7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2024/4949 E. , 2024/11018 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; suça konu eşya hakkında karar verilmemesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut delillerin ve suç kastının bulunmadığına,hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE
16.09.2014 tarihinde istihbari çalışmalar doğrultusunda, dinlenme tesisinde bulunan brandalı saman yüklü kamyonda gümrük kaçağı sigara taşındığı bilgileri üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararı ile kolluk görevlilerince bahse konu park halindeki aracın sahibi sorulunca, sanığın aracın sürücüsü olduğunu ve temyiz dışı ...'nın da araçta seyahat ettiğini söylemeleri sonucu, araçta yapılan aramada saman balyaları altında 3.000 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık ... ve temyiz dışı sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmalarında, ...'ya ait saman balyalarını taşımak için anlaştığını, yükleme esnasında orada olmadığını ve sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanık ...'ın atılı suçtan beraatine, temyiz dışı ...'nın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının ve temyiz dışı sanık ... müdafiinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesinin nakil aracına ve sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verilirken, sanık ... yönünden ise sanık her ne kadar suçlamaları kabul etmeyerek yükleme esnasında orada olmadığını savunmuş ise de, sanıkların çelişkili beyanları, 3.000 karton kaçak sigaranın sanıktan habersiz yüklenerek Konya'ya götürüleceğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile sanıkların atılı suçu birlikte işlediklerine, sanık ...'ın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Bozma ilamı sonrasında, sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim uygulanacağının ihtar edildiği, sanığın ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Suça konu sigaraların Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda "fahiş değer" aralığında kabul edildiği görülmektedir.
İlk Derece Mahkemesince temyiz dışı sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmü ile birlikte suça konu eşyanın da müsaderesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 11.03.2021 tarihinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, suça konu eşya yönünden yeniden hüküm kurulmamasında hukuka aykırılık görülmemiş, katılan ... İdaresi vekilinin bu husustaki temyiz talebi temyiz inceleme dışı bırakılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii ile katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır.
CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 05.12.2024