7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2010/3756 E. , 2010/3981 K.
"İçtihat Metni"Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ... ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 125 ada 64 ve 55 parsel sayılı sırasıyla 930,82 m², 10.002,34 m², yüzölçümündeki taşınmazlar; 3402 sayılı Kanunun 18inci maddesi uyarınca ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak her iki taşınmaz hakkında ayrı ayrı dava açmışlardır. Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 125 ada 64, 55 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davacılar ..., ... ve ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, zilyetliğin uzun süre terk edildiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar yargılamada bir kayıt ve belgeye dayanmadıklarından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma yetersizdir.
Dava konusu 125 ada 64, 55 parsel sayılı taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tamamının tespit tutanak örnekleri ile varsa dayanakları kayıtlar getirtilerek, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile denetlenmelidir. Öte yandan iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden dava ve temyize konu taşınmaz başında yapılan keşifte uzman ziraatçi bilirkişi hazır bulundurulduğu halde fotoğrafçı götürülmemiş, bu nedenle de hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişinin raporunu denetleme olanağı bulunamamıştır. Hal böyle olunca sözü edilen raporun yargı denetimine açık olmadığı kuşkusuzdur. Yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle komşu parsellerin tümünün tutanak örnekleri ve varsa dayanağı kayıtlar getirtilmeli, yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler ile ziraat yüksek mühendisi ve ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ile dinlenmeyen tutanak bilirkişilerinin tümü ve mahkemece re'sen seçilecek konusunda uzman bir fotoğrafçı hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava ve temyize konu taşınmazlar mahkeme heyetiyle birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, komşu kayıtlar denetlenmeli, özellikle taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taşınmazda taş yada toprak unsurundan hangisinin galip olduğu duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi de yapılmalı, bu olgular da keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, mahkeme heyeti ve uzman bilirkişi kurulu hazır olduğu halde taşınmazın fiziksel yapısını göstermeye elverişli gününü, ayını ve yılını gösterecek şekilde fotoğrafı çekilmeli, fotoğraf bizzat keşifte hazır bulunan hakim tarafından da çekildiği gün, ay ve yılı gösterecek biçimde onaylanmalı, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı usulün 259.maddesi hükmü uyarınca dinlenerek varsa açık bir deyişle taşınmazın gözlemi sonucunda saptanan maddi, hukuki ve fiziki olgularla tespitte saptanan hukuki, maddi ve fiziksel olgular arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan ise mahkeme gözlemini aynen yansıtmaya elverişli, ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, önceki günlü hükmün dayanağı keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ziraat bilirkişisinin ibraz ettiği ve uzman bilirkişi kurulunun ibraz edeceği raporlar denetlenmeli, bir müddet kuraklık nedeniyle taşınmazlar kullanılmamışsa bile 125 ada 64 parsel sayılı taşınmazın kenarlarının çevrili olması, 125 ada 55 parsel sayılı taşınmazın üzerinde halen meyveleri toplanan badem ağaçları olması, zilyetliği terk iradesinin bulunmadığı da göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 17 ve 18.maddesi hükümleri eşliğinde sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ... ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 74,00 TL harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 22.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.