7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/4769 E. , 2024/5068 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, diğer taraftan davalılardan ... vekili Av. ...... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa İli, ...İlçesi, ... Mahallesi, 3198 ada 82 parsel sayılı 1.453,11 m2 arsa niteliğindeki taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazdaki payların, özel parselasyona göre satın alındığını, paydaşlar arasında aynen taksimin yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar vermek gerekmiştir. IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda adının hatalı şekilde... olarak yazıldığını, hissedarlar arasında fiili taksimin yapıldığını, davalının da buna göre kendi yerine 1976 yılında bina yaptığını, o tarihten bu yana ihtilafsız kullanıldığını, taşınmazın aynen taksime uygun olduğunu, satışla ortaklığın giderilmesi halinde hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, alınan bilirkişi raporun eksik olduğunu, kıymet takdirlerinin piyasanın oldukça altında olduğunu, emsal arsaların dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 288 inci maddesi.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 698 inci ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 288 inci maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
2.Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda taraf ve Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
3.Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
4.Somut olayda, 28.04.2016 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de, raporun taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı görülmüştür. Şöyle ki, alınan bilirkişi raporunda emsaller ve piyasa rayiçleri dikkate alınarak arsa birim değerinin belirlendiği belirtilmiş ise de, raporda esas alınan emsal taşınmazlara yer verilmediği, davalı ... vekilince süresi içerisinde, taşınmaz bedelinin düşük hesaplandığı gerekçesiyle rapora itiraz edildiği, ancak mahkemece davalının itirazı yönünden ek rapor alınmadığı anlaşılmıştır.
5.O halde mahkemece, taraflardan emsal taşınmazlara ilişkin bilgi ve belgeler istenilip raporda hesaplamaya esas alınan emsal taşınmazlar ile tarafların sundukları emsal taşınmazların dava konusu taşınmaz ile somut karşılaştırılması yapılarak üstün veya eksik özellikleri belirtilmek suretiyle dava konusu taşınmazın arsa bedelinin tespiti yönünden ek rapor alınması, ardından yukarıda işaret edildiği şekilde muhdesatın(binanın) arsaya kattığı değerin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
6.Kabule göre de, mahkemece hükmün birinci bendinde davaya konu 3198 ada 82 parsel sayılı taşınmazın parsel numarasının hatalı olarak 2 parsel şeklinde yazıldığı; hükmün ikinci bendinde davalı ...'nın adının "Ramazan" olarak yazıldığı, hükmün dördüncü bendinin ise eksik bırakıldığı tespit edilmekle infaza elverişli hüküm kurulmaması hatalı görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Yukarıda V.C.3.1 ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.