7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2009/2641 E. , 2010/909 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ile katılan davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 136 parsel sayılı 27950 m² yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, paylaşmaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. ...’nin itirazının Kadastro Komisyonunca kabulü ile dava konusu taşınmazda 8/32 payın adına tesciline karar verilmiştir.
İtirazları Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ..., ... ve ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... mirasçıları ... ve ... tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazda 1/4 paylarının olduğunu öne sürerek, ... tespit tarihinden sonra satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davacılar ve katılan davacı ... ve paydaşının davasının reddine, hazine yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, katılan davacı ...’nın davasının kabulüne, 136 parsel sayılı taşınmazın katılan davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve katılan davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ...’ın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığından davasının reddine, dava konusu taşınmazı kadastro tespitinden sonra satın aldığını öne sürerek davaya katılan davacı ...’nın davasının kabulü ile taşınmazın katılan davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kadastro tespitinden sonra yapılan satışlara 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25 ve takip eden maddelerine göre tespit tarihinden sonra doğan hak, itiraz ve isteklerin incelenmesi Kadastro Mahkemesinin görevi dışında bulunduğu halde görevsiz mahkemede bu konuda karar verilmiş olması da isabetsizdir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkemece yargılamanın tüm aşamalarında resen göz önünde bulundurulması gerekir. Ayrıca dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5.maddesi hükmü uyarınca yapılmadığı aynı yasanın 30.maddesi hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı dikkate alınmadan ve dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif günü tayin edilerek tarafların gıyabında keşif yapılması ve tarafların savunma ... kısıtlanarak hüküm kurulması dahi isabetsizdir. Böylesine yetersiz, sağlıksız araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ...’ın tutunduğu T.Sani 303 D. tarih 83 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi ırsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde HUMK’un 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilemeyeceği yönü üzerinde durulmalı, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı, dosya keşfe hazır hale geldiğinde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi dikkate alınarak keşif masrafları yönünden taraflara gerekli ihtarat yapılmalı, keşif masrafları taraflarca yatırıldığı takdirde bundan sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, bundan sonra dayanılan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, dava konusu taşınmazın dayanılan kaydın kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanılmalı, dava konusu taşınmazın kayıt kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule görede davaya katılan ...’nın dava konusu taşınmazı kadastro tespitinden sonra satın aldığı belirlendiğinden mahkemece katılanın istemi yönünden davanın görev nedeniyle reddine, dosyanın ve tutanak suretlerinin usulün 27.maddesi uyarınca görevli ve yetkili Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir. Davacı ... ile davalı ve katılan davacı ... ve ...’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 60,00 TL harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 25.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.