Esas No
E. 2023/1791
Karar No
K. 2023/1791
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
T. C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1791 - 2025/171 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/03/2023

NUMARASI : 2022/272 Esas - 2023/187 Karar

DAVACI: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ ...
VEKİLİ: Av. ...

DAVALILAR : 1-YILDIZ MAKİNA KALIP ÇELİK KONSTRÜKSİYON SANAYİ VE İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

2....

VEKİLİ: Av....
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 17/05/2022
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
KR. YAZIM TARİHİ: 30/01/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın İzmit E-5 Şubesi tarafından borçlu şirket Yıldız Makine Kalıp Çelik Konstrüksiyon Sanayi ve İnşaat Ticaret Ltd. Şti'ne 26/09/2019 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca 1.000.000,00 TL limitle kredi kullandırıldığını, şirket yetkilisi olan ...'nün kredi sözleşmesinde 2.200.000,00 TL limitle müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, borçlu şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine kredi borunun kat edilerek Kocaeli 5. Noterliği 09/02/2021 tarih ve 02924 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borcun ödenmesi ve gayrinakdi risk karşılığı tutarının depo edilmesinin istendiği, kat ihtarnamesinin borçlulara tebliğ edilmesine karşın verilen sürede borcun ödenmediğini, zorunlu çek karşılığı tutarının depo edilmediğini, müvekkili bankaya olan borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular hakkında 20/09/2021 tarihinde Kocaeli İcra Müdürlüğü 2021/119433 Esas sayılı dosyasıyla 830.170,34 TL üzerinden yasal takip başlatıldığını, borçlular tarafından icra doyasına dilekçe sunularak borca, faize ve tüm ferilere itiraz edildiğini, yapılan itiraz sonucu borçlular yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davanın kabulü ile icra takibinin tamamına yönelik olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalının inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı müvekkilleri arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, davacının davasını somut, kesin ve yasal deliller ile ispat etmesi gerektiğini, davacının soyut ve ispat dahi mümkün olmayan bu beyanlarını kabul etmediklerini, itirazın iptali davalarında alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere dayanmaması gerektiğini, borç sebebi olarak takipte dayanılmayan belgeye itirazın iptali davasında dayanmasının kabul edilmeyeceğini, davacı banka tarafından dava dilekçesinde Kocaeli 5. Noterliği 09/02/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname, genel kredi sözleşmesi, Kocaeli İcra Müdürlüğü 2021/119433 Esas sayılı icra dosyası, bankanın kayıtları üzerinde ebilirkişi incelemesi gibi birçok delille başvurduğunu, fakat takip talebinde başvurmadığı delillere itirazın iptali dava dilekçesinde başvurduğunun aşikar olduğunu, başvurduğu delillerin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, davacının davasının zaman aşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere alacaklının talep tarihi ile zaman aşımına uğradığının aşikar olduğunu belirterek davanın davalılar yönünden reddine, haksız ve kötü niyetli bir şeklide dava açılmasına sebep olan davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/119433 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 721.519,60 TL asıl alacak, 73,834,59 TL faiz, 3,691,73 TL BSMV olmak üzere 799.045,92 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %23,40 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, Hüküm altına alınan 799.045,92 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin bilirkişi raporundaki hatalı hesaplamalara göre karar verdiğini, bilirkişinin raporda belirttiği gibi işbu rapor sadece KGF kredilerinden kaynaklanan alacağın hesaplanmasından ibaret olduğu, ancak ilgili KGF Kredilerine ilişkin alacağın 799.045,92 TL olduğu belirtilmişse de bu yönüyle hesaplama hatası yapıldığının açık ve net olduğunu, dava konusu risklere ilişkin alacağın takip talebinde olduğu gibi 830.170,34 TL olduğunu, Kocaeli İcra Müdürlüğü 2021/50807 E. sayılı takip dosyasına ilişkin mahkemeniz dosyası ile birleştirme talepli dava açılacağından ıslah ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığı, davalı borçluya ilişkin olarak kat ihtarnamesi kapsamındaki riskin hesaplanmadığı, hatta icra dosyası kapsamında hesaplanan riskin de hatalı hesaplandığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve verdiğini iddia ettiği ödemelerini kabul etmediklerini, bilindiği üzere davacının davasını somut, kesin ve yasal deliller ile ispat etmesi gerektiğini, hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, temerrüd faizi koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporunda kefilin, sözleşme limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, iş bu durumun bilirkişi raporunda ki yükseltildiği iddia edilen kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygun olmadığını, iş bu nedenle kabullerinin de mümkün olmadığını, bilirkişinin alternatifli hesap yapması gerekirken hesaplamanın bu ayrıma göre yapılmadığını, iş bu nedenle raporu kabul etmediklerini, davacının davasının zaman aşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere alacaklarının talep tarihi itibari ile zaman aşımına uğradığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2023 tarih, 2022/272 Esas - 2023/187 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6098 sayılı TBK’nın 583. maddesinde; “kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. 6098 sayılı TBK'nın eşin rızası başlıklı 584. maddesinde; “eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.

Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz” hükümleri düzenlenmiştir. Bankalar tarafından kredi kartlarına uygulanacak azami faiz oranları 5464 sayılı kanun 144. Maddesi kapsamında TCMB tarafından belirlenmekte ve basın duyurusu yoluyla kamu oyuna duyurulmaktadır.

Somut olayda; Davacı ile davalı asıl borçlu Yıldız Makine Kalıp Çelik Konstrüksiyon San. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında 26.09.2019 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...’nün anılan sözleşmeyi müteselsil kefil olarak aynı tarihte 1.000.000,00 TL yönünden kefil olarak imzaladığı, 07.04.2020 tarihinde kredi limitinin 2.000.000,00 TL’ye yükseltildiği, diğer davalı kefilin sorumluluğunun da 2.200.000,00 TL olarak belirlendiği; davalı ... yönünden, sözleşmelerdeki kefalet tarihlerinin yazılı olduğu, kefalet türünün müteselsil olarak belirtildiği, kefalet limitlerinin açıkça yazdığı, anılan ibarelerin el yazılı olduğu, yine davalının asıl borçlunun ortak ve yetkilisi olması nedeniyle eş rızasının da gerekmediği anlaşılarak kefalet şartlarının tam olduğu görülmüştür.

Dosyaya sunulan 08.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki belgelere göre; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 26.09.2019 tarihinde imzalandığı ve 07.04.2020 tarihinde limit artışı yapılarak kredi limitinin 2.000.000,00 TL’ye çıkarıldığı, anılan sözleşme kapsamında takibe konu 2 adet kredinin davalıya kullandırıldığı; 1006 numaralı kredinin (yeniden yapılandırma ile 1050 numaralı) 02.10.2019 tarihinde 48 ay vadeli olarak kullandırıldığı, ilk 6 taksitinin zamanında ödendiği, 7.taksitinin yaklaşık 4,5 ay gecikme ile, 8. taksitinin ise yaklaşık 6 ay gecikme ile ödendiği, 03.12.2020 tarihli yeniden yapılandırma talebi ile 36 ay vadeli olarak yeniden yapılandırıldığı, bilirkişi tarafından buna ilişkin hesap ekstrelerinin rapor ekinde sunulduğu, yeniden yapılandırma sonra bir tahsilat yapılmadığı ve 14.04.2021 tarihli valör ile kat işlemi yapılarak tasfiye hesabına aktarıldığı, takip tarihi itibariyle 458.458,59 TL asıl alacak, 46.732,63 TL işlemiş faiz, 2.336,63 TL BSMV olmak üzere toplam 507.719,35 TL borcun olduğu, anılan krediye ilişkin akdi faiz oranının %21 ve temerrüt faiz oranının %23,40 olduğu ve sözleşmeye uygun olduğu; yine 1018 numaralı kredinin (yeniden yapılandırma ile 1053 numaralı) 24.12.2019 tarihinde 48 ay vadeli olarak kullandırıldığı, ilk 4 taksitinin zamanında ödendiği, 5.taksitinin yaklaşık 5,5 ay gecikme ile, 6. Taksitinin ise yaklaşık 5,5 ay gecikme ile ödendiği, 03.12.2020 tarihli yeniden yapılandırma talebi ile 36 ay vadeli olarak yeniden yapılandırıldığı, bilirkişi tarafından buna ilişkin hesap ekstrelerinin rapor ekinde sunulduğu, yeniden yapılandırma sonra bir tahsilat yapılmadığı ve 14.04.2021 tarihli valör ile kat işlemi yapılarak tasfiye hesabına aktarıldığı, takip tarihi itibariyle 263.061,01 TL asıl alacak, 26.919,58 TL işlemiş faiz, 1.345,98 TL BSMV olmak üzere toplam 291.326,57 TL borcun olduğu, anılan krediye ilişkin akdi faiz oranının %21 ve temerrüt faiz oranının %23,40 olduğu ve sözleşmeye uygun olduğu, buna göre davacının takibe konu toplam alacağının 721.519,60 TL asıl alacak,73.834,59 TL işlemiş faiz ve 3.691,73 TL BSMV olmak üzere toplam 799.045,92 TL olduğu, istinaf eden tarafın sıfatına göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın yargı denetimine elverişli ve yeterli açıklamayı içerdiği anlaşılarak davacının istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3.Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 435,50-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4.İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8.Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2025 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog