7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/8863 E. , 2024/10526 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu'na muhalefet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilini temyiz isteminin, sanığın hapis cezasının ertelenmesinin, gümrük kaçağı eşyanın değeri "hafif" olmadığı halde sanığın cezasında indirim yapılmasının, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, belirtilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Katılan ... vekilinin temyiz isteminin, sanığın kurum zararını gidermediği halde cezasının ertelenmesinin, kurumlarının ele geçen sigaralar sebebiyle suçtan zarar gördüğü halde gerekçeli kararda katılan olarak gösterilmemesinin ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün temyizen incelenerek bozulması gerektiğine ilişkindir.
3.Sanığın temyiz istemi, suç işleme kastının bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, ele geçen eşyanın kaçak olduğunu bilmediğine sadece nakliye işini üstlendiğine, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozularak, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen istihbarî bilgilerde, ..... plaka sayılı araç ile yüklü miktarda gümrük kaçağı sigara getirileceği bilgisi alınması üzerine, 02.01.2013 tarihinde saat 05.35 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç durdurulmuş, nöbetçi Cumhuriyet savcısından alınan talimatlara istinaden araçta yapılan aramada toplam 415 karton gümrük kaçağı sigara ve 150 karton makaron ele geçirilmiştir. Sanık aşamalarda ele geçen sigara ve makaronların kendisine ait olmadığını pazarda tezgah açan soyadını bilmediği... isimli kişi için nakliyesini gerçekleştirdiğini, suç işleme kastının olmadığını beyan etmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Dairemizin 23.03.2021 tarihli ve 2020/6903 Esas ve 2021/5433 Karar sayılı ilâmında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin dosyada mevcut Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına (KEMT) göre "normal" değer aralığında olduğunun kabulü karşısında, hükümde 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi kapsamında cezada indirim uygulanmasında dosyada mevcut kapsamına itiraz edilmeyen KEMT varakası bulunduğu halde alınması icap etmeyen 18.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen gümrüklenmiş değerin esas alınması, diğer taraftan sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratında ise Gümrük İdaresince düzenlenen KEMT varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin esas alınarak çelişkili uygulama yapılması,
2.Sanık hakkında verilen hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
3.Dava konusu eşyaların niteliği ve suç tarihine göre, katılan kurumların ... ve Gümrük İdaresi olduğu, ...'nın da gerekçeli kararda "katılan" olarak gösterilmek suretiyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, gerekçeli kararda sadece Gümrük İdaresinin "katılan" olarak gösterilmesi ve Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... ve katılan ... İdaresi vekillerinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.