4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/18118 E. , 2023/10820 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/ istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete zorunlu mali mesaliyet sigorta poliçesi (ZMMS) ile sigortalı aracın 24.12.2016 tarihinde, yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 23.07.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.252,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 12.256,08 TL bakıcı gideri olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, kazadaki kusur durumunun dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında bulunmadığını, tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, davacının gelirinin belgelendirilmesini, maluliyet tespitinin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesince tespit edilmesini, avans faizi isteminin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; "24.12.2016 tarihinde ... plakalı araç seyir halinde iken yaya olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının % 62,50 oranda kusurunun bulunduğu, ... plakalı araç sürücünün % 37,50 oranında kusurlu olduğu, söz konusu kaza nedeni ile davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik uyarınca davacının özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %39 olduğu ve tedavisinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, davacının 2 yıl süre ile başkasının yardım ve bakımına tam gün ihtiyacı olduğu, çocuğun büyüme ve gelişme çağında olduğundan mevcut arızalarının ilerleyen dönemlerde artıp azalabileceği göz önünde bulundurulduğunda 2 yıl sonra tekrar tıbbi olarak değerlendirilmesi gerektiği dosya kapsamı ve alınan raporlar ile sabittir ... Yukarıda belirtilen kusur ve maluliyet oranları esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının davalıdan 100.252,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği kabul edilmiştir. Bu yöndeki talep bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. Bakıcı süresinin kesin olarak tespit edilememesi ve bilirkişilerin 2 yıl sonra değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki raporları nazara alındığında usul ekonomisi gözetilerek bu yöndeki talep bakımından davanın tefrikine ve ayrı bir esasa kaydedilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle bakıcı gideri bakımından davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, sürekli iş göremezlik talebi bakımından davanın kabulü ile 100.252,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, kararın bozulması halinde güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, tarafların uzlaştığını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, kusur tespitinin isabetsiz olduğunu, mahkeme gerekçesinin yeteriz olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle davalı ... şirketine davadan önce başvuru yapılmış olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, taraflar arasında ceza soruşturması sırasında uzlaşma olamamasına, kazanın oluş şekliyle uyumlu kusur raporunun mahkemece hükme esas alınmasına ve sigortalı aracın özel araç olması nedeniyle hükmolunan tazminata yasal temerrüd faizi uygulanmış olmasına göre, aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir ... HMK'nın 26.maddesine göre; kanunla getirilmiş istisnalar dışında, hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda, dava dilekçesiyle hükmolunacak tazminata dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesine rağmen talebi aşacak şekilde 08.02.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olmuş, ancak bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek esas hakkında yeniden karar vermek üzere mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, bakıcı gideri talebinin tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, sürekli iş göremezlik talebi bakımından davanın kabulü ile 100.252,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, kusur, maluliyet ve hesap raporlarındaki aleyhe olan hususlara itiraz ettiklerini, bozma kararı verilmesi halinde güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını ve re'sen ele alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, mahkeme gerekçesinin yeteriz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.