvekkili şirketin toplam alacağının 43.642,91-TL olduğu tespit edildiğini, müvekkil şirketin ticari defterlerinin kesin delil niteliğine haiz olduğunu, aksinin kesin delillere kanıtlanması gerektiğini, müvekkili şirketin, davalı şirketten 43.642,91-TL alacağının olduğunun kabulü gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi'nce 18.10.2022 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle farazi bir hesaplama yapıldığını, rapora itiraz edildiğini, 31.12.2012 tarihli, ... numaralı ve 17.700,00-TL tutarlı faturanın ispatının gerektiğini önceki bilirkişi raporlarında açıkça belirtildiğini, bahse konu faturaya itiraz edildiğini, karar gerekçesi incelendiğinde sadece 18.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı anlaşılmış olup taraflı bir yargılama yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf isteminde özetle; mahkemenin 08.03.2021 tarihli çelişkili raporu hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, raporda faturalara ilişkin 3 ayrı ihtimal içeren bir değerlendirme yapıldığını, Ancak yapılan bu değerlendirmelerin hiçbirinin dosyada mübrez diğer bilirkişi raporları ile uyuşmadığını, raporlar arasında yer alan çelişkileri gidermeksizin yeni bir rapor aldırmadan karar verildiğini, Ticari Şartlar Anlaşmasının 5. Sayfasının 3. Maddesi uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkide ciro prim oranlarının dinamik olarak uygulanacağının kararlaştırılmasının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, Taraflar arasındaki anlaşmaya göre ciro primi dinamik olarak belirlenecek olup ciro/tonaj tutarı, baz ciro/tonaj tutarı olup, gerçekleşen cironun/tonajın baz ciro/tonaja yüzdesi oranında prim yüzdesi geçerli olacağını, Yani cironun 45.000-TL'yi geçmesi durumunda %4 oranında hedefe bağlı ciro priminin hesaplanacağı bilgisi yanlış olup cironun 45.000,00-TL nin altında kaldığı sebep gösterilerek hedefe bağlı ciro priminin hesaplanmaması da hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan yazışmalardan da 2011 yılına ait ciro primin 45.000,00-TL nin üzerinde olduğunun ortada olduğunu, yerel mahkeme tarafından öncelikle müvekkili şirketin reklam bedeli alacağı olduğu doğru bir şekilde kabul edilmesine rağmen daha sonrasında 2.429,48-TL ve 2.285,22-TL tutarlı faturaların bu alacaktan indirilmesine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı yana hukuka aykırı olarak kesildiği dosyada mübrez diğer bilirkişi raporlarıyla da sabit olan “...” açıklaması ile 31.05.2010 tarihli ve 2.285,22 TL tutarlı ve ”... Açılış Bedeli” açıklaması ile 31.12.2010 tarihli ve 2.429,48 TL tutarlı faturaların fazla kesildiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta Dairemizin kararından sonra alınan kök ve ve ek raporlar, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerinin içerikleri, sözleşme ve ekleri, anlaşma metni, tarafların ticari defter kayıtları, bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahkemenin tarafların ticari defterlerine göre davalının %4 ciro prim alacağı doğmadığını da dikkate alarak yaptığı hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne karar vermesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.