7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2009/7906 E. , 2010/5639 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 144 ada 32 parsel sayılı 12570,42 m2 ve 149 ada 23 parsel sayılı 25763,47 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılardan ... adına, 306 ada 18 parsel sayılı 2666,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dava konusu 144 ada 32 ve 149 ada 23 parsellerin tamamı ile 306 ada 18 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 18.5.2009 tarihli rapor ve haritasında (B) harfi ile gösterilen 1352,60 m2 yüzölçümündeki bölümünün ham toprak niteliği ile aynı ada son parsel numarası ile davacı hazine adına, (A) harfi ile gösterilen 1314,02 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise eşit paylarla davalılar ... ve ... adına tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 144 ada 32 ve 149 ada 23 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davalı ... yararına, 306 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise uzman bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davalılar ... ve ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, 306 ada 18 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar yargılamada bir kayıt ve belgeye dayanmadıklarından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir.
Öte yandan iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden dava ve temyize konu taşınmazlar başında yapılan keşifte fotoğrafçı bilirkişi tarafından çekilen ve dosyaya ibraz edilen fotoğraflardan taşınmazların büyük bir bölümünün tarla niteliğinde olduğu görüldüğü halde tarla niteliğinde olmadığı ham toprak niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler ile ziraat yüksek mühendisi ve ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ile tutanak bilirkişilerinin tümü ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıkları ile birlikte taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava ve temyize konu taşınmazlar mahkeme heyetiyle birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taşınmazlarda taş ya da toprak unsurundan hangisinin galip olduğu duraksamasız belirlenmeli, bu olgular da keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, taşınmazların gözlemi sonucunda saptanan maddi, hukuki ve fiziki olgularla tespitte saptanan hukuki, maddi ve fiziksel olgular arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, ziraatçi bilirkişi kurulundan ise mahkeme gözlemini aynen yansıtmaya elverişli, ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 08.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.