6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2023/3019 E. , 2024/4170 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılardan ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Yaşar Harita İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yine davalılardan ... ve ... arasında 01.01.2004 tarihli adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin yüklenici uhdesinde kalacak dairelerden 1C Blok 41 numaralı bağımsız bölümü yükleniciden 22.05.2005 tarihli sözleşme ile satın aldığını, satın alma ile ilgili tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak arsa sahipleri ile yüklenici arasında ihtilaf bulunduğundan yüklenici tarafından kendisine tapuda devir ve ferağ yapılamadığını ileri sürerek, söz konusu dairenin müvekkili adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın dava tarihindeki bedeli olarak 100.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı ıslah ederek alacak talebini 100.000,00 TL’den 350.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalılardan Salih Biçer vekili, iş bu davada kendilerinin taraf ehliyeti olmadığını, Bodrum l. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2007/409 E. sayılı dosya ile yüklenici ve arsa sahipleri arasında davanın devam ettiğini, söz konusu bu davanın neticesine göre koşulların gerçekleşmesi halinde müvekkilinin tapu devir etme yükümlülüğünün yükleniciye karşı olduğunu, kendisinin davacıya karşı herhangi bir taahhüdünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılardan ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davalılar ... ve ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, mülk sahiplerinin ekstra paralar istediklerini, tapuları üzerilerine alamadıklarından davacıya tapuyu devir edemediklerini, Bodrum l. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/409 E. sayılı dosyası ile açılan davayı kazandıkları takdirde davacıya tapuyu devir edeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, tescil isteğinin reddine, davalılardan ... ve Yaşar Harita İnş. Taah. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden tazminat talebinin kabulü ile harcı yatırılan 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın tümden reddine dair verilen ilk karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2018 tarihli, 2016/17293 E., 2018/8774 K. sayılı ilamıyla, diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla yürütülmesi gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/409 E. sayılı dosyasında yükleniciye verilen ek süreye rağmen eksik ve ayıplı işlerin tamamlanmadığı, idari işlem mahiyetinde olan imar affının inşaatın sözleşmeye uygun halde tamamlandığı anlamına gelmediği gerekçesiyle davanın tapu iptali ve tescili talebi yönünden reddine, alacak davası yönünden kısmen kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Yaşar Harita İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 10.11.2021 tarihli, 2021/1029 Esas, 2021/1395 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay’ın bozma kararından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde, tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılmasının mümkün hale getirildiği göz önünde bulundurularak ıslahla arttırılan talebin davalı yüklenicilerden tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan yerel mahkemece, davanın tapu iptali ve tescili talebi yönünden reddine, alacak davası yönünden kısmen kabulü ile, 350.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Yaşar Harita İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunulması üzerine dosya incelendi gereği konuşulup, düşünüldü:
1.Kamu düzenine aykırılık halleri ile kesin bozma doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesinin resen gözetildiği; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddine karar verilmiştir.
2.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olup, tüketici sıfatını haiz davacı tarafından açılan eldeki davada, davacının harçtan muaf olduğu ancak davacı tarafından bir kısım harcın yatırılmış olduğunun görüldüğü, davacının yatırdığı harçların iadesine karar verilmesi gerekirken yatırılan bu harçların davalılar ... ile Yaşar Harita İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, karar bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK'nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.