Esas No
E. 2022/12234
Karar No
K. 2024/11534
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Ceza Dairesi

E. 2022/12234 K. 2024/11534 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/12234, K. 2024/11534, T. 12.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12234
Karar No
2024/11534
Karar Tarihi
12.12.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Ceza Dairesi         2022/12234 E.  ,  2024/11534 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/1386 E., 2022/11 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiin temyiz nedenleri; arama kararının hukuka aykırı olduğuna, teşdiden hüküm kurulmasına, eşyanın değeri fahiş olduğundan cezada artırım yapılmasına, gerekli indirimlerin uygulanmadığına, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden, uygulama noktasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki kamyonda yapılan aramada 6.900 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, suça konu sigaraları satmak amacıyla aldığını, malen sorumlu şirketin haberdar olmadığını ifade ederek atılı suçu ikrar etmiştir. Bozma sonrasında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ve gümrük vergilerini ödemek istemediğini ifade etmiştir. Malen sorumlu şirket vekili beyanında, suçta kullanılan aracın şirkete ait olduğunu, araç sahibinin kaçakçılıkta kullanıldığını bilmediğini beyan etmiştir.

Dosya kapsamında gümrüklenmiş değer konusunda birbiriyle çelişen Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakası (KEMT) ile bilirkişi raporu bulunmaktadır. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında 1/3 oranında indirim uygulanacağının ihtar edildiği, KEMT varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu saptanmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

1.Suç tarihi 05.01.2014 olduğu halde, gerekçeli karar başlığında 05.01.2013 olarak gösterilmesi,

2.Bilirkişi raporunda yer alan CİF değeri ile KEMT varakasındaki CİF değerinin farklı olduğu anlaşılmakla, bu husustaki çelişkinin giderilmesi gerektiği gözetilerek; 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, hüküm verilinceye kadar etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında ceza indirimi yapılacağının bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

3.Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.01.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 07.01.2014 olduğu,

Sanık hakkında Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/289 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihlerinin 22.12.2013 ve 18.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 08.05.2014 olduğu, aynı zamanda ilgili dosyada işbu dosyadaki eylem nedeniyle başka sanıklar hakkında da dava açıldığının anlaşılması karşısında,

Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Suça konu eşyanın tamamının müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

12.12.2024 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog