Esas No
E. 2021/39093
Karar No
K. 2024/14247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/39093 E.  ,  2024/14247 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün, kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İlk Derece Mahkemesince sanığın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla, hakaret suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden hükümde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 265/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hükümden çıkarılması, TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan ''10 ay hapis'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''7 ay 15 gün hapis'' ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık temyizinin; üzerine atılı suçları işlemediğine, polisler tarafından darp edildiğine dair sağlık raporunu dosyaya sunduğu halde dikkate alınmadığına, polislerin birbirleri lehine verdikleri beyanlarla mahkumiyet kararı verildiğine, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir. Ancak, 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinde düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, incelemeye konu somut olayda; sanığın hakaret eylemini ekip aracının içerisinde işlediğinin kabulü karşısında, koşulları oluşmadığı halde aleniyet hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza belirlenmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname ’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.