Esas No
E. 2022/10581
Karar No
K. 2024/10434
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2022/10581 E.  ,  2024/10434 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/3129 E., 2021/46 K.
SUÇ: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin herhangi bir banka görevlisinin yapacağı basit bir kontrolde ortaya çıkarılabilecek olması nedeniyle hileli nitelikte olmamasına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında mahkemece farklı zamanlarda işlenen suçları ve sanığın bu suçlardaki rolünün açıklanmadan soyut değerlendirme ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulması nedenleriyle duruşmalı inceleme yapılarak hükmün bozularak sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE

Sanık ...'nun Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin ... Şubesinde bireysel müşteri hizmetleri temsilcisi olarak görev yaptığı, banka mudisi olan ...'a boş olarak imzalattığı dekontları gerçeğe aykırı şekilde düzenleyerek 24.04.2015 tarihinde 1.321,00 TL, 07.08.2015 tarihinde 304.155,00 TL, 19.02.2016 tarihinde 200.000,00 TL zimmetine geçirmek suretiyle katılan bankayı toplam 505.476,00 TL zarara uğrattığı, müştekinin hesabındaki noksanlığı fark etmesi ile sanığın eylemlerinin açığa çıktığı ve hakkında zimmet suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 ncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık tüm aşamalarda atılı suçu ikrar etmiştir. Suçtan zarar gören banka mudisi ...'ın ifadesinde; sanığın parasını çekerek dekontlara kendi imzasını attığını, zararının banka tarafından ödendiğini beyan ettiği görülmüştür. Dosya arasında 26.03.2018 havale tarihli sanık hakkında zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından yapılan suç duyurusu bulunmaktadır. Dosyada 31.03.2017 tarihli soruşturma raporu bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından, suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan banka vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, katılan bankanın ... şubesinde bireysel müşteri hizmetleri temsilcisi olarak görev yapan sanığın daha önceden banka mudisi ...'a boş olarak imzalattığı dekontları gerçeğe aykırı şekilde düzenleyerek 24.04.2015 tarihinde 1.321,00 TL, 07.08.2015 tarihinde 304.155,00 TL, 19.02.2016 tarihinde 200.000,00 TL olmak üzere toplamda 505.476,00 TL'yi zimmetine geçirdiği, sanığın zimmet suçunu daha önceden müştekiye boş olarak imzalattığı dekontları gerçeğe aykırı şekilde düzenleyerek gerçekleştirdiği, müştekinin hesabındaki noksanlığı fark etmesi ile kurum içinde soruşturma başlatılarak sanığın eylemlerinin açığa çıktığı, müştekinin hesabındaki noksanlığın ancak müşteki tarafından fark edilebilme olanağının bulunması nedeniyle sanığın eylemlerinin ilk bakışta olağan ve basit bir iç denetim ile ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, müştekinin sanığın köylüsü olmasından dolayı güveni kötüye kullandığı ve eylemlerin zimmetin açığa çıkmasını sağlamaya elverişli hileli davranış niteliğinde olması nedeniyle nitelikli zimmet olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 34.529,06 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ...

1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog