Esas No
E. 2010/5653
Karar No
K. 2010/4785
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/5653 E.  ,  2010/4785 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulmasına, dava konusu 101 ada 15 parsel sayılı taşınmaza komşu mera taşınmazı bulunmadığına ve dava konusu 101 ada 15 parsel sayılı taşınmazın mera niteliğinde olmadığı belirlendiğine göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ne var ki, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.Dava konusu 101 ada 15 parsel sayılı taşınmazın davacının miras bırakanı ... ’nın mirasçıları ve paylarının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesine göre belirlenmesi ve taşınmazın payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken, mirasçıların adları ve payları belirtilmeden davacının miras bırakanı ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsizdir.

2.Davalı hazinenin dava konusu 101 ada 8, 107 ada 74 ve 120 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili hükme yönelik temyizine gelince; mahkemece dava konusu 101 ada 8, 107 ada 74 ve 120 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı, davacının dayandığı vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı, tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

Davacı taraf, T.Evvel 288 tarih ve 262 sicilden gelen 14.8.2000 tarih ve 1 sayılı tapu kaydı, 1937 tarih 405, 407, 408 ve 410 sayılı vergi kayıtlarına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 101 ada 8, 107 ada 74 ve 120 parsel sayılı taşınmazların miras bırakanı ... mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.

Davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava dışı 147 ada 33 parsel sayılı taşınmaza miktarından fazla olarak mahkeme ilamı ile uygulandığı ve hükmün kesinleştiği, dava dışı 147 ada 33 parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazlara komşu olmadığı, davacının tutunduğu vergi kayıtlarının da miktarlarıyla dava dışı taşınmazlara tespit gördüğü, dava konusu 101 ada 8, 107 ada 74 ve 120 parsel sayılı taşınmazların davacının tutunduğu vergi kayıtlarının miktar fazlası olarak mera niteliğiyle sınırlandırıldığı, davacının tutunduğu vergi kayıtlarının bazı yönlerinin mera okuduğu ve dava konusu 101 ada 8, 107 ada 74 ve 120 parsel sayılı taşınmazlara da komşu mera taşınmazların bulunduğu, hususları dikkate alındığında dava konusu 101 ada 8, 107 ada 74 ve 120 parsel sayılı taşınmazların geleneksel biçimde kullanıla gelen mera niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.

Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre mera niteliğindeki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Öte yandan kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen sübjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine de değer verilmesi olanaksızdır. Bu verilere göre hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ziraatçi bilirkişilerin dava konusu 101 ada 8, 107 ada 74 ve 120 parsel sayılı taşınmazların mera olmadığı yolundaki raporlarının yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.

Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava konusu 101 ada 8, 107 ada 74 ve 120 parsel sayılı taşınmazların 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile bir ve iki nolu bendlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 20.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14 K3402 md.25
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog