4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/319
- Karar No
- 2024/2448
- Karar Tarihi
- 05.03.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2024/319 E. , 2024/2448 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
DAVACILAR : 1-... İç Anadolu Bölge Müdürlügü Şubesi, 2-Anadolu Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında asıl davanın dava şartı yokluğundan reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl dava yönünden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 08.11.2022 tarih ve 2021/14482E-2022/14087K sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından kararın temyizi üzerine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; sigortalısı davalı ...’ın motorsikleti ile karıştığı çift taraflı kazada, motorsikletin arkasında yolcu olan ...'nin malul kaldığını, yolcunun sigorta şirketine başvurusu üzerine, %48 maluliyetine göre 25.06.2018 tarihinde 98.350,00 TL maluliyet tazminatı ödediklerini, sigortalısı ...'ın %100 kusurlu olması ve ehliyetsiz olması nedeni ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereğince zararın sigorta ettirene rücu edilebileceği hükmüne istinaden işbu davayı açtıklarını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada; aynı olay nedeni ile yolcu...nin 24.07.2018 tarihinde Uyuşmazlık Hakem Heyetinde sigorta şirketinin yetersiz ödemesi nedeni ile bakiye alacağı için tazminat başvurusu yaptığını, Hakem Heyetince %48 maluliyete göre, daha önceki ödemede güncellenerek ve müterafik kusur indirimi yapılarak 141.203,30 TL sürekli iş göremezliğe hükmedildiğini, başlatılan icra takibi sonucunda tüm ferileri ile birlikte toplamda icra dosyasına 189.361,61 TL ödeme yapıldığını, bu miktar alacağın davalı sigortalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; mağdurum diyen çocuğun özürlü olduğunu, devamlı tedaviye gittiğini, aracın sigortalı olduğunu, sigorta şirketinden talep edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine, sigorta şirketinin davaya dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2020 tarih ve 2019/62 Esas, 2020/380 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine, birleşen dava dosyası yönünden; davanın tam kabulüne, 189.361,71 TL maddi tazminatın 14.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili asıl davaya yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.
Hukuk Dairesinin 19.02.2021 tarihli 2021/113 Esas, 2021/323 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin asıl dava yönünden yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Daire'nin 8.11.2022 tarih ve 2021/14482 Esas -2022/14087 Karar sayılı kararı ile;"...Dava, trafik kazası sebebiyle zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödenen bedelin, davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dava tarihinden önce, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde belirtilmiştir.
Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Yine Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Buna göre, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/l maddesi uyarınca davalının tüketici sayıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı yasanın 73/1 maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara Tüketici Mahkemelerince bakılacağı, Yasanın 83/2 maddesinde de diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Yasanın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan davalıya ait aracın karıştığı kaza sebebi ile dava dışı 3. kişiye ödenen tazminatın, sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetsiz olması sebebi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmektedir. Dava, sözü edilen Yasa'nın yürürlüğünden sonra açılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, davacı ... ile davalı sigortalı arasında akdedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici işlemi olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından, 6502 sayılı Yasanın 3/l, 73/1 ve 83/2 madde hükümleri gözetildiğinde, davanın ticari nitelik taşıdığına ilişkin gerekçe yerinde değildir. 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile “73/A” maddesi eklenmiş, bu maddeyle, doğrudan tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir.
Buna göre, davanın 05.03.2019 tarihinde açılmış ve bu dava şartının da tüketici mahkemelerinde 28 Temmuz 2020 tarihi itibariyle uygulanacak olmasına göre, uyuşmazlığın mahkeme gerekçesinde yazılı olduğu gibi ticari dava niteliğinde olmadığı, 6102 sayılı Kanun gereğince arabuluculuğa başvuru şartının aranmayacağı gözetilmek suretiyle, esasa girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, asıl davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; birleşen Kayseri 1. Tüketici Mahkemesinin 2020/12 Esas sayılı dosya yönünden bozma yapılmadığı için daha önce verilen (2019/ 62 esas 2020/380 karar) kararın kesinleştiğine, asıl dava yönünden davanın kabulüne, 98.350,00 TL nin ödeme tarihi olan 25.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde;
davacının rücu etme hakkı olmadığını, kusur durumunun nazara alınmadığını, arabuluculuk dava şartına uyulmadığını, davanın reddi gerektiğini, bu sebeble kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazasında, aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) tarafından dava dışı zarar gören 3. kişiye yapılan ödemenin, kendi sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, aynı Kanun'un 373 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. Maddesi
3.Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına göre davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.