Esas No
E. 2010/1909
Karar No
K. 2010/5542
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/1909 E.  ,  2010/5542 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın davacıların murisi tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.

Duraksamadan belirtmek gerekir ki 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince; toplanan delillerden, davacı tarafın 141 ada 1 ve 141 ada 26 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanına ait olduğunu taşınmazlar üzerinde yer alan dükkanlar üzerindeki evin miras bırakan ... tarafından yapıldığını öne sürerek dava açtığı, dava dilekçesinin sonuç bölümünde 141 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin aidiyetinin tespitini istediği, mahkemece de anılan taşınmaz hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki yapılan keşif sonrasında düzenlenen fen bilirkişisi ... Atıcı’nın raporu ve eki haritada dava konusu taşınmaz olarak 141 ada 26 parsel sayılı taşınmazın gösterildiği, hakkında hüküm kurulan 141 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında rapor düzenlenmediği, bu şekilde dava konusu muhdesatın hangi taşınmaz üzerinde yer aldığının tam olarak anlaşılamadığı görülmektedir. Keşif zaptında ve inşaatçı bilirkişi raporunda da dava konusu muhdesatın hangi parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilmediğinden raporlar keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli değildir. Eksik inceleme ve soruşturma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verilemez.

Hal böyle olunca dava konusu muhdesatın hangi parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer aldığı davacı taraftan sorularak belirlenmeli, muhdesatın üzerinde yer aldığı taşınmazın kadastro tespit tutanağı da ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek doğru taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu muhdesatın kadastro tespiti sırasında var olup olmadığı açık bir anlatımla kadastro tespitinden sonra meydana getirilip getirilmediği keşifte hazır edilecek tanıklardan sorularak saptanmalı, 141 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kargir ev niteliği ile tapuya kayıtlı olduğu gözetilerek az yukarıda açıklanan hukuki olgular doğrultusunda hak düşürücü sürenin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği duraksamasız belirlenmeli, keşifte hazır olan bilirkişilerden keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar ..., Emin ve ...’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen 526,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.12/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.