10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/9362 E. , 2024/12260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 27.09.2003 tarihinde çalışmaya başladığını bu çalışmalarının aralıksız olarak 18.07.2017 tarihine kadar devam ettiğini, davacının davalıya ait tekstil atölyesinde kırık toplama temizlik gibi kendisine verilen işleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalı yanında asgari ücretle çalışma konusunda anlaşan davacı bu çalışmasının karşılığı 6 ay maaş fazla mesai hafta tatili dini milli bayram çalışma ücreti ve AGİ ücretlerini alamadığını çalışma günlerin de tam olarak SGK'ya bildirmediklerini, davacı müvekkilinin davalı iş yerinde eksiksiz ve aralıksız çalıştığının tespitini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacının iddialarının haksız olduğunu ve sigortasız çalışma durumunun bulunmadığını, davacının süreklilik arz eden bir çalışmasının bulunmadığını ve iş olduğu zamanlarda haber verilmek sureti ile çalıştığını, davacının tüm çalışmalarının Kurum'a bildirildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, dava dilekçesinde davalı ...'a ait iş yerinde 27.09.2003 - 18.07.2017 tarihleri arasında çalıştığını, sigorta primlerinin kısmen yatırılmamış olması nedeniyle sigortalılık başlangıcının Kurum kayıtlarına girmediğini iddia ettiğini bu iddianın ve açılan işbu dava haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; taraf tanıklarından sonra bordro tanıklarının beyanları tespit edilmiş olup; bordro tanıkları da kendi çalıştıkları dönemle sınırlı olarak davacının iddiasını doğrular yönde beyanda bulunmuşlardır. Dinlenen bordro tanıklarından ..., davalının eşi olup beyanında; kendisinin davalı iş yerinde yani eşinin iş yerinde çalıştığı tüm dönemlerde davacının da çalıştığını, davacının sadece iki kez giriş çıkışının yapıldığını hatırladığı beyan etmiş olup (resmiyette sigorta kaydında davacının daha fazla kez giriş çıkışı görünmektedir) davacının iddiasını kuvvetli olarak desteklemiştir. Davalının eşi olan bordro tanığı 2007-2019 yılları arasında davalı iş yerinde çalışmış olup sadece 2010 yılında ve 2013 yılında ilk çıkışı yapıldığında yani 2010 yılında 2 ay kadar kesintisi olmuş, ikinci çıkışının yapıldığı 2013 yılında ise 6 ay kadar kesintisi olmuştur. Davalının eşinin kesintisinin olduğu bu dönemde de zaten davacı, davalı tarafından sigortalı olarak gösterilmiştir. Böylelikle davacının 2007 yılından 2017 yılına kadar olan çalışması hem taraf tanıkları hem de bordro tanıkları ile desteklenmiştir. 2007 yılından öncesine ilişkin çalışmaları ise taraf tanıkları ve bordro tanıkları ile ispatlanmıştır.
Bu nedenle davacının iddiasının tüm dosya kapsamı, dinlenen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile desteklendiği kanaatine varıldığından davacının talep ettiği tarihlerde Kuruma bildirimi yapılmayan dönemlerde de davalı iş yerinde hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığına ..." gerekçesi ile "..Davanın kabulü ile
1.Davacının, davalı ... ... 'a ait 1004696 işyeri sıra numaralı işyerinde 27.09.2003-18.07.2017 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine.." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "..Mevcut delil durumuna göre davacının iddia ettiği üzere 2003 yılından itibaren davalıya ait iş yerinde çalışmaya başladığı, davacının 2003 yılından itibaren davalıya ait iş yerinde çalışmaya başladığına yönelik iddianın, o dönemde kayıtlara geçen bordrolu tanık ... tarafından doğrulandığı, ilk bildirimi 15.02.2005-31.10.2005 tarihleri arasında yapılan tanık ...'in davacının hangi tarihte işe başladığını, ne kadar süre çalıştığını ve kesintili çalışıp çalışmadığını bilmediğini beyan etmesine karşılık davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığını doğrulaması, iş yerinde 2006 yılında çalışmaya başlayan ... 'nın da davacının işe başladığında davalıya ait iş yerinde çalıştığını doğrulaması, tanıkların genel olarak davacının çalışmalarının kesintisiz sürdüğü yönünde beyanda bulunmaları birlikte değerlendirildiğinde çalışma iddiasının sübuta erdiği sonucuna varılmaktadır...
Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, davalı işveren tarafından bildirimi yapılmış olan sürelerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığından, bildirimi yapılan sürelerin hükmün infazı aşamasında Kurum tarafından gözetilmesinin mümkün bulunduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumun taraf sıfatının fer'i müdahil olduğunun ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, salt tanık beyanları ile hizmet tespiti davasının kabulünün mümkün olmadığını, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini ve özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından tanık beyanları ile hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının, davalı ...
... 'a ait ... işyeri sıra numaralı işyerinde 27.09.2003-18.07.2017 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak asgari ücret ile çalışıp çalışmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.