Esas No
E. 2022/1026
Karar No
K. 2025/64
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1026

KARAR NO: 2025/64

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/09/2021

NUMARASI : 2018/1295 Esas - 2021/622 Karar

DAVA: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ: 07/11/2018
BAM KARAR TARİHİ: 22/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/01/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarihli, 2018/1295 Esas ve 2021/622 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sürücüsü, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti'nin kazaya karışan aracın maliki, davalı ... AŞ nin ise kazaya karışan aracı ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalayan şirket olduğunu, davacı müvekkilinin garson olarak çalıştığını, müvekkilinin 20/09/2018 günü gece 03:50 sıralarında ... ili, ... ilçesi, ... Caddesi üzerinden ... istikametine doğru seyir halindeyken, bu sırada davalı sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araçla ... ili, ... ilçesi, ... Caddesini Çevreyolu Üniversite Caddesine doğru seyir halinde olduğunu, davacı müvekkilinin kendisine yeşil ışık yandığı esnada geçiş yaparken, davalı sürücünün kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayarak, aracının sol yan kısımlarıyla geçiş ihlali yaparak davacı müvekkilinin kullandığı motosiklete aracının ön kısmı ile çarptığını, davalı sürücünün bu şekilde maddi ve yaralamalı kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kaza sebebi ile doğan şimdilik 100,00-TL ulaşım ve tedavi gideri, 400,00-TL geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyet zararı olmak üzere toplam 500,00-TL maddi tazminatın sigorta limitleriyle sınırlı olarak davalı ... ile diğer davalılardan kaza gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ile davalı araç maliki şirketten kaza gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararın giderilmesi amacıyla davalı şirkete başvuruda bulunmadığından davanın esasına girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın poliçesi, trafik sigortası genel şartlarında meydana gelen değişiklik sonrasında 16.01.2018 tarihinde tanzim edilmiş olduğundan somut olayda yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın uygulanması, Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde belirtilen tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ilkesine aykırı olduğunu söylemenin de mümkün olmadığını, bu ilkenin uygulanabilmesi için her iki tarafın özgür iradesi ile poliçe düzenlendikten sonra zarar görenin aleyhine tazminatın kaldırılması yada azaltılmasını gerektirecek değişikliklerin yapılması durumunda geçerli olacağını, oysa 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibarı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nın kapsamının tüm taraflarca bilindiğini, sigortacı, işletenin sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlendiğine göre, sonradan bir değişiklikten bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği meslekte kazanma gücü kaybı oranının değil, özürlülük oranının dikkate alınması gerektiğini, kaza tarihinin ve poliçe düzenlenme tarihinin 01/06/2015 tarihinden sonra olması dikkate alındığında, açılan davada 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca değerlendirme yapılıp, sürekli maluliyet tazminatının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin usulsüz olduğunu, mahkemece sakatlık konusunda rapor alınması halinde, poliçe genel şartları gereği özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliği uygun olarak düzenlenen bir rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 01.06.2015 tarihli Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları ve ilgili mevzuat gereği, maluliyet tazminatına ilişkin hesaplama, güncel TRH-2010 (kadın-erkek hayat) tabloları esas alınarak yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza sırasında motosiklette yolculuk yapan davacının kask takıp takmadığının tespiti ile kask takmadığının tespit edilmesi halinde mahkemece hesaplanacak tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme tarafından faize hükmedildiğinde hükmedilecek faizin dava tarihinden yasal faiz olması gerektiğini belirterek müvekkil şirketin sorumluluğu kapsamında bulunmayan davanın reddine tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Diğer davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, ancak savunma ve delil sunmadıklarından, davayı inkar etmiş sayıldıkları görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:

Mahkemece; "....Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.602,07 geçici iş göremezlik bedeli, 30,00TL tedavi amaçlı ulaşım gideri, olmak üzere toplam 3.632,07 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihi olan 07.11.2018 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik bedeli ve tedavi gideri isteminin ise reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...." şeklinde hüküm kurulmuştur.

Karara karşı davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 05.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda ...'e izafe edilen %75 kusur oranı, sadece davacı motosiklet sürücüsün ve arkasındaki yolcunun beyanları doğrultusunda farazi bir şekilde ihtimale binaen tespit edildiğini, davacı tarafın araç değer kaybına ilişkin açmış olduğu İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkesinin 2019/484 esas Nolu dosyasında alınan bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsünün zaman olarak bakıldığında daha arkadan geldiğinden müvekkil şirket aracını görerek yavaşlamadığı için ve kendisine yeşil ışık yanıp yanmadığı hususunun da meçhul olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının kusuru olarak tespit edildiğini, ilgili kararın verildiği mahkeme dosyasında alınan 05.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise trafik kaza tutanağına atıf yapılarak ...'in kırmızı ışıkta geçmiş olduğu hususunun doğru olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirttiğini fakat trafik polisi; taraf ifadelerini dinleyerek kazanın nasıl olduğuna dair tahmini kaza raporunu yazdığını, taraf ifadelerinin dışında başka somut delilin bulunmadığını, öyle ki motosiklet sürücüsüne yeşil ışık yandığı yönünde kendi beyanları dışında destekleyici herhangi bir delil, emare, mobese görüntüsü, video, tanık ifadesi de bulunmamasına rağmen bu hususlar doğrultusunda ...'e KTK 47/1-b doğrultusunda %75 kusur tespiti yapılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, içerik gereği iki tarafın da eşit kusuru olmasına rağmen belirtilen şekilde kusur izafesi yapılarak zarar hesaplanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminata ilişkin İBK kararlarında da belirtildiği üzere "Kusur oranı, her ne kadar matematiksel anlamda bir indirim yapılmasını gerektirmezse de manevi tazminatın miktarını tayinde önem arz eder." dolayısıyla belirttikleri üzere raporun içeriği taraflara eşit kusuru işaret ederken sonuç bölümünün isabetsiz, içeriğe göre çelişkili ve delil durumuna göre hatalı kusur oranlarına işaret etmesi sebebiyle ilgili manevi tazminat tutarına da etki etmesinden dolayı hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, kararın müvekkilinin lehine olarak kaldırılması ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda müvekkili lehine olacak şekilde reddine karar verilmesini, izah edilen sebeplerle; taleplerinin kabulüne, kararın müvekkilinin lehine olacak şekilde kısmen kabul kararlarının kaldırılması ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 05.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda ...'e izafe edilen %75 kusur oranı, sadece davacı motosiklet sürücüsün ve arkasındaki yolcunun beyanları doğrultusunda farazi bir şekilde ihtimale binaen tespit edildiğini, davacı tarafın araç değer kaybına ilişkin açmış olduğu İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkesinin 2019/484 esas Nolu dosyasında alınan bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsünün zaman olarak bakıldığında daha arkadan geldiğinden müvekkil şirket aracını görerek yavaşlamadığı için ve kendisine yeşil ışık yanıp yanmadığı hususunun da meçhul olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının kusuru olarak tespit edildiğini, ilgili kararın verildiği mahkeme dosyasında alınan 05.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise trafik kaza tutanağına atıf yapılarak ...'in kırmızı ışıkta geçmiş olduğu hususunun doğru olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirttiğini fakat trafik polisi; taraf ifadelerini dinleyerek kazanın nasıl olduğuna dair tahmini kaza raporunu yazdığını, taraf ifadelerinin dışında başka somut delilin bulunmadığını, öyle ki motosiklet sürücüsüne yeşil ışık yandığı yönünde kendi beyanları dışında destekleyici herhangi bir delil, emare, mobese görüntüsü, video, tanık ifadesi de bulunmamasına rağmen bu hususlar doğrultusunda ...'e KTK 47/1-b doğrultusunda %75 kusur tespiti yapılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, içerik gereği iki tarafın da eşit kusuru olmasına rağmen belirtilen şekilde kusur izafesi yapılarak zarar hesaplanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminata ilişkin İBK kararlarında da belirtildiği üzere "Kusur oranı, her ne kadar matematiksel anlamda bir indirim yapılmasını gerektirmezse de manevi tazminatın miktarını tayinde önem arz eder." dolayısıyla belirttikleri üzere raporun içeriği taraflara eşit kusuru işaret ederken sonuç bölümünün isabetsiz, içeriğe göre çelişkili ve delil durumuna göre hatalı kusur oranlarına işaret etmesi sebebiyle ilgili manevi tazminat tutarına da etki etmesinden dolayı hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, kararın müvekkilinin lehine olarak kaldırılması ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda müvekkili lehine olacak şekilde reddine karar verilmesini, izah edilen sebeplerle; taleplerinin kabulüne, kararın müvekkilinin lehine olacak şekilde kısmen kabul kararlarının kaldırılması ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle ulaşım, tedavi gideri, geçici ve sürekli işgöremezlik zararına ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına; kaza tespit tutanağı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/129936 soruşturma sayılı dosyası kapsamı, tanık ...'in emniyetteki ifadesi, aynı kazaya ilişkin olarak aynı taraflar arasında davacı tarafından kullanılan motosiklette oluşan hasar ve değer kaybına ilişkin maddi zarar nedeniyle İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/484 esas sayılı dosyasında açılan davada alınan kusur raporu ile mahkemece alınan kusur raporunun birbiri ile uyumlu, dosya kapsamındaki delillere, somut olayın ve kazanın gerçekleşme şekline uygun olmasına, manevi tazminatın hak ve nesafet kullarına uygun olarak belirmiş olmasına göre HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalılar vekillerinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarihli 2018/1295 Esas ve 2021/622 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2.İSTİNAF AŞAMASINDA; a-Davalı ...'den alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 -TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), b-Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 147,40 -TL'nin mahsubu ile eksik kalan 468,00-TL'nin davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

3.Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

4.HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog